Bugun...
450 Ton Altınımız İngiltere’ye Niye yollandı?


İkinci Bölge Haber Serbest Köşe
haber.ikincibolge@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 17-12-2017 21:27
     

450 Ton Altınımız İngiltere’ye Niye yollandı?

 

Dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin 490 ton olan Altın rezervinin 450 tonunun, İngiltere Merkez Bankası Bank Of England’da emanette olduğunu açıklamıştı. Bu açıklama, Türkiye’nin karmaşık gündeminde yeterince ele alınmamıştı. Hiçbir bağımsız devlet, geleceğinin güvencesi olan birikmiş servetini, başka bir devlete; borç vermezdi, emanetine koymazdı, rehin bırakmazdı. Türkiye’de, askeri harcamalar artıp dış borç ödeme sınırını aşarken ve ekonomik bunalım derinleşirken, hazine 450 ton altını neden ve ne karşılığı yabancılara teslim etmek zorunda kalmıştı? Libya’nın 200 milyar dolarına el koyan Batı’ya nasıl güven duyulacaktı? Elde kalan son devlet varlıklarını, “Varlık Fonu” adı altında elden çıkarılmasının, altın olayıyla bir ilişkisi var mıydı? Soruları halâ yanıtsızdı.

Düyun-u Umumiye ve acı sonuçları:

Osmanlı Devleti, ilk dış borcu 1854 yılında almış ve kendini yıkıma götürecek borç sarmalına yakalanmıştı. Yüksek faizle alınan borçlar, saray yapımı gibi tüketim harcamaları ya da askeri giderler için kullanılmıştı. Üretimsizliğe bağlı gelir yoksunluğu nedeniyle, alınan her borç yeni bir borcu gerekli kılmış ve Osmanlı devleti, 1875 yılında iflasını ilan etmek zorunda kalmıştı. Alacaklılar, 1881 yılında İstanbul’da toplanmış, üst yönetimini Avrupalı devletlerin oluşturduğu ve devlet gelirlerini alacaklılar yararına yönetmek üzereDüyun-u Umumiye İdaresi kurmuşlardı. Padişah ll. Abdulhamid döneminde yapılan bu anlaşma Muharrem Kararnamesi olarak anılmıştı. Osmanlı Hükümeti, Muharrem Kararnamesi’nin 8. maddesi gereği; tahsil edilmesi kolay devlet gelirlerini, “mutlak ve değişmez” bir biçimde borç ödemelerine ayırmıştı. Bu gelirler şunlardı: tütün ve tömbeki (nargile tütünü) rüsumatı (vergileri), ipek öşürü (ondalık vergi), pul ve ispirto resimleri (harçlar), tütün ve tuz inhisarları (tekelleri), İstanbul ve civarı balık avı vergisi, Bulgaristan vergisi, Kıbrıs gelirleri, Doğu Rumeli vergisi, gümrük resimlerinde ve gelir vergisinde oluşacak gelir artıkları. Türkiye, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yapılan Lozan Konferansı’ylaDüyunu Umumiye rejimine son vermiş ve yeni devletin üzerine düşen borçlardan ülke kurtarılmıştı. Böylece siyasi bağımsızlık yanında mali bağımsızlığımız da sağlanmıştı. Türkiye’nin 2002’de 130 milyar Dolar olan brüt dış borcu 2016’nın ilk yarısı itibariyle 421.4 milyar Dolara çıkmıştı. Bu çok hızlı ve yüksek bir artıştı ve Türkiye’nin yaşadığı cari açıknedeniyle (cari açık: kazandığından çok harcamak gibi bir şey) ödenebilirlik boyutunu çoktan aşmıştı. Türkiye AKP elinde maalesef Osmanlı’da olduğu gibi, borç alarak borç ödeyen bir ülke haline gelip tıkanmıştı.

Hazine Altınları Neden İngiltere’ye Aktarılmıştı?

İşte Hazine altınları, borç miktarının arttığı ve ödeme güçlüğü çekildiği bir aşamada İngiltere’ye yollanmıştı. Gönderimin nedeni ve amacı konusunda herhangi bir açıklama yapılmamıştı. Bu nedenle, irdelemeyle bir sonuca ulaşmak zorundayız. Durum şudur: Türkiye altın rezervinin tümüne yakınını (% 92), emanet adı altında rehin bırakmıştır. Bu durum, verilen ödünün dışardan gelen ciddi ve önemli bir dayatmanın mecburi karşılığı olduğunun kanıtıydı. Ve İngiltere bu tür rehin’lerin hiçbirisini geri ödemeye yanaşmamıştı.

Merkez Bankası’ndaki rezervin önemli bölümü, özel şirketler ya da kişilerden tahvil senedi ve kredi karşılığı alınan paralardan oluşmaktadır. Yani Hazinenin kendi parası olmamaktadır. Yeterli rezerv bulunmazsa, günü geldiğinde tahvillerin ödemesi yapılamayacaktır. Ekonominin kırılganlığı ve yaşanmakta olan çatışmalı ortam gözönüne alındığında, yapılan işin yol açacağı felaketler kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Kaldı ki İngiltere’nin Türkiye ile kurduğu ticari ilişkiler konusunda sicili kirlidir. Birinci Dünya Savaşı öncesinde, Osmanlı devletinin parasını peşin ödeyerek yaptırdığı gemileri bile, savaşı gerekçe yaparak teslim etmeye yanaşmamıştır. Fırsatını bulduğunda bir gerekçe uydurup 450 ton altınımıza el koyma olasılığı vardır.

Altınlar Rehin mi Bırakıldı?

Belki de bu altınlar borca karşılık rehin bırakılmıştır. Dış borcumuzun önemli bölümü, devletin kefaletinde özel şirketlere ait borçlardır. Özel şirketler ekonomik durgunluk ve dolardaki artış nedeniyle güç durumdadır, dışarıya olan borçlarını ödeyememe olasılığı vardır. Bu durumda devlet kendi borcuyla birlikte özel şirket borçlarını da ödemek zorunda kalacaktır. Oysa, bugün Türkiye borç alarak borç öder duruma düşülmüş durumdadır. Gelir düzeyi düşük, ürettiğinden çok tüketen bir ülke haline gelen Türkiye, süreklilik arz edencari açıkla, borç ödemek bir yana, günlük yaşamını bile borç alarak yürütmeye çalışmaktadır. Bu nedenle, eğer 450 ton altınımız borca karşılık rehin bırakıldılarsa, altınların geri verilmemesi oldukça yüksek bir olasılıktır.

Maalesef AKP Türkiye’si, Osmanlı’nın son dönemine geri dönmüş durumdadır. Borçlar ödeme sınırını aşmış, gelirler oldukça azalmıştır. Artık Türkiye varlıklarını satarak ayakta kalmaya çalışmaktadır. Borç ödeyemez duruma düşen Osmanlı İmparatorluğu, borç ödeme işini Düyunu Umumiye İdaresi’ne bırakmak zorunda kalmıştı. Benzer uygulama, farklı yöntem ve araçlarla günümüzde de yapılmaktadır ve işte VARLIK FONU bunun bir kılıfıdır. Ülkenin en değerli ve geçerli altın varlığını dışarıya aktarma kolaycılığı, “Kemal Derviş yasalarıyla” Türk hukuk sistemine yerleştirilmiş ve 14 yıldır uygulanmıştır. Özelleştirmeler, toprak satışları, madenler, işletme imtiyazları ve kiralamalarla toplanan paralarla harcama yapılmış, bunlar yetmeyince dışarıdan borç alınmıştır. Bugün gelinen yer, borç alarak borç taksiti ödeme noktasıdır.

 

KONUYLA İLGİLİ MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

 

KONUYLA İLGİLİ VİDEO
 

 

KAYNAK



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI