Bugun...
Hurafecilerin İsrail’le gayrimeşru ilişkileri


Deniz KAÇAĞAN
a.kararli@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 10-04-2016 22:53
     

AKP’lilere göre hükumetleri İsrail karşıtıymış; ondan CIAmat’ın operasyonlarına maruz kalmışmış. Ancak hurafeci, hırsız, bölücü AKP’nin İsrail karşıtı olduğuna akıl hastalarından başkası inanmaz. Ameri-kanın Irak’ı işgaline yardım edip böldürmesinden sonra, 2011 Mart ayından beri Suriye’yi karıştırırken Türkiye’de de gerçekleştirdiği bölücü icraatlarıyla İsrail’e güvenlik duvarı olacak kukla devletin oluşumuna bizzat AKP katkı sağlıyor. Malatya/Kürecik’e kurdurulan füze kalkanı, İsrail’i İran füzelerinden koruyor. Bunun dışında, tapusu olmayan, devlete ait verimli arazileri ve turizm alanlarını, sırf yabancı zenginlere satmak için 2 B yasasını çıkardı; üstelik yabancılara satılacak arazi alanı da 30 kat genişletildi. Bazı aymazlar: “Canım ne olacak, toprağı mı alıp gidiyorlar” şeklinde zırlıyor ama Filistin’de zenginlerin satın aldığı topraklarla İsrail kuruldu. Ülkemizde de o zaman geldiğinde, İsrailli patronların çiftliklerinde artık kâhyalık yaparlar. 12 yıl önce, tarımda kendi kendine yeter bir ülkeyken; hurafeci, hırsız, bölücü AKP’den sonra, İsrail’den, yılda 45 bin ton (172 milyon dolar tutarında) kısır tohum ithal etmeye başladık. Ayrıca bu tohumların sadece kendileri kısır değil; hem ekildiği toprağı hem de bu ürünle beslenenleri kısırlaştırıyor. Bunun dışında, her türlü özelleştirmeyle ekonomi tamamen yabancılaştırıldı. Biz, devletin bekası ve güvenliği için; enerji ve iletişimde özelleştirmeye karşıyken; AKP, maden aramalarını, çıkarmalarını ve işletip satılmalarını da özelleştirdi. Bu yasa, işgal altındaki Irak'ta bile çıkartılamadı…

 

Anlayacağınız; bireysel çıkarlarını sömürgecilerin amaçlarıyla birleştirenler; iktidar sürelerini biraz daha uzatıp banka hesaplarını biraz daha şişirmek için; uluslararası rüşvetler dağıtıyorlar. Kıbrıs'ın verilmesi, Karadeniz'e Ameri-kanın sokulması ve sömürgecilerin tarihi kiralık tetikçisi Ermenilere taziye dilenmesi buna en iyi örneklerdir. Ülkemizde bir kısım akıllanmaz yetmez ama evetçiler de AKP’nin değişebileceğini, millileşebileceğini ve yanında olabileceklerini ifade ediyorlar. Hayatı boyunca ezilerek büyümüş ve egosu aç kalmış bir insan; asla düzelmez ve doyurulamaz. AKP, son ana kadar can havliyle Türkiye'nin aleyhine çalışmaya devam edecek...

 

Bundan sonra gerçek saf Müslümanlar, eğer samimilerse bireysel çalışmalarıyla akıl dilinde buluşmalıdırlar. Öyle bedavacılıkla, kendilerini sömürgecilere kullandıranlardan, eskortlardan, metreslerden medet umarak bir yere varılamaz. AB-D telkinleriyle oluşan teşkilatlanmalarla varılsa varılsa çürümeye varılır...

 

Ahmet DAVİDOĞLU ve kuzenleri bölücü BDP’li[1] Hakan FİDAN’ın, ayakları yere basmayan, uçuk-kaçık uygulamalarına aldanan bir kısım hurafeci; Türkiye’nin büyüyüp genişleyeceğini; İsrail’in de yok olacağı hezeyanında bulunuyorlar. 6 milyonluk avuç içi kadar İsrail; aklı teşkilatlandırdığından ve dünyanın en zengin sermayedarlarını arkasında bulundurduğundan ve senin ondan ithal ettiğin en son teknoloji ürünü insansız Heron casus araçlarını ve uyduları ürettiğinden ve Amerika, Rusya’dan sonra 400 nükleer başlığıyla, dünyada 3. Büyük nükleer bir güç devleti olarak sahnede bulunduğundan; nasıl yok olacakmış? Bu akla ve yukarıda belirtilen maddi gerçeklere aykırıdır. Ki o İsrail; sana ihraç ettiği, yılda 45 bin ton kısır tohumla hem arazilerini; hem de nesillerini kısırlaştırıyor. Şu an çocuksuz çiftlerin % 10'u tüp bebek merkezlerinde tedavi görüyor; bu beslenme alışkanlığı nedeniyle uzmanların yaptığı uyarılara göre bir nesil sonra tüp bebek tedavisi görenlerin oranı % 40'a yaklaşacak. Şimdi anladınız mı, hangi hurafelerle uyuşup uyutulduğunuzu!

 

Zamanında AKP’liler, değiştiklerini, milli gömleği çıkardıklarını, ılımlı olduklarını lakırdıyordu. Oysa bu lakırdılarıyla hurafeci, hırsız, bölücü AKP’liler; ilkesiz, kaypak ve çürük olduklarını ifade ediyorlardı ancak bunu anlayabilmek için aklın çalışması gerek. O nedenle, 3-4 gün geçmeden bizzat kendi söz ve eylemleriyle kendilerini yalanlarlar. İnsanımız, birikimsiz olduğundan tutarlı düşünemiyor; bu sayede, ilkesizliği, kaypaklığı; doğru veya yanlış her ne olursa olsun, o an çıkarlarına olan şeye evet demeyi; insanımıza “ılımlılık” diye yutturuyorlar...

 

17 Aralık 2013 tarihinden sonra ortaya çıkan kayıtlarda, IŞİD, El-Nusra ve El-Kaide terör örgütlerine; hurafeci, hırsız, bölücü AKP; 2000’den (iki bin) fazla tır dolusu silah gönderdi. Bunu AKP’lilere söylediğimizde: “Orada olanı anlamıyorsunuz; PKK’nın Suriye’deki kolu PYD’ye karşı IŞİD destekleniyor” şeklinde, akla zarar savunmalar yapıyorlar. Oysa kendilerine şu soruyu sormalılar: Suriye’nin istikrarını bozup İsrail’e güvenlik sağlarken bölücü terör örgütlerinin de Suriye’de gelişmesini AKP neden sağladı? Şayet iddia edildiği gibi, PYD’ye karşı IŞİD destekleniyorsa; BARZANİ neden Diyarbakır’da bölücü paçavralarla karşılanıp kürdistana hoş geldin denildi. 2003 Ameri-kanın Irak işgali sonrasında silahlandırılıp cesaretlendirilen bölücü Yahudi BARZANİ[2] peşmergeleri; Türkleri, Felluce, Necef ve Telafer'de ateşli ve kimyasal silahlarla yakarak ve zehirleyerek öldürüyordu. O zaman bunlar neredeydi? Neden doğrudan Türkleri silahlandırmıyorlar? Milli gömleği çıkarıp Ameri-kan tişörtü giyen ve milliyetçiliği ayaklar altına alan birinin Türkleri kurtarmak için icraatta bulunacağını düşünmek; iyi niyetliliğin dışında akıl hastalığıdır…

 

IŞİD, Irak’taki Arapları Sünni-Şii diye bölmek için Ameri-kanın 2004 yılında kurduğu bölücü bir terör örgütüdür. Taşeron AKP’ye yaptırılan şey, hem Irak’taki Arapları böldürmek hem de Türkleri kurtarma bahanesiyle Irak’ın kuzeyindeki Yahudi bölücü BARZANİ’yi korumaya alıp Türkiye’nin güneyiyle bütünleşmesini hızlandırmak. Tabii bu bütünleşme öyle zannettiğiniz gibi bölücülerle kardeş olarak bir arada yaşayacağımız anlamında değil; önce bütünleşilecek sonra güneyimizi de koparıp ayrılacaklar…

 

Bu kadar akla aykırı rezaletler gerçekleşirken AKP’liler hâlâ dünya liderliği hezeyanını savuruyorlar ve dünyaya kafa tuttuklarını iddia edebiliyorlar. AKP dünyaya kafa tutuyorsa, İsrail'in güvenliği uğruna Suriye'yi bölmek için sömürgecilerin beslettirdiği 200.000 (iki yüz bin) teröristi Amerika'ya iade etsin. Bölge ülkeleriyle ve Türk Cumhuriyetleriyle işbirliğine gitsin. İşgalde yardım ettiği Amerika'yı, toprak bütünlüğünü koruyarak Irak'tan çıkarsın. Malatya/Kürecik'te İsrail'i İran füzelerinden koruyan kalkan sökülüp atılsın. AKP'den önce Karadeniz'de olmayan Amerika, Karadeniz'den çıkarılsın. İktidarda kalma süresini uzatmak amacıyla uluslararası bir rüşvet olarak verilen Kıbrıs geri alınsın. İçeride, barış, demokrasi adı altında çıkarılan tüm bölücü yasalar iptal edilsin. İşte o zaman dünyaya kafa tutuyor derim. Ben, tanıtım filmlerine değil; hayattaki gerçeklere bakarım. İnsanımızın bilgi birikimi olmadığından fantezilerle koparılıyor. Bu duygusalların durumları öylesine içler acısı ki; uyuşturucu hap içselerdi bu kadar kötü olamazlardı…

 

Hurafeci, hırsız, bölücü AKP’nin kirli çamaşırlarını elde biriktirdikten sonra, gerçekleşen CIAmat operasyonuyla Ameri-kanın AKP'yi tamamen gözden çıkardığını zannetmiyorum; çünkü AKP sayesinde, hem Kıbrıs'ı aldılar hem de Karadeniz'e girdiler. Ancak Amerika'ya bu kadar taviz yetmiyor; Amerika aynı zamanda Türkiye'yi bölecek ve birlikçi (üniter) devlet yapısını iptal ettirecek çok ortaklı (federasyon) anayasasını istiyor. AKP ise mevcut anayasaya ve birlikçi (üniter) yapıya aykırı olarak yasal düzenlemelerle bölücülüğü aşama aşama gerçekleştiriyor. Tam burada işler Ameri-kanın istediği hızda gitmediğinden; bir yandan AKP’nin kirli çamaşırlarını ortalığa boca etme tehdidiyle daha fazla kendi yararına AKP’yi çalıştırıyor, diğer yandan biriken muhalif tepkiyi de şaşırtarak yedeğe kendi elemanlarını yerleştirdiği hareketi tabanıyla birlikte yakın bir zamanda olası bir iktidar değişikliği için hazırlıyor. Sömürgecilik, uzun vadelidir ve tek bir grup elemanlarına mahkûm değildir. Biriken kitlesel karşı tepkileri çok iyi inceleyerek kendi çıkarları doğrultusunda onları da yönlendirir ve iş olgunlaşınca, geçici bir süre kullandığı elemanını değiştirir…

 

İnsanın sahip olduğu en değerli varlığı aklıdır. Ancak akıl, somut, maddi kanıtlayıcı bilgiyle doldurulmayınca işlemez ve körelir. Kişinin aklında kitabi bilgi yoksa fantezi, zan ve hezeyanlarla hareket eder. Bunun karşılığında, o an bir şeyler kazansa da, kazandığı o anlık ve geçicidir; asla kalıcı, zamanı aşan eser veremez ve evrensel iş gerçekleştiremez. Zamanı aşan, kalıcı, evrensel bir “şey” elde etmek isteyen akılcı insan; kuşkulanır, arar, eleştirir; kesin, tutarlı olana önem verir ve mutlak başarıya ulaşır. O nedenle, okur, anlar, öğrenir; kanıtlanmadan kabul etmez; kanıtlamadan kabul ettirmez. AKP tabanı ise hiçbir zaman akılcı olmadığı gibi, herhangi bir eleştirel kanıtlayıcı bilgiyle karşılaştıkları zaman da onu kabul etmek yerine; bir psikiyatrik bozukluk olan tevile yönelirler ve böylece hezimetleri zafer gibi sunmaya kalkarlar. O nedenle, AKP hangi yanlışı yaparsa yapsın, tabanının seçimi asla değişmeyecek…

 

Deniz KAÇAĞAN

 

Kaynak:

[1] http://www.habervaktim.com/haber/364364/hakan-fidanin-kuzeninden-ilginc-sozler.html

[2] Tarih ve Düşünce dergisi; Şubat 2003; Sayı 36; Sayfa 31



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI