Bugun...
TERÖRİSTİN BEYNİNİ ÇIKARAN BATI’DAN MÜCADELE ÖRNEKLERİ


İbrahim ÇEVİK
cevikibr@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 21-08-2016 12:18
     

Benim çağdaşlarım ve daha büyük olanlar iyi bilirler. 1970’li yıllar dünyanın terörle tanıştığı dönemdir. O günlerde terörün bir ucu Ortadoğu’da diğeri ise Batı Avrupa’daydı.

1970’lerin başlarında Lübnan/Beyrut, Ortadoğu’nun Paris’i idi. Uluslararası ticaret, diplomasi, finans, sanat, moda hepsinin oradaki merkeziydi. Ve aynı zamanda istihbarat örgütlerinin de başkentiydi.

O yıllarda Amerikan ajanlarının uluslararası organize suç örgütleriyle mücadelelerini anlatan filmler nefeslerimizi keserdi.

Ortadoğu’da filmlere konu olan olaylar sonraları gerçek olaylar halini aldı. El Fetih’leri, Leyla Halid’leri tanıdık.

Batı Avrupa’da da terör vardı ancak Türk gazetecileri, o gün de az gelişmiş insandan çıkan meslek erbabı karakterini ortaya koymaktaydı. Terörün kanlı yüzünü anlatmaktan çok, işin suyunu çıkarıp magazin yönünü ele almaktaydı.

Bizler daha ne oluyor demeye fırsat kalmadan Ortadoğu’nun aksine, Batı Avrupa’daki terör bitiverdi.

Bilenlere sözümüz yok ama bilmeyenler için kısa bir bilgi: O yıllarda Batı Almanya’nın başının belası Kızıl Ordu Fraksiyonu’na (Rote Armee Fraktion – RAF) bağlı Baider Mainhof isimli komünist bir örgüt grubu vardı. Şehir eylemlerinde etkili olmaktaydılar. Hür batının en gelişmiş ülkelerinden olan B. Almanya vatandaşlarının rahatını adamakıllı kaçırmıştı.

​Ekim 1977’de cezaevinde intihar eden grup üyeleri; Andreas Baader, Gudrun Ensslin ve Jan-Carl Raspe

Grubun lideri Ulrike Meinhof isimli terörist. 1962’de beynindeki bir ur nedeniyle ameliyat geçirmiş. Eylemleri nedeniyle tutuklanmış ve 1974 yılında sekiz yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş. Son derece sıkı korunan bir hapishanede 1976 yılında hücresinde intihar etmiş!

Annesinin cenazesini alan kızı Bettina Roehl, mahkemeye başvurarak, annesinin beyninin ölümünden sonra çıkarıldığını ve kendisine öylece teslim edildiğini bildirmiş.

Ortalık karışınca, Magdeburg Üniversitesi’nden psikiyatrist Bernhard Bogerts, Ulrike Meinhof’un beyni üzerinde 5 yıl boyunca çalışmalar yaptığını açıklamış. Düzenlediği basın toplantısında kendisinin araştırmalarını resmi izinin verilmesinden sonra yaptığını anlatmış. Elde sonuç konusunda ise; 1962’de geçirdiği ameliyat sonrasında beyninde meydana gelen patalojik değişiklikler nedeniyle terörist olduğunu öne sürmüş.

Liderleri gibi yüksek güvenlikli hapishanede intihar eden (!) diğer üç örgüt üyesinin de eksik organlarla defnedildikleri ortaya çıkmış. Tuebingen Üniversitesi Nörolojik Araştırma Enstitüsü’nün başkanı Richard Meyermann, söz konusu teröristlerin “organları” üzerinde çalıştıklarını itiraf etmiş. Ancak “organların” akıbetinin ne olduğunu söylemekten kaçınmış.

Almanya ve terör konusunda bir başka örnek:

Bir başka RAF üyesi Brigitte Mohnhaupt, 24 yıl hapis kaldıktan sonra yargıç, toplum için artık bir tehdit oluşturmadığı gerekçesiyle affedilmesinin zamanı geldiğini açıklamış.

Bu durum Alman kamuoyunda şiddetli bir tartışmayı başlatmış. Karşı çıkanları üzerinde durdukları dayanakları, “teröristlerin affı hiç bir zaman hak etmedikleri” tezi olmuş.

Geçiyoruz Batı Avrupa’nın en demokratik bir başka ülkesine; Fransa’ya…

Basque Iparretarrak örgütü üyesi olarak Fransa’nın Bask bölgesinin özgürlüğü için mücadele eden Philippe Bidart, iki toplum polisi ve bir jandarmanın öldürülmesinden sanık olarak hapis cezasına çarptırılmış. 19 yıllık hapis hayatından sonra da salıverilmiş.

Beziers şehrinde zorunlu ikâmetle salıverilen adı geçenin hiç bir pişmanlık göstermemesi, Beziers halkında öfke uyandırmış.

Halkın öfkesini dikkate alan belediye meclisinin yaptığı toplantının sonunda başkan Raymond Couderc, P. Bidart’ı ,şehirlerinde barındırmayacakları kararı aldıklarını duyurmuş.

Yine Fransa…

1980’lerde Fransa’nın canını çok yakan Action Directe isimli komünist anarşist örgütün üyesi Nathalie Ménigon’nun hapis cezasından sonra hem serbest bırakılmasına hem de Toulouse’da ikâmet zorunluluğu kararına karşı tepkiler doğmuş. İl Meclisi adına yapılan açıklamada, zaten ETA’nın faaliyet bölgesi olan Toulouse’da söz konusu anarşistin ikâmetine karşı oldukları duyurulmuş.

Nokta koymadan önce son bir bilgi daha: 11 Eylül’ün hemen ardından İngiltere 45 banka hesabını dondurmuş. Hesapların toplam değeri 377,200 pound imiş!

Bu örneklere karşı bizim terör konusundaki vurdumduymazlığımıza sayısız örnek vermek hiç zor değil. Sadece, FETO’nun hesaplarına gösterilen cevvalliğin bir örneğinin de PKK’nın hesaplarında gösterilmesini bekliyoruz.

Bu aldırmazlıktan ayrıca bir başka acı durum ise, kendi teröristinin beynini çıkarıp alan batının, bize demokratik ve insan hakları gerekçeleriyle ders verme cesaretini bulmasıdır.

* Açık kaynak bilgilerinden derlenmiştir



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI