Bugun...
KÜÇÜK HIRSIZIN ABD İLE BİRLİKTE FIRAT KALKANI'NI ÖNLEME KURNAZLIĞI


İbrahim ÇEVİK
cevikibr@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 26-08-2016 10:59
     

"Kürt koridoru"nun şeytanlığının ortakları olan ABD ve PKK/PYD/YPG, uluslararası hukuku kullanarak Türkiye'nin kararlılıkla yürüttüğü "Fırat Kalkanı"nın önünü kesmeye kalkıyor.

Hırsızın küçüğü olan terör örgütü, ağabeyinin sayesinde düne kadar dünyada kaydı bile bulunmayan Suriyeli Kürtlerden bir devlet yaratma saplantısından vazgeçmiyor.

Haziran ayından itibaren "Kürt koridoru"nu aşama aşama gerçekleştirme çabaları sonucunda önce Fırat'ın batısındaki Tişrin (Tishrin) Barajı'nı sonra da Minbiç (Menbij) kasabasını ele geçirdi.

Fırat'ın batısına yönelik silahlı faaliyetlerinin karargahını Tişrin'e kurdu. Kürtçüler, tarihi daima Stalin sayfasından okumaya alışık olmaları nedeniyle geçmiş yıllarda Musul ve Kerkük'ün asıl sahiplerine ait tarihini yok etmek için tapu ve nüfus kayıtlarını yok etmişlerdi.

Ağustos ayında da PKK/PYD/YPG terör örgütü Minbiç'in tapu ve nüfus kayıtlarını yakarak imha etti. Kürtlere mal etmek amacıyla Minbiç adını  Mabuk olarak değiştirdi. Yerel meclis başkanı Münzir Ebu Sellel, terör örgütleri arasında el değiştiren Minbiç'in nüfusunun yüzde 80'ini oluşturan Arap halkın kasabadan kaçma telaşında olduğunu duyurdu.

Olup, bitenlere öfkelenen Türkiye'yi yatıştırmak için ABD sözcüsü Elizabeth Trudeau, Arapların yerlerini terke zorlanmayacakları ve PKK/PYD/YPG'li militanların kasabayı terk etme sözünü kendilerine verdiğini söyledi.

Şimdiyse, hiç bir hukuki dayanağı olmayan ve dışarından destekle bir terör örgütüne devlet kurdurulmasına izin veremeyecek durumda olan Türkiye/TSK'nın yıldırım hızındaki operasyonu, ABD ve onun desteği altındaki terör örgütünü kurnazlıkla karşı koymaya zorluyor.

Terör örgütü tarafından gelen haberlerde; militanların bir bölümünün Minbiç'teki EYP (IED) temizliği için kasabada bırakıldığı, diğerlerinin Fırat'ın doğusuna çekilmeye başlandığı, yönetimin "sivillere" bırakıldığı, Cerablus'ta da benzer bir şekilde yönetimin "askeri konseye" devredildiği iddia edilerek bu  yalanlara dünya inandırılmaya çalışılıyor.

Dikkat edilirse, Türkiye'nin önü "sivil ve meşru" yönetimlerle kesilmeye, operasyonu uluslararası hukukta dayanaksız bırakma çabası göze çarpmaktadır.

Bir kasabanın yerli halkını zorla göç ettiren, Kürtleştirme amacıyla ilk iş olarak adını değiştiren, EYP bahanesiyle kasabayı işgali meşru göstermeye çalışan, geride bıraktığı silahlı terörist gücüne yasal kılıf giydirdiğini zanneden, dünyanın efendisinin kabul ettiği "Cerablus Askeri Konseyi"ni zorla başkalarında da kabul ettirmeye uğraşan bir örgüte ne biz, ne dünya ve ne de Türkiye Cumhuriyeti Devleti inanır!

Dileğimiz Kıbrıs'taki garantörlük hakkımızla, şehitlerimizin kanıyla elde ettiğimiz askeri zaferin, diplomasi masasında erozyona uğradığı hatanın bu kez de "küçük hırsız" ve onun ağabeyi karşısında tekrar etmemesidir.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI