Bugun...
AYI KAPANI (AFGANİSTAN’IN ANLATILMAYAN HİKÂYESİ) İbrahim ÇEVİK


İbrahim ÇEVİK
cevikibr@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 21-01-2014 15:59
     

Tuğgeneral Muhammed Yusuf, Pakistan ordusunda parlak bir geçmişe sahiptir. 1983 yılında ISI’ın (Inter Service Intelligence-Pakistan istihbarat teşkilatı) başkanı Gen. Akhtar Abdul Rahman Shaheed tarafından teşkilatın Afganistan bürosunun başına getirilir. İstifa edene kadar olan dört yıl süreyle CIA ile ortak yürütülen operasyonda Afganistan içerisindeki mücahitlere malzeme ve mühimmat sevki, eğitim, operasyonel planlama görevlerini yerine getirir, daha sonra da Rusya içerisindeki faaliyetleri yürütür.

 

Mücahitlere gizlice silah ve mühimmat ulaştırılan operasyon dünyanın yarısını dolaşacak uzunlukta bir güzergâhı kapsar. 1987’nin verileriyle günlük hacmi bir milyon dolardır. Mühimmat ve silahın Pakistan’a ulaşmasından sonra CIA’in sorumluluğu sona erip, ISI’ın ki başlar. Afganistan ayağındaysa kendilerine son mermiye kadar teslimat yapılan yedi parti ve cephedeki komutanlar bulunur. CIA, silahları alır ve Pakistan’da teslim edilmelerini sağlar. İkinci aşamada silahların mücahit partilerinin Peşaver ve Quetta’da oluşturdukları merkezlerine tesliminden ISI sorumludur. Bundan sonrasındaysa Afganlıların bizzat kendileri bulunur.  

 

Bir mücahidin silahının namlusuna yerleştirdiği tek bir mermi, en az onbeş kez yapılan yükleme-boşaltma ile kamyon, gemi, tren ve hayvan sırtında yapılan binlerce kilometre yolculuk sonucunda yerine ulaşır. Sevk ve teslimatın temel hedefi; zamanında, doğru kimselere ve doğru noktada gerçekleştirilmesidir. Temel hedef ve bu hedefin tutturulamayacağından duyulan endişenin dışında kalan diğer hususlar ikinci derece önemlidir.

 

1984-1987 arasında kurulan sevkiyat ağının deşifre asla deşifre olmaması, Pakistan içerisinde hiçbir sabotaj görmemesi küçük bir mucize olarak kabul edilmelidir.

 

Bu sevkiyat kanalından 1983 yılında geçen silah 10 bin ton kadardır. 1987’ye gelindiğinde bu miktar 65 bin tona yükselir. Bu, iki yüz adamın, kendinden fork-liftli dört adet kamyonla, aylar boyunca haftada yedi gün çalışmasıyla başarılır.

 

Silahların küçük bir bölümü Rawalpindi Chaklala Hava Üssü’ne gelir. 1986’ya kadar bu sevk kanalı ISI ile PAF (Pakistan Hava Kuvvetleri) arasında giderek artan sürtüşmelere neden olur. CIA’in S. Arabistan’ın Dahran havaalanında boşalttığı silahların ya PAF veya Suudi uçaklarıyla nakli gerekir. Ancak Suudilerin, PAF uçaklarını engellemeleri ve kendi uçuşlarını plansız gerçekleştirmeleri nedeniyle sorunlar yaşanır. Suudi uçaklarının plansız Pakistan uçuşları yanlış alarmlara yol açar.

 

Devlet dairelerinde işbirliği yapılması zorunlu görevlilerin uyanan meraklarının gizliliğe zarar vermemesi için nükleer bomba yapım projesinin yürütüldüğünü söylemek arzu edilen işbirliğini sağlamak için yeterli olur.

 

Karaçi limanından trene yüklenen taşıma kaplarının Ojhri kampına veya Quetta’daki karargâha nakli sırasında trene savunma bakanlığı muhafızları (MODC) eşlik ederler. Bir trendeki on vagon yüklenir ve en çok 400 ton taşıma kapasitelidir. Limana aynı anda birkaç geminin geldiği anlarda sistem çöker. Rawalpindi’de beş ve onar tonluk iki yüz kamyondan oluşan bir filo kullanılır. Kamyonlar ya sahte plakalı veya plaka numarası değiştirilmiştir. Silah ve mühimmat en küçük ayrıntısına kadar kayıt altına alındıktan sonra sıra Peşaver’deki Afgan partilerine teslimata gelir. Sabotaj ve bir kaza yangını ihtimali nedeniyle boş bir depo dolu bir depodan daima iyidir. Operasyonun gizliliğinin en küçük bir zarar görmediğini, dört yıl boyunca güvenlikle ilgili her hangi bir olayın yaşanmadığına bakarak söylemek gerekir.

 

Olası hatalara karşı 50-60 kamyonluk büyük konvoylardan kaçınılır. Her seferinde aralarında beşer, onar dakikalık zaman bulunan iki veya üç kamyon gönderilir. Sivil trafiğe karışan sürüler, kabinlerinin tabanında gizledikleri silahlarını taşırlar. Bir keresinde Peşaver’deki CIA görevlisi, nakliyat yapan kamyonu tespit edebileceğini söyleyerek ISI görevlisiyle bahse girer ve tabii kaybeder.

 

Küçük konvoyun en önündeki ve sonundaki araçlarda birer tane subay ile olası arızalara karşı bir iki boş kamyon bulunur.1986’daki hesaplara göre kamyonlar bir milyon kilometreden fazla yol kat etmişlerdir.

 

1987’de silah ve mühimmat teslimatında Hikmetyar’a yüzde 18-20, Rabbani’ye 18-19, Sayaf’a 17-18, Halis’e 13-15, Nabi’ye 13-15, Geylani’ye 10-11 ve Müceddidi’ye 3-5 oranında verilir.

 

Afganistan’ın doğusundaki noktalara yöneltilen silah ve mühimmatın nakliyesi oldukça masrafsız olduğu halde önemli konumda olan kuzeydeki noktalara, örneğin Mezar-ı Şerif’e nakliyenin bedeli oldukça artar. Öyle ki 65 dolar değerindeki bir havanın nakliyesi 1.100 doları bulur. CIA, her ay ISI’ın kontrolündeki banka hesaplarına para yatırır. ISI ise bu fonları, ihtiyaçlarını karşılamaları için bizzat partilere verir.  Daha sonraları araç satın almaları, nakliyenin bedelini ödemeleri, tedarikçilerine bizzat ödeme yapmaları için kendilerine verilmeye başlanır. Çin’den katır, daha sonraları da Arjantin’den at alımını bizzat CIA yapar.

 

1984 yılında yaptığı bir ziyaret sırasında Gen. Akhtar’a Türkiye tarafından silah yardımı yapılması teklif edilir.  Ayrıntıları görüşmek üzere Tuğgen. Yousaf Ankara’ya gelir. Misafir generalin ısrarlarına rağmen Türk görevliler silahları gösterme konusunda isteksiz davranırlar. Ama daha fazla karşı koymazlar ve gösterirler. Tuğgen. Yousaf, gördüğünün karşısında dehşete kapılır. Silahlar 30 yıl önce kullanımdan kaldırılan, 1940-1942 yapımıdır. Nakliyesi için yapılacak harcama bile teklif edilen silah ve mühimmattan çok daha değerlidir. Ancak diplomatik kargaşaya yol açmamak için nihayet 60 bin adet tüfek, 8 bin adet hafif makineli, 10 bin adet tabanca ve 100 milyonun üzerinde mermi güç-bela nakledilir. Silah mühimmatın büyük bölümü paslı ve hatalı olduğu için mücahitlere teslim edilmez.

 

 

* The Bear Trap (Afghanistan’s Untold Story) Mohammad YOUSAF-Mark ADKIN Jang Publishers

 

 

İbrahim Çevik
"Emekli kamu güvenliği görevlisi"



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI