Bugun...
MHP’ye Yeni Bir Lider ve Yeni Bir Nefes Gerek!


Murat TAŞDAN
atsiz_turk66@windowslive.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 10-11-2015 00:00
     

Çok basit bir dille ifade edelim: Toplum Devlet Bahçeli’yi istemiyor. Çarşı pazar, hane ve maşerin mütalâası sabittir; Bahçeli varken artık MHP’ye oy yok! Bu kanaat çok mu haklı ve vicdan dairesinde dersiniz?!. Elbette değil; fakat siyasette ne dediğinden ziyade; ettiğinin, yaptığının nasıl algılandığı önemli.  Hep söylüyoruz; Devlet Bahçeli’nin dürüstlüğü, erdemi ve müspet sıfatlarını eleştirmek yakışık almaz. Ancak odaklanılan konular bu değil; siyaset meydanında MHP’nin aşamadığı fasit çember ve Türk Milliyetçiliğinin siyasi muktedirlik sahasından her geçen gün daha da uzaklaşması… 18 yıldır partiyi tek başına idare eden Bahçeli’nin kendini ve partisini yıpratacak hale gelmesi akıl alır değil. İyi de bu inat ve mevziiyi daha mahir olacaklara terk edip, ehil kadrolara işi emanet etmemesinin sebepleri ne ola ki?!.

Bu arada toplumun Bahçeli'yi istemediğine bir örnek verelim: Uşak'tan Durmuş Yılmaz 1 Haziran'da vekil seçildi. 1 Kasım seçimlerinde ise MHP Uşak vekilliğini alamadı ve Durmuş Yılmaz meclise gidemedi. Uşak'ta yaşayanlarla sohbetimde gözlemledim ki tepki Durmuş Beğe değil; Bahçeli'ye!.. 7 Haziran ila 1 Kasım arası oluşturduğu algının dramatik neticesi Uşak'ta yaşanmış. Uşaklılar tarafından dürüstlüğü ve adamlığı su götürmeyen Durmuş Yılmaz'ın cezalandırılmasının sebebi algıda felaketi yaşatan MHP politikaları olmuş.

Devlet Bahçeli neden genel başkanlığı bırakmıyor?

Söylenen fakat inanmakta güçlük çekilen birinci durum: Bahçeli, MHP’yi sistemin kuralları veçhile vasatta tutan; MHP’nin taşıdığı Ülkücü İdeoloji Misyonunu asla iktidara getirmemekle mükellef bir isim mi? Bu bir komplo teorisi, vehim ya da milli refleks harici yapıların manipülasyonu olarak değerlendirilmek mecburiyetindeyiz. Mit elemanlığından tutun da kaset iddialarına kadar abuk sabuk lakırdıları dile getirenlerin MHP gibi köklü bir siyaset odağına zarar vermek isteyecekleri aşikardır.

İkinci mesele ise; Bahçeli'ye rağmen Bahçelicilerin durumun devamından taraf olmalarıdır. Pek çok hesap, paye ve beklenti derdi taşıyanlar elbette vasatın sürmesini isteyeceklerdir. MHP katmanlarını virüs gibi saran kati külli işler şu an için MHP geleceğine ipotek koyan en sancılı sorun. 

Katılmakta zorlanmadığım Bahçeli’nin liderlik zafiyetidir: Devlet Bahçeli ilk (1997) kongreyi kazandığı günden şu ana kadar liderliği sorgulanan kişidir. Sustuğu ve tanınmadığı dönemde toplum (Türkeş’e olan vefayı gösterme mukabilinden) MHP’yi %18’lere taşımış ve parti iktidar ortağı olmuştu. Sonrasında yaşananlarla beraber MHP’nin iktidar erkinden kopuşunda Bahçeli’nin kararlarının isabetsizliği meşhurdur. Bu bağlamda MHP tabanında her zaman Bahçeli muhalifleri ola gelmiştir. Ancak kongre dönemlerinde muhalifler her dönem susturulmuş ve MHP’de potansiyel halde bastırılan liderlik sorunu  hiç söndürülememiştir. Özetle Bahçeli hep sorgulanan bir genel başkandı…

Dönem dönem (başarısızlıklar sürgit olduğu halde) Ülkücüler Genel Başkan sorgulamasını dillendirmeden, değişik mottolarla partilerinin arkasında saf tutmanın hakkını verdiler. Suat Başaran gibi Devlet Bahçeli’yi “Türbedar Bekçisi” görüp, eleştirenler de oldu. Hareketin öğretisi içinde var olan Lider-Teşkilat-Doktrin paradigmasında hep LİDER umdesi öncelikli değere tahvil edildi ve Bahçeli 18 seneyi böyle geçirdi. Yani Türkeş ile tecrübe edilen ideolojik referans ve naslaşmış değer silsilesinde MHP’nin siyasi başarı değil de “Lidere Sadakat” düsturu adeta afyon etkisiyle Ülkücü aklı ve aksiyonu paralize hale getirdi. Teşkilatlar keyfiyetten kopuk, doktrin küllenmiş halde oldukları yerde duruyorlar. 1 Kasım bir nevi “Kral Çıplak” hikayesinin MHP’ye öykünülmüş hali gibi… İhraç kararları, teşkilat kapatmalar, keyfi uygulamalar ve Ülkücüleri “Kurşun Asker” görme miyopluğu taşıyan GM idarecileri bardağın taşan yönleridir.

MHP dünyasının yapısal çelişkilerine de göz atalım. Devlet Beğ ile yaşanan süreçte: Başta ideolojik gelişim-değişim mecrasında yol alamamakta ve politik (iktidar odaklı) stratejiler planlanma kabiliyetinden yoksundur. Bahçeli ile hareket eden yönetici sınıfın bireysel hesapları ideolojik öğretinin lafızları kullanılarak istismar ediliyor. Mevcut statükoyu korumak adına: MHP genel merkezine çeperlenmiş pek çok isimde bu örnekleri görmekteyiz. Şefkat Çetin, Semih Yalçın gibi yöneticiler; Şükrü Alnıaçık ve Yıldıray Çiçek tarzı Ortadoğu yazarları bu enstürmanı sıkça kullanırlar.

MHP’de eleştiri kültürü ve demokratik tartışma zemini tesis edilememektedir. Bugün sessiz kalan Ümit Özdağ, genel başkan adayı olmak istediğinde kurultayın yapılacağı salona dahi girememiş, dövülmekle tehdit edilmişti… Yeniçağ’dan İsrafil Kumbasar, Habererk sahibi İsmail Türk muhalif yazıları nedeniyle şiddet gören isimler arasındadır.

MHP sağlıklı bir değişim sürecine evrilemezse, birikimli siyasetçi Sn Namık Kemal Zeybek’in tespitine kulak vermek icap eder. Zeybek’in Alternatif programında Sebahattin Önkibar’a dediği gibi: Bu gidişat sonucunda MHP daha da eriyecek ve olası başkanlık sistemine geçildiğinde MHP yok olma tehlikesiyle baş başa kalacaktır. 2 partili yapıda Türkçüler CHP’ye, muhafazakarlar AKP’ye yol alabilirler. Kendini çok az bir nüvede teşkil eden Ülkücü zümrenin MHP’de iş başına gelmesiyle bu tehlike önlenebilir. O halde ilk öncelik Sn Bahçeli’nin genel başkanlığı bırakması ve yeni bir yönetimin oluşturulmasıdır. MHP’yi 2023 Türkiye'sine götürecek kadroların başında kimin olacağını bilemiyorum; ama Süleyman Servet Sazak, Meral Akşener ve Ümit Özdağ gibi isimleri değerlendirmek adına kurultay tarihi bir şans olabilir. Haberlere yansıdığı şekliyle MHP delegeleri GM idarecileri karışmazsa (yakın takibe uğramadan) özgürce; sağlıklı, kucaklayıcı ve MHP’ye ivme kazandıracak değişimin anahtarını ellerinde bulunduruyorlar.

MHP bir 4 yılı daha kaybetti. Umarız bu kayıptan ders alarak hayırlı kazanımlar çıkarılabilir. Ak Parti iktidarı üzerine düşen siyaseti layıkıyla oyun sahasına koyarak yeniden iş başına geldi. Muhalefetin 13 yıllık beceriksizliği duruyor ve iktidarın başarısına diyecek yok! MHP topluma eklemli bir organizma olmalıdır. Engellilerden tutun da çocuk haklarına kadar diyeceği bir şeyler olmalı. Tehlike ve şiddet panoramasında MHP lideri Bahçeli’nin uzlaşmaz dil algısı hezimeti getirdi. MHP’ye yeni bir lider ve yeni bir nefes gerek!
 

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI