Bugun...
PKK’NIN CENEVRE II’DE LOZAN İLE HESAPLAŞMA BEKLENTİSİ - İbrahim ÇEVİK


İbrahim ÇEVİK
cevikibr@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 19-01-2014 02:35
     

Suriye’deki içsavaşın olumsuz etkilerinden çok uzakta olan Rusya, ABD ve Fransa’nın öncülüğünde Cenevre’’de yapılacak ikinci tur görüşmeler, Türkiye hariç her ülke için vazgeçilemeyecek bir etki mücadelesine dönmüş durumda. Ne yazık ki Türkiye, içerisine düştüğü yolsuzluk girdabında yuvarlanırken Cenevre II’yi düşünmekten çok uzakta.

 

ABD’nin işgalini Kandil’de son derece muhkem bir üs elde etmekle lehine kullanan PKK, Cenevre II’de K. Suriye’deki yönetiminin tanınmasını sağlamanın peşinde.  Kürt Ulusal Konseyi adı altında diğer Kürt partilerini de zorlayarak görüşmeye üçüncü taraf olarak kabul edilmek için yoğun çaba sarf ediyor. Açıktır ki PKK’nın amacı bütün Suriyeli Kürtlerin adına bazı kazanımlar elde etmek değil. Onun tek amacı sadece PKK/PYD’ye uluslararası alanda hukuki ve meşru bir kimlik kazandırmak. Salih MÜSLİM, buna kapı aralamak için çok önceden beri dünyanın karar verici ülkelerini kapı kapı dolaşarak destek aradı. Şimdilik umutsuz görünmekle birlikte PKK/PYD, bunu başardığı takdirde Kürt bölücülerin isyan tarihinde devrim yapmış olacaktır. Bir diğer önemli gelişmeyle “Bağımsız Kürdistan”ın uluslararası hukuk yolu açılacaktır.

 

PKK için bu yolu tıkayan en büyük engel Lozan Anlaşması’dır. Bunun bilinciyle yıllardır Lozan ile hesaplaşmanın fırsatını arayıp durdu. Şimdi Türkiye’nin altın tepsiyle sunduğu bir Rojava fırsatını ele geçirmiş durumda. K. Suriye’de alelacele toplumsal uzlaşmayı ve özerk bir yönetimin çatısını sözde seçim ve oylamayla inşa edip Cenevre’ye ellerinde Suriye Kürtlerinin sözde yasal ve meşru haklarının dayanaklarıyla davet edilmeyi bekliyorlar.

 

PKK için Cenevre II, bizzat kendi ağızlarından; Lozan’da kaybettiklerini bu görüşmelerde tekrar kazanmak olarak ifade ediliyor. Bölücülerin Lozan’da kaybettiklerini yine bizzat kendilerince:

 

- Dini azınlıkların hukuku kabul edildiği halde Kürtlerin varlıkları Türk milletinin içinde kabul edilmiştir. Kürtler azınlık hak ve hukukuna sahip olmalıdır.

 

- “Kürdistan” dört parçaya bölünmüştür. Dolayısıyla Kürtlerin devlet olma hakları ellerinden alınmıştır.

 

Bir terör örgütü olduğu gerçeği bir yana, PKK daha en başta yanlış bir çıkış yapmaktadır. Özellikle İngiltere’nin son derece etkili diplomasi oyunuyla inisiyatifi ele geçirdiği Lozan’da Türkiye, kendisine verilenle yetinmek zorunda bırakıldı. Dahası Kürtçüler kendilerini aldatan ülkeleri bırakıp kişisel hırslarını tatmin etmelerinin önündeki engel olduklarını düşündükleri Türklerle hesaplaşmaya girdiler. Kışkırtıldıkları, isyan ettikleri bir ülkeden tanınmalarını beklediler. Batının yarattığı beklentiyle, savaşan tarafların anlaşma masasında, çeteci oldukları halde kendilerine de yer açılması umuduna kapıldılar. Lozan’da diğer ülkeler tanımadığı halde bütün günahın Türkiye’de olduğuna inandırıldılar. Kürtler, başta İngiltere olmak üzere batılı ülkelerin ekonomik çıkarlarına feda edildi. Türkiye’deki Kürtçüler sahip oldukları sayesinde dört parçadaki “Kürdistan”ın diplomatik, silahlı gücünü ve siyasi liderliğini ele geçirdiler. En önemli rakip ve hasımları Barzani elindeki ekonomik güçle ancak kendisini kabul ettirebilmektedir. Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası kuruluşlarda istedikleri her kapıyı açabilmekteler.   

 

Başarabilseler bile Cenevre’de neyin hesaplaşmasını yapacaklar? Tarihi hatayı tekrarlamamaları için neyi kimin karşısında kaybettiklerini bilerek hareket etmek zorundadırlar. Lozan’da “Kürdistan”ı tanımayan ve Irak’ın sınırını Bağdat’ın dört yüz km kuzeyine çeken İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’dur. Aynı bakan Kürtçenin yazı dili olmadığını belirtmiştir. Altında bir petrol denizi bulunan Musul'u terk etmeye hiç niyeti olmayan İngiliz bakan, görüşme masasına Kürtçenin yazı dili olmadığı tezini sürerek, Türkiye karşısında İngiltere’nin konumunu güçlendirmiştir. Sözleri kelimesi kelimesine şöyledir:

 

"Kürtler çoğunlukla okuma-yazma bilmemektedirler; bizim başlattığımız Kürt yazısıyla öğretimin çok gelişmesine de vakit bulunamamıştır. Şimdiye kadar güney Kürdistan'da yazılı hiç bir Kürt dili yoktur." (1)

 

PKK dünkü gerçeğin bugün de geçerli olduğunu göz ardı ederek böyle bir uluslararası görüşmede kendisine yer açabileceğini sanıyor.  İngiltere’nin görüşünü ortaya koyan anlatıma bakalım: “Britanya Kürt milliyetçiliği isteklerini, bunları Osmanlı İmparatorluğu’na ve sonra Türkiye’ye karşı kullanma umuduyla hiçbir zaman engellemedi.” (2) Bunun günümüze sarkan anlamı; K. Irak örneği ortada, henüz şartlar yeterince olgunlaşmadı, bağımsızlığa daha zaman var, demektir.

 

Kürtçülerin duymak istediklerini yazarak onların gönlünü fetheden yazarlar bile Kürtçülerin hak iddialarının İngilizlerin nazarında hiçbir değerinin olmadığı gerçeğine hep değinirler. Bunlardan birisinde; “Yazar Muhammed NURİ, Lozan’da Musul’un görüşüldüğü günlerde, Musul halkının Kürt olduğunu, Türklerin, Arapların, Asurilerin azınlıkta kaldığını, Lozan’ın azınlıkların korunmasından çok Kürtlerin bağımsızlığını amaç edinilmesi gerektiğini” yazdı. (3)  

PKK, geçen yüzyıldan kaldığını değerlendirdiği bir hesaplaşmaya soyunarak hasımları ve Türkiye karşısında üstünlük sağlayacağını düşünüyor. Tarihin ibret verici bir tekrarıyla bir kez daha kendi iç kavgasında kaybolmuş Türkiye, belirleyici bir konumda bulunmuyor. PKK/PYD, Kürt çatı örgütü adına Cenevre II’ye kabul edilmezse bunda Türkiye’nin her hangi bir etkisi olmayacaktır.  Lozan ile Cenevre görüşmelerini bağdaştıran Türkiye’nin bölücülerinin gerçek amaçlarının Kürt halkının hak ve hukuku olmadığı belli. Onlar artık ortadan kalkmaya yüz tutmuş olan seçkinler imtiyazlarının hüküm süreceği bir özerklik peşindeler. Evet, Kürtler artık Lozan zamanındaki Kürtler değil! Onların arasında sayıca az olmakla birlikte Türkiye ile değil, geçmişte onca kavgaya rağmen Musul’u Türklere de Kürtlere de bırakmayan ülkelerle hesaplaşmanın doğru olduğunu bilenler var.

 

 

(1) Belgelerle Türk Tarihi Dergisi Eylül 1987

(2) Osmanlı Devleti ve Kürt Milliyetçiliği Hakan ÖZOĞUL Kitap Yayınevi S.119

(3) The Modern History Of The Kurds David McDOWALL I.B. Tauris S.174

 

İbrahim Çevik
"Emekli kamu güvenliği görevlisi"



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI