Bugun...
15 Temmuz'a Farklı Bir Bakış


İbrahim ÇEVİK
cevikibr@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-07-2016 20:37
     

Org. Gen. Eşref Bitlis'in kaybı K. Irak'taki Türkiye kayıplarının başlangıcıdır

Türkiye; Suriye ve İran'ı yanına alarak 14 Kasım 1992'de Ankara'da üçlü bir toplantı yaptı. Alınan kararda; Irak'ta federal bir devlete hiç bir surette izin verilmeyeceği, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasının zorunluluğu vurgulandı.

Bu gelişme bir başka dörtlü ülke toplantısının yapılmasına gerekçe oldu. Yine Ankara'da 11 Aralık'ta İngiltere, ABD ve Fransa'nın katılımıyla toplanıldı. Toplantı sonucunda, Irak'ın parçalanmasına yol açacak girişimlere izin verilmeyeceği duyuruldu. Bu duyuruyla memnun edilmemiz sağlanmış oldu. Bir de, Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde meşru savunma hakkı bulunduğu kararıyla gönlümüz alındı.

Görüldüğü gibi o günlerde Ankara'nın rızasının olmayacağı bir girişime tüm kapılar kapalıydı. Kürtçülüğün diplomasi yönünde elde edilen K. Irak'ta batı destekli Kürtçülerin bağımsızlık girişimlerinin önünü tıkayan bu başarının başlıca mimarı ise Jan. Gen. Kom. Eşref BİTLİS idi. Akıllıca gerçekleştirilen bir planlamayla K.Irak'ta batılıların karşısına İran ve Suriye'nin çıkarılması, denetimin yalnız batının elinde olmadığının ifadesiydi. Bölge ülkelerinin de rızasının alınması zorunluydu. Çok doğaldır ki, bu bloğun oluşması uluslararası güçlerin kaşlarını şöyle bir kaldırmalarına neden oldu.

K.Irak'ta batının çıkar hesaplarını boşa çıkaracak kadar etkili olan gelişmelerin mimarı komutan, 17 Şubat 1993'de uçağının ardında şüpheler bırakarak düşmesi sonucu şehit oldu... K.Irak'ın önemli güçleri Barzani ve Talabani'yi dahi yanına çekerek batıya karşı etkili bir denge olma yolunda ilerleyen Org. Gen. Eşref BİTLİS'in böyle bir dönemde ölümü haklı olarak, pek çok kimsenin aklına acaba suikast olabilir mi sorusunu getirdi.

Bu konuda tüm olasılıkları ve komplocu görüşleri bir kenara bırakarak düşünülmesi halinde; bu ölümle batının önündeki ciddi bir engelin ortadan kalkmış olduğu görülecektir. Batı bölgede tekrar rakipsiz kalmış oldu.

 O günleri yaşayanlar; Eşref BİTLİS'in, K.Iraklı liderler Barzani ve Talabani ile sık sık bir araya gelerek PKK'nın barınma ve hareket etme serbestisinin önüne geçme konusunda etkili adımlar attığını hatırlamaktadırlar. Diğer yandan da Çekiç Güç'e karşı Irak'ın bütünlüğünün devamı için bölgenin önemli oyuncuları Suriye ve İran'ı izleyici olmaktan çıkarıp, asıl oyuncu haline getirdiğini bilmektedirler.

Bu çerçevede; yukarıda sözü edildiği şekliyle İran, Suriye ve Türkiye'nin ilki 14 Ekim 1992'de Ankara'da, daha sonra da 10 Şubat 1993'de Şam'da bir araya gelmeleri, en başta ABD'nin hiç hoşuna gitmedi. Çünkü batı ilk kez Mezopotamya'da başrolü başkasına kaptırma tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Bunun mimarı da Eşref BİTLİS idi.*

Sonrasında Org. Gen. E. BİTLİS'ten sonra Türkiye, K. Irak'ta kaybetmeye başladı.

20 Yüzyılın başındaki toprak kaybı 21. Yüzyılın başında 15 Temmuz kalkışmasıyla tekrarlanmasın  

Bugün artık her şey gün gibi ortada. ..  ABD'nin mutlak hedefi; K. Irak Kürt Yönetimi'nin varlığının güven altına almak ve Akdeniz'e çıkan bir Kürt bölgesi yaratmaktır.

Bu doğrultudaki hedef, PKK ile ABD'nin yolunu birleştiren, Türkiye ile ayıran kavşak oldu. PKK için "Kürt koridoru", ABD için "Mezopotamya enerji koridoru" ve bizim içinse "ihanet koridoru" olan alan yaratılamadı. PKK'nın Suriye'deki genel kazanımlarının yanında mevzii bir kayıp olan bu durum ABD'nin de kaybı anlamına gelmektedir.

Türkiye dış dünyada yıpratılıp, güvenirliği kaybettirilirken yıllardır AKP-ABD ortaklığı altında beslenip güçlenen Gülen örgütü, büyük patron tarafından devreye sokuldu. Ülkede kargaşa yaratmanın her yolu denendi. Nihayet son çare 15 Temmuz kalkışmasıyla hareket geçildi.

Başarılı olsa da, olmasa da sonuçtan ABD, kendi lehine olan kazanımlar bekliyor. Kargaşa içindeki bir Türkiye'nin çevresinde olup, biteni görmeye imkan bulamayacağını hesaplıyor. Öyle ki K. Suriye'ye sınır bölgesindeki Cizre, Silopi, Nusaybin ve Suruç'un, "Rojava" ya dahil olmasına bile ses çıkarmayacak!

Böyle bir durumdaki Türkiye, ABD'nin Ortadoğu'da 21. Yüzyıl hedeflerinin önünü tıkayamayacaktır.

AKP anlayışı Gezi'den farklı bir ders çıkarmak zorundadır.

Gezi, başlangıçta hiçbir örgütlülüğü bulunmayan halkın bir anda başlattığı bir hareketti. Ancak zamanla bölücü-yıkıcı örgütlerin denetimi altına girdi. Halk, başladığı gibi yine kendiliğinden bu pis oyuna dahil olmadan çekildi. Bölücüler-yıkıcılar ortada kalıverdi.

15 Temmuz'da da aynı halk hareketi gerçekleşti. Her türlü farklılığı unutan halk sokakların kontrolünü ele aldı. Ancak burada bir noktaya çok dikkat edilmelidir. Zamanla halk hareketinin giderek Cumhuriyet'le hesaplaşma peşinde olanların kontrolüne girmesi, hareketin meşruiyetinin kaybına yol açacaktır. Bu bakımdan Gezi'nin başlamasıyla, sonlandırılması unutulmamalıdır.

Milletin ortak değerlerinin üzerine her hangi bir inanç kesiminin dayatmalarının yerleştirilmesi, 15 Temmuz'un birlik-beraberlik ruhunu yaralayacaktır. Sessiz ama büyük bir kesimde Cumhuriyet'in tehdit altına alındığı endişesi doğacaktır.

Ayrıca görülmektedir ki halk hareketinin içerisinde yer alan bazı topluluklar pretorlaşmak ** peşindedirler. Böyleleri ülkemiz için önemli birer tehdit unsurlarıdır.

Olası bir kargaşada "küçük hırsızlar" ile her ne olursa olsun 21. Yüzyılın Ortadoğu'sunu yaratmak isteyenlere gün doğacaktır. İçeriden küçük, dışarıdan büyük hesapları olanlara fırsat verilmemelidir.

* - Kürt Sorunu” mu Yoksa Örtülü Operasyon mu? Diplomasi ve İstihbarat Eliyle Kürt Toplum Mühendisliği isimli kitabımızdan

**- Pretor: Romalılarda imparatorun çevresini duvar gibi sararak, onu etkileri altına alanları ve istedikleri kararları çıkarttıranları ve hatta imparatoru değiştirecek kadar güç kazananları tanımlayan kavram.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI