Bugun...
İŞİMİZİ İBADET ANLAYIŞI İLE YAPMALIYIZ


MUHARREM GÜNAY (SIDDIKOĞLU)
m.g.siddikoglu@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-01-2017 11:06
     

Genelde ibadet denilince aklımıza namaz kılmak ve oruç tutmak gibi ibadetler gelir. Hâlbuki namaz ve oruç ibadeti Allah ile kul arasında olan bir meseledir yani Allah hakkıdır. Namaz kılmayan bir mü'min için Cenâbı Hak "Dilersem bağışlarım, dilersem bağışlamam" buyurmaktadır. Hakbuki yapmış olduğumuz başta devlet işleri ve ticaret gibi kamuyu ve bütün insanları ilgilendiren işlerde kul hakkı mevcuttur. Bunun ise affı mümkün değildir. Bu bakımdan hangi işi yaparsak yapalım ve hangi makamda olursak olalım işimizi ibadet aşkı ve anlayışı ile yapmalıyız. Çünkü Peygamber Efendimiz insanların en hayırlısını tarif ederken "İnsanların en hayırlısı insanlara hizmet edendir" buyurmuşlardır.

Cenâbı Hak "Emanetleri ehline vermeyi ve insanlar arasında hükmettiğimiz zaman adaletle hükmetmeyi emretmiştir." (Nisa/58)

İşkâl ettiğimiz makam, yaptığımız her iş bizim için bir emanettir. İşini bu anlayışla yapan bir mü'minin her anı ibadet haline dönüşür. İki tüccar düşünün birisinin amacı sadece para kazanmak olsun ve bu işte her yolu mübah görsün, hile yapsın, bu insan sadece para kazanmış olur, para kazanırken de aynı zamanda büyük günah işlemiş olur. Bir başka tüccarı düşünelim o da işini ibadet aşkı ve anlayışı ile yapsın. Haramdan ve şüpheli şeylerden kaçınsın, insanlara hizmet etmenin ibadet olduğunu bilerek işini yapsın. Bu ikisi arasında dağlar kadar fark vardır. Birincisi kul hakkı yiyip, büyük günah işlerken, ikincisi hem rızkını helal yoldan kazanıp hem de ibadet yapmış ve Allah'ın rizasını kazanmış olur. Çünkü Peygamber Efendimizin ifadesiyle 

"Doğru sözlü, dürüst ve güvenilir tâcir, nebîler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir." (Tirmizî, Büyû, 4)

Kamu çalışanşarı için de durum aynıdır. Görevini dikkatle yapan bir mümin hem işini yapmış, hem rızkını kazanmış hem de ibadet yapmış olur. İşini doğru dürüst yapmayan birisi ise emanete hıyanetlik etmiş, hem günaha girmiş hem de kul hakkı yemiş olur.

Ele geçen mevkı, makam, akademik kariyer, mâlî imkân gibi bütün ni'metleri insanlara, millete-memlekete, vatana, devlete, müslümanlara, İslâmiyete hizmette kullanılmalıdır. Bu durum, hem o ni'metlerin kendisine verilmesinin sebebi, hem de imtihânı kazanmaının şartlarından biridir. Nitekim Peygamber Efendimiz, hadis-i şeriflerinde buyurmuşlardır ki:

"Allahü Teâlâ, bazılarına dünyada çok ni'met vermiştir. Bunları, kullarına faydalı olmak için yaratmıştır. Bu ni'metleri, Allahü teâlânın kullarına ulaştırırlarsa, ni'metleri azalmaz; ulaştırmazlarsa, Allahü Teâlâ da, ni'metlerini bunlardan alır, başkalarına verir." (Taberânî)

"Allahü Teâlâ, bazı insanları, halkın ihtiyaçlarını karşılamak, onlara yardımcı olmak için yaratmıştır. İhtiyaç sahipleri bunlara başvurur. Bunlar için âhirette azâp korkusu olmaz." (Taberânî)

"Duâsının kabul, kederinin yok olmasını isteyen, darda kalanı ferâhlandırsın!" (İbn-i Ebi'd-dünyâ)

"Kim, arkadaşının ihtiyâcını görürse, Allah da onun ihtiyâcını karşılar." (Taberânî)

"Bir müslümanın sıkıntısını giderene, Allahü teâlâ iki nur verir. Bu iki nurla Sırât'ta o kadar çok kimse aydınlanır ki sayısını ancak Allah bilir." (Taberânî)

"Müslüman kardeşini sevindirmek mağfirete sebep olur." (Taberânî) "İnsanların En İyisi İnsanlara Hizmet Edendir"

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

"Allah'a insanların en sevimli geleni, insanlara en çok yararı olan ve kendisine zumlu/zararı dokunanı affedendir" (Şir'at'ül İslâm, s:255)

"İnsanların en iyisi, insanlara iyilik edendir." (İmâm Ahmed) "Arkadaşın iyisi arkadaşına, komşunun iyisi ise komşusuna iyilik edendir." (Tirmizî)

"En iyiniz, kendisinden hep iyilik beklenen ve kötülük etmeyeceğinden emin olunandır." (Tirmizî) 

Kutadgu Biligde insanın tanımı yapılırken: "Kişi (İnsan), derler, insan kimdir? İnsan başkalarına faydalı olan ve onların işini gören kimsedir." (3269. Beyit) Denilir. Eski Türkler, insanların işini görmeyen ve kötü ahlak sahibi olan insanlara "kişiliksiz" derlerdi. Bu söz günümüzde de aynı anlamda kullanılmaktadır.

Pîri Türkistan hoca Ahmet Yesevi'ye göre de Yüce Allah katında "En büyük, en yararlı ve en çabuk erdirici ibadet, insana hizmettir" ama ihtiyaçlı olana yani "garip, fakir, yetim olan insana hizmettir"  der.

Sevgili Peygamberimiz: "İnsanların hayırlısı, insanlara faydası olandır" buyuruyor. (Binbir Hadis 1. Cilt, Hadis No: 426 Mehmet Arif Tercüman 1001 Temel Eser ), 

Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki: 

"Mü'minin benzediği bir ağacı söyleyiniz, o öyle bir ağaçtır ki yaprakları hiç dökülmez, meyvaları bir vakit yok olmaz. O işte hurma ağacıdır." (Mü'min de her yönüyle başkalarına faydalı olmalı ve özviyle meyvasını dağıtmalı)  (İmâm Suyuti, Camiu's-Sağir ve Tercümesi, Aydın Yayınevi: 1/34) 

"Yaradılmışların hepsi Allah'ın ailesidir. Bunların içinde Allah'ın en fazla sevdiği halka faydalı olandır." (Binbir Hadis, Hadis No: 434 M. Arif) 

Namaz, oruç gibi hizmetlerin yanında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında insanları bir araya getirecek onların dini ve sosyal ihtiyaçlarını giderecek dernek, ocak, dergâh ve teşkilatların, eğitim kurumlarının, mescitlerin yapılması ve açılması da büyük bir ibadettir. Bu konuda da kâinatın efendisi şöyle buyuruyor:

 "Bir hayrın yapılmasına yardım eden hayır ve sevapta onu yapan gibidir. "(Binbir Hadis, Hadis No: 442 M Arif )

"İlahi rahmete ulaşanlar, insanlara hatta hayvanlara karşı merhametli, şefkatli ve güzel davrananlardır. Yeryüzündeki bütün milletlere merhamet ediniz, gökyüzünde bulunanlar da size merhamet etsinler. " (Binbir Hadis, Hadis No: 460)

Kur'an-ı kerim'de, kalbinde tasdik ettiği inancına uygun davranan ve düşüncelerinin doğruluğunu iyi ve güzel davranışlarıyla ortaya koyan kimseye sadık denmiştir. Bakara suresi 177. ayette, iyilik ve doğruluk arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiş ve Allah'a iman, ahirete iman, namaz ve zekâtın yanı sıra yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenmek durumunda kalanlara, özgürlüğünü kaybetmiş olanlara çok sevdiğimiz mallarımızdan tasadduk etmek, verdiğimiz sözde durmak, zorluk ve sıkıntılara sabretmek sadıkların, erdemlilerin özellikleri olarak zikredilmiştir.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI