Bugun...
Aziz kahramanımız Rauf Denktaş


Agah Oktay GÜNER
agahoktayguner@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 18-01-2018 00:00
     

               13 Ocak, büyük devlet adamı milletimizin yetiştirdiği sayılı kahramanlardan Rauf Denktaş'ın vefat yıldönümüydü. O'nu hasretle, minnetle, şükrânla yad ediyoruz. Ocak ayı bir diğer değerli Türk milliyetçisi Yücel Hacaloğlu'nu da aldı. Bu 60 yıllık dostum, Türk dünyasının ve Kıbrıs Türklüğünün de sevdalısıydı. Mekanı cennet olsun. Rauf Denktaş'ı çok sever ve çok sayardı.

                Aziz Dr. Fazıl Küçük'ün Kıbrıs Türklüğünün varlığını koruma yolunda açtığı bayrak Dr. Rauf Denktaş'ın elinde göndere çekildi. Bu sayede Kıbrıs Türklüğü bir topluluk olmaktan kurtuldu büyük Türk milletinin evlatları olarak devlet sahibi oldu. Rauf Denktaş'ın şerefli yolunda Türklerin ve Rumların eşit haklar içerisinde hür ve bağımsız yaşamaları amaçtır. Bu yolda açlığa, esarete, zulme meydan okudu. Babacan, mütevazı, sakin, esprili, hoşgörülü, sıcak ve insan sevgisi dolu bir kişiliği vardı. İnsanlara karşı toprak gibi tevazu dolu olan Denktaş, davası yolunda bir granit kaya gibi tavizsiz ve katı bir şahsiyetti. Müzakerelerde derin bilgisi, aydınlık zekası ile sert bir üslup sahibi idi. Son nefesine kadar bu şahsiyet yapısıyla Kıbrıs ve Kıbrıs Türklüğü için mücadele etti. Asla davasından taviz vermedi, vazgeçmedi... Denktaş'a göre: "Kıbrıs AB üyesi oldu, inancı köksüz ve sakattır. Kıbrıs'ın 1960 yılında imzalanan uluslararası geçerliliği olan anlaşmalara göre inat ve ısrarla AB üyesi olamayacağını savunmak zorundayız. Türkiye bu çok önemli konuyu öncelikle uluslararası forumlarda ve bilhassa Adalet Divanı'nda savunmalıdır. AB'nin Türkiye'nin garanti altına aldığı ortaklık devletini yıkan Rum idaresini, Türkiye'ye bir emrivakiyle kabul ettirme politikası insafın, ahlakın dışında, yasa tanımaz bir Vandallıktır. Rumları bu statüde tutmak isteyen ABD, İngiltere ve Birleşmiş Milletler'in beklediği adaletli bir anlaşma değil, Kıbrıs Türklerinin beyaz bayrak çekmesidir. Teslim olmasıdır."

                İşte meseleye bu doğru teşhis konulamadığı için aziz Denktaş yalnız kaldı. Kamuoyuna "Müzakere sürecinin önündeki engel" olarak gösterildi. Denktaş Türkiye'nin garantörlüğünden, bu yoldaki prensiplerden asla vazgeçmedi. "Eşit, egemen iki halk ve Türkiye'nin garantileri prensiplerinden vazgeçmiş olsaydım benim verdiğim tavizlerle problem çoktan çözülürdü  ancak hür ve bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Devleti son bulurdu" diyerek konuyu çok güzel özetlemiştir.

Ne yazık ki Türkiye'deki bazı çevreler Denktaş'ı yok etmek için her şeyi yapacaklardı. O çirkin tavırları, ölçüsüz sözleri sahiplerinin insafsız ve vicdansız yüzlerini hiç unutmadım.

'Türkiye gaflete düştü'

                Denktaş samimi bir biçimde kendisine has ölçülü üslupla AKP iktidarını da ikaz ediyor, AB'ye tam üye olma hayalinin yanlışlığını anlatmaya çalışıyordu. Denktaş: "AB'de Türkiye'nin üye olmasını istemeyen Fransa, Almanya gibi topluluk bünyesinde ağırlık taşıyan ülkeler vardır. Türkiye'nin sahip olduğu gücü bilirler. Türkiye'ye muhtaçtırlar, kopamazlar ancak üye olarak birliğe almazlar. Takip ettikleri siyaset stratejisi budur. Bu konuda Türkiye gaflete düştü. Adalet Divanı'na gidilse mutlaka haklılığımız yolunda Dünya kamuoyuna ciddi mesajlar verilirdi. Görüldüğü gibi Rum milletinin hedefi Kıbrıs'ı bütünüyle yutmaktır. Kıbrıs kaybedildiği zaman Türkiye boğulur.

                Kıbrıs, Akdeniz'de dev bir uçak gemisi gibidir. Kıbrıs'ın sahip olduğu zengin doğal gaz yatakları ve petrol Rumlar tarafından ince bir politikayla İsrail'le ortak projelerle ele alınmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Devleti haklı olarak bu servet içinde bizim de payımız var demektedir. T.C. Devleti Suriye problemlerini çözdükten sonra Kıbrıs konusuna, Ege Denizindeki adalar konusuna tam bir "tarihi sorumluluk şuuru" ile eğilmelidir. Türk Devleti'nin, Lozan'a göre silahsız olması şart olan adaların Yunanistan tarafından askeri malzemeler sergisine dönüştürülmesine seyirci kalması mümkün değildir.

Geleceğimizin teminatı

 Millî kahramanlarımıza saygı ve sevgide kusur etmemeliyiz. Onlar eşsiz dava adamlarıdır. Bu yiğit şahsiyetlerden Denktaş vefat etti. Ama Türklüğün bağımsızlığı onurlu bir biçimde yaşaması ideali yaşıyor. Millî kahramanlar sadece yaşadıkları zamanın değil aynı zamanda milletin geleceğinin teminatıdır. Denktaş bugün de haklılığı önünde herkesin eğildiği davasıyla yaşıyor, yaşayacak. Kıbrıs'taki son seçim sonuçları vicdanında Denktaş'ın haklılığını idrak edenlerin her gün arttığını gösteriyor.

                Millî kahramanımız Rauf Denktaş'ın Aziz hatırasını saygıyla yad ediyor güzel ruhuna Fatiha'larımızı sunuyoruz.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI