Bugun...
MHP’li Delege “Sen; Bilirsin!”


Murat TAŞDAN
atsiz_turk66@windowslive.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 06-11-2015 00:00
     

1 Kasım sonrası kendini iyice belirginleştiren MHP’nin (lider) problemi Ak Parti’nin seçim zaferinin önüne geçen vaka. Sağ, sol, yandaş ve yahut akıl yürüten her odağın dilinde, kaleminde MHP-Lider sorununa temas ediliyor. Elbette Ak Partili madrabazlar MHP’de çalkantı olmasından mütevellit keyiflerinden bir yerlerini kaşıyorlardır. Onlar için Türk Milliyetçiliğinin en büyük siyasi organizasyonunun iç meselesine gömülerek daha da fazla siyasi nüzul geçirmesi pek hoştur. Fakat Ak Partili bilmem ne, şu partili falan kişi “MHP’yi konuşamaz” demekle Ülkücü hareketin sorunlarını yadsımak kabil olmaz. Haddi zatında Ülkücüler, MHP’de genel başkanlık sorununu dillendiriyor; ötekileri bir yana bırakın, onlara da mı kulak verilmeyecek?!. Diğer tarafta da şimdi, Devlet Bahçeli’nin karakteri, devlet adamlığı vasfı tartışmaya açılıyor gibi bir hava yaratanlar vaveyla edip “Hainlerrr, fitnelerrr, Akepecilerrr” deyü kelle istemeye hazırlar.

       Öncelikle hatırlamak lazım; nihayetinde Bahçeli bir kurultay ile genel başkan seçilmişti… Hiçbir kurultayı kaybetmedi ama partisini başarıya da götüremedi. Değişik dönemde karşısına aday olarak çıkan muhtelif isimler de MHP’de siyaset yapan kişileridir. Kurultayda hain ilan edildiler, sonra vekil yapıldılar. Ola ki o isimlerden biri genel başkan seçilse Bahçeli’den daha az dürüst, partisini düşünmeyecek avene bir tip mi olurdu? Yarın MHP’nin yapacağı kongrede y isim aday olur ve genel başkan seçilirse şimdi Bahçelici kesilenler o zaman ne eyleyecekler? Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu’nun aday olduğu kurultayı bir düşünün, ne demek istediğim anlaşılır. Lider-Teşkilat-Doktrin diyenler elbette Bahçeli’yi ebet müddet baş tacı edebilirler ve saygı duyulur. Fakat MHP bir siyasi partiyse, demokratik kurallar dahilinde hayatını sürdürecekse, başkasının genel başkan adayı olmasının nesi hazmedilemez. Bu talebi seslendirenlerin Ülkücü olmadığını söylemek art niyet dahilindedir. Delegeler a ya da b ismine oy verdiği zaman “lider” mottosunu nasıl düşünmeliyiz? 700 küsur delege başka, 400 küsur delege farklı düşündüğünde kim kimin lideri olmuştu acaba… O halde genel başkanlık adaylığını ve seçimi demokratik çerçevede Ülkücü hareketin temayülleri noktasında tartışalım.

       MHP Genel Merkezine çöreklenen zatlar eğer ki “biz buradayız”, “kimselere yar etmeyiz”, “vekillik de bizim, MKYK de bizim.. her şey bizim” kafasıyla gideceklerse.. geçmiş olsun! “Lider Bahçeli” sloganı atanlar emin olunuz ki; lidere ve Ülkücü harekete karşı en menfi tutumu takınan zalimlerdir. Alın işte; bir seçim daha geçti.. Ülkücüler iktidar için dört yıl daha beklemek zorunda kaldılar. Esas MHP’nin iyiliğini istemeyenler, Ülkücülere partinin kapısını kapatanlar, “muhalifler” zılgıta atan şimdiki Balgat tayfalarıdır. Her şekilde tazyik ve İdeolojinin dogmatik referanslarını istismar ederek MHP-Lider sorununu görmezden gelmek Ak Parti, HDPKK gibi yapıların işine gelen ibretlik bir meseldir. Şimdiye kadar yapılan seçimlerde başarılı olamayan MHP görünümüne rağmen Ülkücüler sabır ve vakarla süreci izlemişlerdi. Koray Aydın’ın aday olduğu 2012 kongresinde esasen Sn Bahçeli’ye ciddi sinyal gönderilmişti. O günden, bu zamana dek maalesef MHP üst yönetimi sorunları bastırarak, tehdit ve gözdağı vererek, isimleri çizerek bunalımı bastırmaya çalıştılar. 1 Kasım sonuçları bütün bu baskı ve görmezden gelmelere karşı patlama mertebesinde sübut etti.

       Türk töresi ve tarihinden nasip alanlar bilir; eğer YOLBAŞÇI buduna huzur ve kut getiremiyorsa misyonu biter; işte TANRI KUT TÖRE budur! Ülkücüler o töreye, tarihi şuura elbette vakıftırlar. MHP nihayetinde siyaset yapan, iktidar için kadrolar oluşturan siyasal hareket. Malum kadroları belirleyen genel başkan bir siyasi partinin siyasi hesabını her şekilde verebilmelidir. Gazetecilere cevap yetiştirmekle mükellef bir zat ile Meral Akşener’i başarısız diye tasnifleyen tuhaf kafalarla MHP asla başarıyı göremeyecektir. Ne olursa olsun, ne denilirse denilsin; MHP Gen Bşk’nı Sn Devlet Bahçeli saygıyı ve gerekli itibarı hak eden lider olmakla beraber, siyasetin doğası gereği partisini rahatlatmakla mükellef. Kendi ili OSMANİYE’de AK Parti’nin gerisinde kalması dahi düşündürücüdür. En kısa sürede MHP’yi olağan üstü kongreye götürerek yeniden ya ibra olur ya da değişim gerçekleşir.

       Ancak; erken kongreye giderken delege oyunlarına tevessül edilecekse hiçbir anlamı kalmayacaktır. Adil, hakkaniyetli bir kongrenin gerçekleşmesi kimin aday olacağından çok daha önemli. Demokratik usul dairesinde, sorunların samimi havada dinlendiği bir hava teşkil edilmeli. Parti mühendisliğine girilmeden, delege sağduyusuyla baş başa kaldığında akalım sonuç ne olur. Bahçeli MHP’nin genel başkanıdır; fakat sorun o payeyi istismar ederek geçiştirilmekten çok daha ötelere aştı. Vitrini ve dili değişen; ancak Türkçülük ideolojisinde direncini muhafaza eden, millete yeni bir heyecan verecek kurultay Ülkücü hareketin tarihinde dönüm demektir. Her şey aynı kafa ve husumetle devam edecekse MHP’nin geriye gidişi önlenemez halde devam eder ve özlenen iktidarı Ülkücüler asla göremez.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI