Bugun...
Zavallı gölge!


HARUN KILIÇ
babaharun@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 30-11-2014 18:02
     

Önceki görevi esnasında bir oraya bir buraya gidip geliyordu. Lakin çok fazla konuştuğu görülmüyordu. Daha doğrusu “tiran” tarafından konuşmasına pek fırsat verilmiyordu…

Neyse icraatları ortada!
An itibariyle Kongo, Peru, Papua Yeni Gine, Kosta Rika gibi uzak ve alış verişimizin kıt olduğu ülkeler dışında bizimle takışmayan ülke yok gibi…

Hani AQP iktidarının başlangıcındaki ilk zaman dilimi içinde kusuru yok diyeceğiz amma, kendisinin dış politikada referans alındığı aklıma geldiği anda hemen bundan vazgeçiyorum. Çünkü kendisiyle hareket halindeki aynı yolun yolcularının süreç içerisinde onun 2001 yılında basılmış “Stratejik Derinlik” adlı kitapta söylediği fikirleri veya iddialarını hayata geçirme yolunda adım attıklarına şahit olduk…

Bahsedilen kitap sanırım perdenin yavaş yavaş aralanmasına fayda sağlamıştır diye düşünüyorum…

Biz yinede biraz daha devam edelim…

Dönemin Başbakan’ına, Cumhurbaşkanı’na; dış politikada yaklaşık bir asırdır yürütülen yol haritasını kafalarına göre dizayn etme hususunda “baş danışman” sıfatıyla epey bir hizmeti(!) olmuştu…
Nitekim kendisine danışılan konuların fiiliyata geçirilmesi sonucu çevremizde havalar ısınmaya başlamıştı.. Zamanla “sen artık dışarıda durma gel siyasi olarak ta bizimle birlikte hareket et” denilesi üzerine. Dışarıdan Dışişleri Bakanı olarak görev yapmaya başladı. Yıl 1 Mayıs 2009…

Tarih verdik bakanlık ismini verdik. Öyleyse artık muhteremin ismini de verelim…

Ta yazının başından itibaren anladığınız isim elbette ki, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’dan başkası değildir!

O günleri kısaca bir hatırlayacak olursak. Yani Davutoğlu bakanlık görevine başlamadan 10 ay kadar önce devrin Başbakan’ı ile Hafız Esat maaile Bodrum’ da tatil yapmışlar.. Birbirlerine aman bir iltifat aman bir iltifat ki, adeta düşman çatlatıyorlardı. Yandaş basın ise bu buluşmayı ballandıra ballandıra anlatıyordu.. Hazret dış işlerinde yetki ve sorumluluğu aldığı andan itibaren işler bir anda tersine işlemeye başlamış… Diğer komşularla bozuk olan ilişkiler kervanına Suriye’de çok geçmeden katılmıştı…

Hâsılı zamanın Başbakanı ve Dışişleri Bakanı sayesinde aramızda niza olmayan hiçbir komşu kalmamış. Bazı ülkelere sözüm ona çekilen “van minüt”ler ise havada kalmıştı…
Çünkü İsrail önceden olduğu gibi barbarlıklarına yine devam etmiş. Olan, başına 5 kurşun sıkılan ve henüz 19 yaşındaki Furkan olmak üzere Mavi Marmara içindeki 9 canımıza olmuştu.(31.05.2010)

Stratejik ve yönetim yanlışları yüzünden dibe batırılan Türkiye, sorunlar yumağıyla iyice debelenir olmuştur.

Ki, bir türlü hırslarına gem vuramayan devrin Başbakanının Çankaya’ya, af edersiniz Kaçak Saraya zıplama hevesi sonrasında. Her türlü oyunlar sergilenerek en tepeye çıkılmış…

Yerine de gözcü olarak bırakılan “yalçın” adamların sürekli kontrol ettiği zavallı bir “gölge” memur edilmişti…

Fakat gölge daha işe başlar başlamaz tıpkı Dışişleri Bakanlığındaki gibi başarısız icraatlara yeniden imza atmaya başlamıştı. O zamandan bu zamana sıfatı dışında değişen tek farkı vardı. Oda en tepedekinin izni çerçevesinde ve bulunduğu makamın kendisine sağladığı gücü kullanıp konuşmaya da başlamıştı…

Aman Yarabbi gölge konuşuyor da, konuşuyor, lakin bizim oraların tabiriyle yani “ondan otuza atlayıp durması” nedeniyle ne anlattığını anlayan varsa beri gelsin… Hele hele bir metne bağlı kalmadan irticalen konuştuğu zaman zırvalar zirve yapmaktadır. Velhasıl yaptığı gafları, sığ ve mesnetsiz iddiaları ile maddi hataları da işin içine katarsanız durumu tam bir zavallılık arz etmektedir.

Şimdi gelelim günümüzün sıcak olayına…

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin son Tunceli ziyareti açıkça göstermiştir ki. Hükümet ile onun sevk ve idaresindeki devlet. Doğu ve Güneydoğu illerimizde/ilçelerimizde sadece hükümet konağı çevresinde ancak vardır. Belki biraz da askeri birliklerin konuşlandığı kışlada! Bunların dışında devleti veya devlet otoritesini boşuna aramayın. Çünkü net olarak anlaşıldığına göre eski ve eskinin gölgesi muhteremlerin; PKK ile yaptıkları müzakereler doğrultusunda şehit kanlarıyla sulanmış bu aziz yurt parçasını teröristlere resmen peşkeş çekmişlerdir…

Sadece bu güzelim yurt parçası mı?

Hayır maalesef bu yurt parçasının yanı sıra devletine sadık olup vatana ve bayrağa sadakatle bağlı olup, kendilerini Kürt veya Zaza olarak adlandıran vatandaşlarımız ile bölgenin kadim sahibi Türkmen boyları ve Arap asıllı yurttaşlarımızda bu boyunduruğun altına alınmışlardır. Demem o ki, artık devleti burada aramayınız.

Ey Türk milleti işte vaziyetimiz ve getirildiğimiz son nokta budur!

Senin kendi ellerinle iktidara getirdiklerin, tıpkı K.Irak’taki oluşumun benzerini maalesef Türkiye’nin bir bölümünde ve Suriye’de inşa etmektedirler…

Haberiniz olsun!..

Bütün bunları tersyüz etmek ve şehit kanlarıyla sulanmış 780 bin km karelik vatan toprağının her karışında yeniden Türk Bayrağını dalgalandırmak ve 76 milyonla kucaklaşmak senin elinde…

Öyleyse bu kutlu yolda bizimle mücadele etmeye var mısınız?

Yeni bir yazımızda buluşmak üzere esen kalınız…



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI