Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
ONLAR AKRABALIK BAĞLARINI KORURLAR


MUHARREM GÜNAY (SIDDIKOĞLU)
m.g.siddikoglu@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 02-04-2018 00:00
     
Reklam

Yüce dinimiz İslam’a göre akrabaya iyilikte, ihsanda bulunmak, yakın ilişki içerisinde olmak, “Sıla-i rahim” yapmak, tıpkı, namaz kılmak ve oruç tutmak gibi mü’minler üzerine farzdır. Akrabalık bağlarına son derece önem veren ve bu sahada bizlere örnek olan Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurur:

"Akraba ve yakınlarınızı tanıyın. Çünkü sılâ-i rahim (yakınlarla olan ilişkiyi sürdürmek) yakınlar arasında sevgi doğurur, rızkı çoğaltır ve ömrün uzamasına sebep olur."

Yüce kitabımızda ise mü’minler akrabalık bağlarını kesmemek konusunda şöyle uyarılırlar.

Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.” (Nisa,1)

Yüce kitabımızda Akraba ile ilişkileri kesmek münafıkların alâmetleri içerisinde sayılır ve şöyle buyrulur: “ (Ey münafıklar) Demek işbaşına gelecek olsanız yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız? İşte, ALLAH'ın lanetlediği, sağırlaştırıp körleştirdiği kimseler bunlardır.” (Muhammed; 22,23)

Kur’an’da vicdanı temiz, akıl sahibi mü’minlerin özellikleri anlatılırken şöyle buyrulur:

(İşte) onlar; Allah’ın (Rabliğini kabul ve O’na kulluk) ahdini yerine getirenler ve antlaşmayı bozmayanlardır. Onlar, Allah’ın ilişki kurulmasını (gözetilmesini) emrettiği (akrabalık bağlarını, İslâmî dostluk ve birlik gibi) şeyleri gözeten, Rablerine saygılı olan, kötü hesaptan da korkanlardır. ” ( Rad,20, 21,)

Akrabalık bağlarını ancak Allah’tan korkmayanlar münafıklar ve fâsıklar keser. Kur’an-ı kerimde münafıkların ve fâsıkların özellikleri anlatılırken şöyle denilir:

Onlar öyle (fâsık, münafık) kimselerdir ki (“iman ettim, müslüman oldum” dedikleri halde) Allah’a vermiş oldukları taahhüdü (teslimiyet ve itaat sözünü) bozarlar, hem de Allah’ın birleştirilmesini emrettiği (akraba ve müslümanlar, din ile ahlâk ve din ile dünya işleri arasındaki) ilişkileri/bağları keserler ve yeryüzünde (Allah’ın emrine aykırı hareket ve uygulamalarla toplumda) bozgunculuk yaparlar. İşte (dünya ve âhirette) ziyana uğrayanlar onlardır. (Bakara 27) [krş. 5/1; 13/21, 25]

(Bu bağlar kesildiği zaman, insanlar Allah’a karşılık dünyalık rabler edinirler. Din yalnız âhirete yönelik zannedilmeye başlanır. Ahlâk menfî ve çıkarcı hale dönüşür. Böylece toplum bozulur.)

Buhari ve Müslim’de Sevgili Peygamberimizin şöyle buyurduğu rivayet olunur:

Hısım (akraba) bağını koparan cennete giremez.”

Ebu Hureyre’den rivayet edilen bir hadisi şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

Her hangi bir ferdin zayıf yakınları bulunurda onlara yardım etmez ve sadakalarını başkalarına verirse Allah sadakasını kabul etmez, kıyamet günü de kendisine iltifat buyurmaz.” (yani yüzüne bakmaz.) (Taberani Ebu Hureyre’den)

Ebu Hureyre ir vaazında şöyle demiştir:

Akraba ziyaretini kesen günaha girmiştir, o hemen yanımızdan ayrılsın.”  Halkanın en uç tarafında bulunan bir gençten başka kalkan olmaz. Genç derhal senelerdir dargın olduğu halasının yanına gitti onunla barıştı. Halası kendisine:

—Yeğenim gelmene sebep nedir?

—Resulullah’ın dostu Ebû Hureyre’nin meclisinde oturuyordum, va’zında: Akraba ziyaretini kesen günaha girmiştir, yanımızdan kalksın” buyurdu. Halası:

—Ebu Hureyre’ye git ve sor bakalım neden böyle söyledi? Genç, Ebu Hureyre’nin huzuruna varır, halasının söylediklerini söyler ve:

—Akraba ziyaretini kesen senin meclisinde neden oturamaz, diye sorar. Ebu Hureyre:

—Resul-i Ekrem’in şöyle buyurduğunu işittim:

Allah’ın rahmeti, içlerinde akraba ziyaretini kesen birinin bulunduğu topluluğa inmez” dedi. (Büyük Günahlar-Kitabu’l Kebâir,s: 49,  İmam Zehebi, çev: S.Gülle)

Sevgili Peygamberimiz bir kudsi hadiste Allahu Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu bildirir:

Ben Rahmanım, Rahman da hısımlıktır. Her kim ki ona (sıla-i rahme) bağlı bulunursa Ben de onu (rahmetime) erdiririm. Kim ki ondan alakasını keserse ben de ona rahmetimi keserim.” (Ebu Davud, Tirmizi.)

Sevgili Peygamberimiz buyurdu ki:

Kendisine yapılan iyiliğe karşı iyilik ve ihsan ile karşılık veren kişi yakınlarına gerçek sıla-i rahmetmiş kişi değildir. Şu kadar ki, hakiki sılacı kendisinden karın yakınlığı sılası kesildiğinde sılada bulunan kimsedir.”(Buhari, Ebu Davud, Tirmizi)  Yâni hakiki sıla-i rahim, akrabası ile ilişkisini kesene yapılan sıla-i rahimdir.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI