Bugun...
Devlet Bahçeli ve bir hata


Murat TAŞDAN
atsiz_turk66@windowslive.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 02-09-2016 02:45
     

Mhp nedir? Evvelen bu soruyla başlayım. İpti (özge) bir dünya görüşünden kaynağını alan ve sağlam gelenek (türe) nizamına kendini konumlandıran Türk siyasal hareketi. Geleneğinde (töre’de) LİDER çok önemli bir yer ihtiva ediyor; formel aynilik-tıpkı Türk idare felsefesi; han, kağan, başbuğ ilh… Saniyen diyeceğiz ki bu parti ideoloji-lider partisidir. Öncelikli “Türk” özneli siyasal hareket sıfatlamasını önemseyelim; çünkü farklı izm’lerin referansıyla, bu harekete optik şaşılıkla bakmanın hatası (biz dâhil) pek çoğumuzu yanıltabilmiştir. Sağlı sollu, gündelik ve faydacı, kar-zarar yaklaşımla MHP anlamlandırılamaz! Ki meseli hatmetmiş bir Ülkücü’nün dünyasında MHP sırf siyasal rolün ve belirli tatmin vasıtalarının imal merkezi değildir. İş bu yanılsama hali sebebiyle hareketin lideri başta olmaz üzre haksız ithamlara uğramaktadır. Yanlış zan, akıl yürütme ve kanaat hataları MHP’nin değerini hakkaniyetli görememe gibi bir durumu karşımıza koyuyor. O sebep, konjonktür insiyakıyla Sn. Bahçeli’yi sırf politik hesabatla eleştirmenin sığlığı maalesef çok geçerli bir akçe oldu ve hatalar kaçınılmaz hal aldı. Bahsi geçen hatalarda MHP adına kalem oynatan bizlerin yanlış iz üzerinde yürüdüğümüz hakikattir. İmdi bu hatayı itiraf etmenin zamanı değil midir?!.

MHP “TÜRK” öznelidir; bittabi doğası gereği Türk Milliyetçilerinin de siyasal zemini… Hitamında Türkiye’de siyaset yapan bir parti.. burada tanım sorunu yok! Alpaslan Türkeş’in hamlesiyle başlayan ve doğasına uygun siyasal tasavvur-merkez zeminin arayan Türk Milliyetçilerinin yegâne “birlik” noktası MHP’den başkası değildir… Tarihi referans gösterirseniz başka bir adres gösteremezsiniz ne Muhsin Yazıcıoğlu merhumun BBP ne başkası…

Türk özneli bu ideolojik-politik merkezin rahat bırakılmayacağı ve her türlü operasyona açık hale getirilmesi için malum “odaklı” çevrelerin iş üstünde olacaklarını düşünmek pek zor olmasa gerekiyor. 1970 ila 80 arası edilen tecrübeler bir mikyastır. Milliyetçi hareket mensuplarının ödediği bedellerin çetelesi hala hafızalarda yerini korumakta... Bir dönemin travması, trajik tortusu şimdi 55 ve üzeri yaş Ülkücülerinin anlağında perçinlidir.

(Dava) uğruna “Türk Milleti adına” her şeyini feda edenlerin partisi; MHP!.. Neden şu serencamda birbirine düşmüş halde?!. Başta MHP lideri Devlet Bahçeli hakkında olmak üzre ağza alınmayacak tahkir ve suçlamaların Ülkücü dünya görüşünün abecesinde yeri olabilir mi? Bir ikinci başka ne ideolojik zemin, ne de siyasal hareket Ülkücüler kadar memleketine meftun olamamıştır. Fedakârlığın envaî mertebesine mahzar olanların halen MHP’de siyaset yaptıklarını düşünebilir miyiz?!.  Ülkücü hareketin kendine mahsus bir tarihi vardır. O tarihi iyi okunmadan ve referanslarına tanış kılmadan yapılan her değerlendirme (+) cehalet tozunda sizi savurur ve bilinmeze atar. Aksakal burada lazımdır.

Elbette akla gelen bir soru: “E, o zaman MHP (Ülkücüler) neden iktidar olamıyor?” Suali anlamını yitirmektedir. Şaşılacak derecede MHP erki ile mahalli (yahut) lokal kanaat önderleri sayacağımız kitle arasında ortaya çıkan muazzam gerilimi düşününüz. Burada murad, DAVA’ya halel gelmeden ehil ellerde taşınmasıysa hakaret kültürü pey kazanmazdı. Maalesef durum tersinedir; samimiyet ve sadakat sorgusuna tabi bir dil ve LİDER düşmanlığıyla MHP’nin genetik kodları tahrip edilmek istenmiş ve biz bunu geç anlamışızdır.

Ülkücü hareketin tarihini inkıtada uğratamazsınız. Dün “Hareketin Lideri Devlet Bahçeli” sloganlarıyla baştacı edilen bir şahıs, bugün kendini bilmezlerin hoyrat dillerine teşne edilemez. Eğer bu belaltı dil, hakaret ve tahkir kendine “Abla” vs başka tulumbalar arıyorsa.. anladık ki, o iş DAVA MESELESİNDEN çıkmıştır. Devlet Bahçeli’yi yakinen tanıyanlar onun hakkaniyetli ve samimi resimde kendi partisinin demokratik tercihine itimat edeceğini vurgularlar. Haddi zatinda Bahçeli’nin konu (Devlet-Beka-Bölünmez bütünlük) özelinde parti taktiğini bile elinin tersiyle ittiğini biliyoruz. MHP’nin yerel ve genel politik kulvarda sıkıntı yaşaması daha derinlerdedir. Öğretinin hatmedilememesi, aksiyon gücünün tabana indikçe asimetrik derecede cılızlaşması ve meşhur liyakat ekseninde yitirilen ölçü… Sloganların dahi artık şekillendiremediği posa Ülkücülük!

İktidar olamama sualini tek bir cevapla hal edebilmek kolay değil. Uzun, tafsilatlı; küçükten büyüğe sayısız yanıtlar verebilirsiniz. Gelin biz, bugünkü nazarda cereyan eden olgularda iz arayalım. Mesela.. işi gücü sırf Bahçeli ve MHP eleştirmekle tanzimli taifeleri düşünün. 2002 Kasım seçimleri sonrasından bugüne sesi ve kütlesi her yerde endam edenlerin MHP-Bahçeli düşmanlığı bitti mi? 15 Temmuz’un ne raddede bir felaket arifesi olduğunu anlamamak ne yaman bir ahmaklık! Beynelmilel güç odaklarının iktidarda asla görmek istemedikleri MHP gerçeğinin yanında, aklı ve ruhu hamlıktan kurtulamamış sözde MHP’lilerin bu partiye verdiği zararları halen görmezden mi geleceğiz? Devlet beği yalnız bırakıyoruz!

          Bir örnekle açayım meseleyi: Bugün
FETÖ karşısında devlet kurumlarının yeterli mücadele sergilemediği, hatta a’dan z’ye muktedir AK Parti bürokrasisinin Recep Tayyip Erdoğan’ı yalnız bıraktığı serdediliyor. Pek yanlış sayamayız; gereken uyanıklık ve feraset olmadığı için 15 Temmuz yaşanmıştır. Oysa %50 oy alan bir partinin lideri nasıl yalnız kalabiliyor?!. Alın işte, kendi beşeri tecrübemiz;  çarpıcı bir örnek. Türk Devlet Felsefesi, kültür-töre hayatiyeti deforme olunca sonuç budur. Devlet Beğ içinde aynı durum söz konusudur. Bahçeli’yi tenkit ederken dahi adalet ve hakkaniyet ölçüsünden ari duramazsınız. Bugün belli ki, maksatlı ve gaileli odaklar haricinde en müşkül mesele tabanın lidere daha çok sahip çıkabilmesidir. Bu sahiplenme, beraberinde ancak iktidarı getirebilir.

Lider Bahçeli feraset göstermese MHP’nin işgaline ramak kalmıştı. Meral Akşener’in etrafını hafice saran FETÖCÜyapı, Milliyetçi hareket kalesine Truva atını sokmaya hazırdı. Meral Akşener’in etrafında samimiyetine emin olduğumuz Ülkücülerin de bulunduğundan şüphemiz yok; ancak oyun, onların dahi sezip anlayamayacağı girifttik halde kurgulanmış. Meral Akşener böyle bir dönemde MHP gemisini TİTANİK gibi buzdağına vururdu. Direnen ve partiyi teslim etmeyen Sn. Bahçeli’dir. 1 Kasım sonrası gelinen politik vartanın nahoş ikliminde MHP’yi fedaice savunun kişi Bahçeli Beğ! Kabul edelim; gördüğünü göremedik; sezdiğini sezemedik. 15 Temmuz yaşanana kadar da bu hatada pek çoğumuz ısrar ettik. O halde şu an MHP’ye lider aramanın gereği yok; bilakis Devlet Bahçeli’ye destek çıkma ödevi var. Mesele kongre midir? “Doğal mecrasında bırakalım gitsin” dememizde ne sorun vardır? Ülkemiz bir savaşın içinde… MHP’yi mahkemelere sürükleyerek operasyona açık hale getirenler, vahametin farkına şimdi varmak zorundalar.

MHP’nin iktidar yolu bıkmadan usanmadan Devlet Bahçeli’ye inanmaktan geçiyor. Etrafında kenetlenip, ancak bu şekilde uzun bir yola çıkılacağını ve menzile varılabileceğini idrak ediyorum. Ülkücü Hareket Liderine Sahip Çıkacaktır. Gereklidir, mecburdur.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI