Bugun...
Bu da mı gol değil?!!


HARUN KILIÇ
babaharun@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 26-03-2015 00:00
     

Ülkemize ve milletimize karşı duyduğumuz “karşılıksız sevda” nedeniyle “Bizimle Yürü Türkiye” diyen kutlu hareketin başarısı ve iktidara gelmesi için yaklaşık 3 aydır Kırşehir’deyiz ve sahada geziyoruz. O nedenle bir süredir yazı yazma eylemini gerçekleştiremedik.

Kısmet bu güneymiş.

Sizlerle ayrı kaldığımız süre içerisinde her günü farklı olaylara gebe Türkiye’mde neler oldu neler. Ancak yaşanan son olay sektirilmeyecek, hakkında birkaç kelam edilmeden geçilmeyecek kadar önemlidir.

Şöyle ki;

İmralı adasında krallar gibi yaşatılan sözüm ona “ebedi mahkûm” AQP hükümetine, “şunu da yap, bunu da yap” talimatlarını; kendisi yâda AQP’nin kanun dışı olarak oluşturup müsamaha gösterdiği heyetler vasıtasıyla yazılı veya sözlü olarak dikte ettirip bir bir yaptırırken, gündem yine aniden değişti.

Burada bir parantez açmak ve dikkatinizi bir konuya çekmek istiyorum. Tarafsız bir kurum olması gerekirken AQP Hükümetinin yayın organı haline getirilen A.A’nın başına atanıp bir süre çalıştırılan ve ardından istifa ettirilip, Yeni Şafak adlı yandaş ötesi candaş hatta ballıdaş gazeteye transfer ettirilen. Ardı sıra şimdi de AQP’den milletvekili aday adayı daha doğrusu seçilmesi mümkün bir sıradan aday yapılması muhtemel olan Kemal Öztürk adlı zevat. AQP hükümetinin PKK terör örgütü ve onun liderinin tam 162 kalem isteğini yerine getirdiğini; CNN-Türk Televizyonunda katıldığı canlı programda daha yeni söyledi ve bir kısmını da “şunu da yaptık, bunu da yaptık” diye sıraladı. (Tarih 24.03.2015 Saat 22.15 suları)

Konumuza dönecek olursak AQP Hükümetinin, siyasi ortağı olan bebek katili APO’nun emirlerini zamana yayıp, zemini uygun bulduğu anda teker teker yerine getirdiğinde kalmıştık.

Devam edelim…

Türkiye’yi yönetme sorumluluğunda bulunanlarca bölünmeyi hızlandırmaya yönelik “İmralı izleme heyetinin” kurulması, sayısı üzerine geliştirilen eylemler gerçekleştirilirken. Bir parti lideri gibi meydan meydan gezip miting yapan veya toplantılar tertip ederek oy isteyen. Hatta hafızalarla alay edercesine birkaç yıl önceki beyanlarının tersini söylemeyi alışkanlık haline getiren ve bu sefer de yine çark ederek, aksi bir ifade kullanıp,“Türkiye’de Kürt sorunu yoktur” diyen Erdoğan’ın. “..Benim bu olaydan haberim de yok onayım da” mealli tribünlere doğru oynanmış açıklamalarına; Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç “… Hayır, haberi vardı…” diye bir açıklama yaptı. Akabinde de, film bir an için koptu.

Film koptu kopmasına da, “gölge” susarken tam o esnada Başkent Ankara’nın önemli simgelerinden Ankaragücü’nün de yerlerde sürünmesinin baş sorumlusu olan “twitter’den sorumlu yerel yönetici” meseleyi üstüne vazife edinerek; olaya balıklama daldı.

Bırakınız siyasi nezaketi veya üslubu kavgada dahi söylenmeyecek sözler Arınç ve bahse konu zat tarafından karşılıklı olarak sarf edildi.

Mesela Bülent Arınç, “Damadının ve kızının paralel yapıyla iç içe olduğunu” dillendirip ardından “Bülent Arınç istifa etmeli, istifa etmezse görevden alınmalı, seni istemiyoruz” diyen Melih Gökçek’e dedi ki:

“O benim görevden alınmamı isteyecek kadar haysiyetli bir insan değildir. Bir yerlere yaranmak istiyor, oğlunun milletvekilli adaylığını garantilemek istiyor. Benim cemaat denilen olguya karşı sempatimi herkes bilir. Gökçek oy isterken bu yapının kucağında oturmuştur ve bu yapıyla Ankara'da parsel satmıştır. Zengin işadamlarına okullar yaptırmıştır.” dedi.

Bülent Arınç şunu da söyledi: “… İkincisi yeni bir tartışma konusu ortaya atarak seçimlerden önce kafaları, zihinleri karıştırmak istemem. O yüzden Gökçek ile ilgili 100 konuyu 8 Haziran'dan itibaren ömrüm vefa ederse konuşmak isterim. Ama o gün gelinceye kadar hükümetimi yıpratacak, AK Parti'yi yıpratacak bir sözün, bir işin içinde olmam. Biz kimin nerede havlayacağını, hangi işler çevireceğini biliriz. Biz gözü açık adamız, siyaseti iyi biliriz…”

Karşılıklı olarak daha çok şeyler söylediler. Olayın kişisel husumetlerden kaynaklandığı daha sonra anlaşılmış olsa da, özü itibariyle çok önemli bir gerçekle de yüz yüze geldik. Ancak ifade ettiğim gibi işin özüne baktığımızda gayet açık olarak anlaşılacağı üzere kanuna, hak ve adalete aykırı birçok işlem gerçekleşmiş, 80 milyonun mal ve imkânları birilerine rant sağlamak üzere peşkeş çekilmiş, çekilmeye de devam ediyor.

Anlaşılan o ki, dillerinden düşürmedikleri “Allah, kitap, hadis” gibi sözlerle, bir taraftan din, iman ve inanç sömürüsü yaparlarken, diğer taraftan insanlarımızı nasıl kandırdıkları, nasıl soydukları da bu son olayda ayan-beyan ortaya çıkmaktadır..

 

Özetle, inşallah tıpkı eski Bakan Erdoğan Bayraktar meselesinde olduğu gibi Bülent Arınç’ta geri adım atmaz veya attırılmaz diyorum ve merhum Sadri Alışık ustamızın “Ofsayt Osman” filminin final sahnesinde söylediği “ bu da mı gol değil hâkim bey?” repliğindeki gibi; Türk hâkim ve savcılarını göreve davet ediyor ve bende soruyorum.
 

Ey Türk milleti, sizleri cilalı sözlerle aldatırlarken ve ülke AQP iktidarı eliyle adım adım bölünmeye doğru sürüklenirken; iktidar mensuplarının en küçüğünden en cüsselisine kadar neredeyse tamamının argo tabirle “malı nasıl götürdüklerini” ve ülkeyi “ahbap çavuş ilişkisiyle” nasıl yönetip, birilerine peşkeş çektiklerini anlamanız için daha ne lazım?

Ve…

Aziz milletim size bir kez daha soruyorum; Hakikatten “bu son olayda mı gol değil?!!”

Yeni bir yazımızda buluşmak üzere esen kalınız…



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI