Bugun...
ABD DESTEĞİYLE VE UYUŞTURUCU PARASIYLA "KÜRT KORİDORU"


İbrahim ÇEVİK
cevikibr@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 05-09-2016 14:55
     

PKK'lı çetenin eline geçene kadar Tel Abyad'ın yüzde sekseni Arap ve Türklerden oluşuyordu. Afrin ve Kobani kantonlarının birleştirilmesine engel üç önemli yerleşim biriminden biriydi. Bu nedenle, PKK için Tel Abyad'ın ele geçirilmesi yeterli değildi. Nüfusun Kürtleştirilmesi de gerekliydi.

İlçenin nüfusunun yüzde sekseni Türk ve Araplardan oluşmaktaydı. Stalin'in iyi bir taklidi olması nedeniyle Kafkaslar'da ve Kırım'da yaptığının aynısını yaptı. İlçenin ve 28 Türk köyünün halkını tehditle, şiddetle kaçmaya mecbur etti. Geçen yılın Mayıs'ındaki verilere göre, sınırı geçip Akçakale'ye sığınan Türk'ün sayısı 90 bin. Tel Abyad'lı Türklerin uğradıkları zulmü merak edenler Al Jazeera ajansında Yılmaz Bilgen'in haberine baksınlar.

PKK/PYD/YPG, K. Irak'tan getirdiği 2,700 Kürt'ü yurtlarından kaçırdığı halkın yerlerine yerleştirdi. Türkiye'ye sığınan 20 bin Kürt'ü de yerleştirmeye uğraşıyor.

PKK'lı çeteler bunları yapmadan önce Türkiye ve ABD arasında imzalanan mutabakat zaptında, Türkiye'nin Cerablus-Mare arasındaki 98 km uzunluğunda ve 45 km derinliğinde bir bölgeyi temizlemesi ve sonra da ÖSO'ya bırakması kararlaştırıldı.

Ne var ki ABD, diplomatik cephede Türkiye'yi görüşmelerle oyalarken, PKK'nın çeteleri Tel Abyad'a saldırdı. Amerikan Hava Kuvvetleri de havadan verdiği destekle işlerini tereyağdan kıl çekme misali kolaylaştırdı.

Tel Abyad oldu-bittiyle, PKK'nın eline geçti.

ABD-PKK ikilisi aynı oyunbazlığı şimdi Menbiç'te bir kez daha oynamaya kalkıyor. Türkiye, PKK'nın, Menbiç'i boşaltmasında ve Fırat'ın batısına çekilmesinde ısrar ettikçe, ABD aynı oyalayıcı tavrıyla cevap veriyor.

ABD'li resmi sözcüler önce PKK'lı çetecilerin Menbiç'i terk edip, batıya çekilecekleri konusunda kendilerine söz verdikleri açıklamasıyla geçiştirmeye çalıştılar. Sonra biraz daha inandırıcı olmak düşüncesiyle dışişleri bakanları ülkemize yaptığı resmi ziyarette, terörist çetecilerin batıya çekilmeye başladıkları yalanını ortaya attı. Terörist çetecilere Menbiç'te yönetimi oluşturmaları, böylece yerel halkın yönetimi altında bir yer izlenimiyle ret edilemez bir dayanak yaratmalarına ve de kayıtları imha etmelerine zaman tanıdı.

Oyunbazlık, pek çok yerde ortaya çıktı. Örneğin, CENTCOM Komutanı Joseph Votel'in 30 Ağustos 2016'da Pentagon'da verdiği brifing bunlardan biri oldu. Senato üyelerinin ısrarla, Türkiye'nin kararlılığı karşısında PKK'lıların Fırat'ın batısına geçip geçmedikleri sorusuna tam üç kez yuvarlak cevaplar verdi. Üyelerin üzerine daha çok gitmeleri sonucunda ancak; "Fırat nehrinin doğusuna geçmiş oldukları ve kendilerine verdikleri sözü tuttukları" ifadesiyle ortadan cevap verme kararından vazgeçmedi.

J. Votel'in brifing sırasında "US will continue to back #YPG despite it being opposed by Turkey"cümlesi de Pentagon'un web sayfasından kaldırıldı.

Yalanın ortaya çıktığı diğer bir olayda, başkan adayı H. Clinton'ın seçim konuşması için Ohio'da kürsüye çıkan aynı Joe Biden, dinleyiciler arasından ateşli birinin sert çıkışı karşısında gerçeği söylemek zorunda kaldı. "Neden YPG'nin Fırat'ın doğusuna çekilmesini istiyorsunuz?" sorusuna, Menbiç'e özel kuvvetlerini yerleştirecekleri için çekilmesini istedikleri cevabını verdi.

Cevabın ne olduğu açık: Menbiç'te PKK'lı çetecilerin oluşturdukları sözde yerel halk yönetimini ve nüfus dokusunun bozularak Kürtleştirme girişimlerini  kanatları altında korumaya aldıklarını, kendi ifadeleriyle ortaya koymuş oldular.
 

Dün inanmakta güçlük çekenler için gerçek görülmüyordu. Ama artık açıktır ki ABD için PKK/PYD/YPG, sahip olduğu diğer güçlerine ilaveten Suriye'nin yeni haritasında coğrafi konumu bulunan bir örgüttür. Bu durumun değişmesi bugün de gelecekte de pek mümkün değildir.

"Kürt Koridoru" veya "Rojava" vaadiyle şımartılan terör örgütü, bu rüyasını gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyuyor. Dün mesela, Çukurca'da bir kaç yüz teröristlik birimle saldırması bunun sonucudur. Suriye'deki üç ayrı kampta senede iki kez ikişer, üçer yüz kişilik eğitim vermesi, onları giydirmesi, silahlandırması, yedirip içirmesi büyük paralarla olmaktadır. Kaldı ki, K. Irak'taki terörist gruplar buna dahil değil.

Tonlarca esrar ve eroin kaçakçılığı bu giderler için birinci derecede önemli bir kaynak. Diğer taraftan bir ucu Kolombiya'da olan kokainin batı ülkelerine ve buradan Türkiye ve bölgeye getirilmesi de öyle.

Klasik terör silahlarıyla hedeflenen noktaya varılması imkansızdır. Daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. Uyuşturucunun gideceği ve silah/mühimmatın geleceği güvenli bir güzergaha acilen kavuşmanın çabasını gösteriyor. Karadeniz, Gürcistan, Rusya ve Ermenistan tarafındaki mafya/terör yapısı son derece uygun. Üstelik geçmişte çok kullanılmasından başka halen de açık tutuluyor.

Problemi Türkiye'de yaşıyor. Karadeniz ve Gürcistan/Ermenistan sınırından başlayan ve "Amed Kantonu"na kadar ulaşan karayolunda denetimi ele geçirmek için bütün gücüyle, güzergah üzerindeki güvenlik noktalarına saldırıyor. Bölgede hareket etmek zorunda olan ticari araçları yakıyor. İşletmeleri kendisiyle işbirliğine zorluyor.

20. Yüzyılın başlarında yaşayan dedelerimizin-ninelerimizin tanık oldukları olayların çağa uygun hale getirilmiş olanına 21. Yüzyılın başlarında da bizzat biz tanık oluyoruz. Bilinç ve net görüş milli gücün niceliği kadar niteliği için de birinci derecede önemlidir. Bu hiç bir zaman unutulmamalıdır.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI