Bugun...
Ahirette TSK'ya Ne gerek Var?


İbrahim ÇEVİK
cevikibr@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 01-08-2016 21:25
     

Türkiye'nin AB'ye girme inadında yükselişin olduğu ve ayrıca ABD'nin Irak'ı parçalama operasyonunu yürüttüğü günlerde, ısrarla TSK'ya saldırılıyordu. İçeriden toplum mühendisliğinin ajanlarının, dışarıdan dünyanın efendilerinin yürüttükleri kampanyalarla halkı ordudan soğutma operasyonu gerçekleştiriliyordu.

Ağabeylerimizin gençliğinde "ordu-millet elele" daha sonra bizim gençliğimizde "bütün Türkler ordu" sloganlarından başkası kimsenin aklına dahi gelmezdi. Ne olduysa  AB'nin gösterdiği yolda Türkiye'nin "demokratikleşme" adımları atılmaya başlanmasından sonra oldu. Önce slogan değiştirildi. "Güçlü ordu güçlü Türkiye" denildi. Demokrat olmaya kafayı takmışlar olmadı, Türkiye, ordudan önce gelmeli dediler. İkisi yer değiştirdi: "Güçlü Türkiye, güçlü ordu" haline dönüştürüldü.

Milletin nazarında askeri kötü gösterme operasyonlarına verilen tek cevap bu çabalar oldu! Koca koca kurmay paşaların, aslan demokratların elinden sadece bu geldi. Atatürk'ün "Bir ordunun kudreti subay ve komuta heyetinin kıymetiyle ölçülür" sözünden yola çıkarsak durumu çok daha açık bir şekilde ortaya koymuş oluruz.

1974-76 yıllarında sürati ve harekât becerisiyle dünyayı kendisine hayran bırakan, 1998'de Reyhanlı'da bir tek sözüyle Öcalan'ı Şam'dan kovalattıran KKK'nı Org. Gen. Atilla Ateş'in TSK'sı acınası hallere düştü.

Harcanan paralar hasılasını vermeye başladı. Anketlerde yüzde 90'nın altına kesinlikle düşmeyen TSK'ya güven giderek azalmaya başladı.

2008'de orduya güven yüzde 78, bir yıl sonra yüzde 73oldu ve düşüş hep devam etti.

Bahçeşehir Üniversitesi'nden Prof.Dr. Yılmaz Esmer'in araştırmayla ortaya koyduğu "Türkiye Değerler Atlası 2012" nin sonuçlarına aldıran olmadı. Ordu düşerken dini değerler çıkışa geçti. Yılmaz hocanın vardığı sonuç gayet açıktı; millet bu dünyadan umudunu kesmiş, ahirete bağlanmıştı.

Türkiye, ordusuzlaştırılırken Irak'a dünyanın en bacaksız ülkelerinin askerleri bile yığıldı. Türkiye'de kendi ordusunu paçasından çekip indirmekten, aşağısındaki ordulaşmayı görecek hal bırakılmadı.

Avrupa Komisyonu, ODTÜ'ye Kemalist sivil toplum  örgütlerini inceleyen bir araştırma yaptırdı. Vardığı sonuçlardan biri; "ordu, Kemalist devrimlerin güvencesi"  denilerek, cumhuriyetin askerlerce korunması eleştiriye hazır hale getirildi.

2003'te AB komiseri Günter Verheugen, "Kıbrıs'ta yasadışı askeriniz varken müzakereye başlamak zor" dedi.

2007'de genel seçimleri yakından izlediklerini bildiren genel kurmay daha sözünü bitirmeden AB yetişti. Genişlemeden sorumlu komiseri Olli Rehn, "TSK siyasetten uzak durmalı, demokrasiye saygılı olmalı" dedi.

Türkiye'nin "AVRUPALILAŞTIRILMASI PROJESİ"nde TSK'nın ve Atatürk'ün yerinin olmadığını daha başka nasıl söyleyeceklerdi ki!

Uzun lafın kısası; Prof. Dr. Süheyl Batum beyin kulakları çınlasın "kağıttan kaplan" haline dönüştürülen orduya öldürücü darbenin ilki ABD'nin toplum mühendisi ajanı Fethullah Gülen'den, sonuncusu da alınan karara meşruiyet zemini bulan AKP'den geldi.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI