Bugun...
Nevval Sevindi: "Türk olmak bir gurur ve onurdur."


Murat TAŞDAN
atsiz_turk66@windowslive.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-12-2015 14:00
     

“ Yazar Murat Taşdan, Nevval Sevindi ile görüştü. Sevindi, gündemle ilgili önemli meselelere değindi. „

Murat Taşdan: Nevval Hanım, Türkiye’nin yakından tanıdığı bir isimsiniz. Antropolog kimliğinizin yanında gazetecilik, yazarlık kimliğiniz de var. Biliyorum ki İran gözlemlerinizden başlayarak Refah Partisi ve nihayetinde Fethullah Gülen Cemaati hakkında değişik saiklerle yoğun mesai harcadınız. 25 yıla yaklaşan bu tecrübeyle birlikte kanser illetini yenme başarısını gösterdiniz ve Pembe Çatı’yı kurdunuz. Sizi kısaca böyle anlatmak elbette yeterli değil; fakat özgeçmişiniz hakkında kısaca ne eklemek istersiniz?

        ​  Nevval Sevindi: Devlette İmar İskân Bakanlığı’nda çalıştım, GAP İdaresin’de araştırmacı olarak çalıştım ve bir STK kurarak köy köy bölgeyi gezip, kadınlarla çalışmalar yaptım. Her yerde konuşmacı oldum. Gazete köşe yazarlığını uzun yıllar yaptım, Yeniyüzyıl gazetesi kapanana kadar çok farklı sosyal çalışmalara, ilklere imza attım. Saydıklarınız Yeniyüzyıl gazetesinde yaptığım dizilerden en popüler olanları. 16 kitap yazdım ,dünyanın bir çok yerini dolaştım. Türk kültürünün, izini takip ettim. Avrupa’da ödül kazanan “Göç Kuşakları” belgeselini çekerek 3 kuşak Türklerin hikayelerini aktardım, inceleme şansı buldum. Doğuda ve Batıda Türk kültürünün yapı taşlarını araştırabildim. 16 kitabım var. Türk Rönesansı için sentez oluşturmak, kimlik çalışmaları üstüne birçok yazım var.
 
            Kanserle ilgili çalışmalarıma 1998’de başladım. 2010’da Pembe Hanım Kanserli Hastalar ve Yakınları Derneğini kurdum. Yurt içi ve dışı yüzden fazla proje yaptık. Uluslararası alanda itibarımız çalışmalarımızla perçinlenmiştir.

Soru: Refah Partisi ile alakalı sosyal bilim disiplininde çalışmalar yaptınız. Şimdi o Refah’tan günümüze gelen Ak Parti nerede kimlik paralelliğini sürdürüyor yahut bugün ki AK Parti’nin temel ayrımı sizce nedir, nelerdir?

Cevap: Refah Partisi kadınlarını ve içyapısını araştırdığım dizi çok ses getirdi. Yurt dışında ve içinde akademik referans olarak kullanıldı. Yurt dışından içeride görmediğim kadar, çok daha büyük bir ilgi gördüm. Bilimle siyasetin yakın olduğu Batı ile siyasette bilimin hiç olmadığı Türkiye farkının bizi buraya getireceğini uzun yıllar tekrar tekrar yazdım.

Refah partisi “Milli Görüş” ideolojisinin sahibi ve savunucusu idi. “Allah rızası” için sloganıyla kadınları, erkekleri, muhafazakâr birçok insanı siyaset alanına çekti. İdeolojinin neferi haline getirdi. Liderliği yapan Erbakan pek çok kapalı toplantıda söylediği gibi “Siz bizi iktidara getirin gerisini düşünmeyin” ve soru sormayın derdi. Örgütlenme biçimi, sosyal yapısı, kadınların beklentileri, siyasetin tüm sosyal ve kültürel alanı ideolojiyle kavraması gibi çeşitli sorunsalları yazdım.

 AKP ise Erbakan’ın altındaki halıyı çekip sırtına attı ve çıktılar yola. Pragmatist davrandılar, demokrasi tramvay olarak kullanıldı. Çok büyük farklar olmasa da uygulamadaki pragmatizm ve ilişkiler temel ayrım olarak görülebilir. Kendi içinde kapalı devre yönetim ve tek adamın son sözü söylemesi otoriter bir siyasi yapının devamıdır.
 
Murat Taşdan: Ak Parti bir lider hareketi mi? Yoksa kadro/lider/ideoloji kavramsallığında yolunu sürdüren Türkiye gerçeği mi?

Nevval Sevindi: Refah partisi kadrolarının bir lider etrafında var olan ideolojiyle yola çıkma hikâyesidir. İktidara oynadıkları, varoşlarda sosyal ve kültürel alandaki güçleri bize bu sonucu gösteriyordu. Eski yazdıklarıma bakınca  “bile bile” lades çok net!

Murat Taşdan: Fethullah Gülen ile alakalı kitabınız çok ses getirmişti; sizce Fethullah Gülen ve cemaat nedir, bir profil çizme şansımız var mı?

Nevval sevindi: Evet.. Yeniyüzyıl’da röportaj ve kitap olarak basılması çok ses getirdi. 28 Şubat’ta da çalışmam aleyhime bir belge gibi değerlendirildi. Sosyal bilimci ve de gazeteci olmanın bu ülkedeki tehlikeli kodları!
Cemaat bir eğitim atağı, Orta Asya Türk coğrafyasına yeniden dönme ve orada Türkçe, Türk kültürünü götürme ideali ile başlamış. FG eğitimin önemine inanmış biriydi. İngilizce bugün dünya dili olduğundan, herkes bunu öğrenmek istediğinden iyi İngilizce öğreten okullar olarak Orta Asya’ya gittiklerini söylediler. O dönem Turgut Özal’dan tutun bir çok generale kadar herkes okullardan çok etkilendiğini yazdı, çizdi ve destek verdi. Milliyetçi yanı ağır basıyordu. Küçük bir cemaatten dünyaya yayılan bir büyüme beraberinde birçok sorun getirir. 28 Şubat da içeride FG ve cemaati sorun olarak değerlendirdi.

Ancak AKP kurucuları, lideri ve herkes cemaate çok yakın, çok destekçiydi her zaman. Gerçi benim yaptığım röportajda FG “Milli Görüş” ve Erbakan’ı çok ağır eleştirmişti. Hiçbir zaman bir araya gelmediklerini belirtmişti. AKP ile durum değişti.
 
Murat Taşdan: Cemaat, Akp yakınlaşması ne zaman başladı dersiniz? Süreç nasıl işledi ve bu meşhur yol ayrımına gelinen sebepler hakkında düşünceniz?..

Nevval Sevindi: Cemaatin genç kalemleri, yöneticileri AKP’ye çok yakındı. Yol ayrımına nasıl geldiklerini hepimiz izledik.

Soru: MHP’nin (ve CHP) kaset skandalları ardında Cemaat operasyonu olduğu en azından (bizce) eminlikle biliniyordu. Sizce de cemaatin işi mi? Neden bunu yapmak istediler?
Cevap: Bu konuda bilgim yok.
 
Murat Taşdan: Kendinizi Yörük, Türkmen ve Milliyetçi olarak tanımladığınızı bana bir diyalogumuzda söylemiştiniz. Milliyetçilik sizde nasıl tariflenir?

Nevval Sevindi: Rumeliliyim. Biz milliyetçi doğarız ve yetiştiriliriz. Dedem Osmanlı subayıydı.
Milliyetçilik kötü bir damga olarak pazara sürülüyor devamlı. Bu ezberi bozacak teori de ortalarda yok. Milliyetçiliğin tarifini Batı’dan alan elitler “ırkçı,şoven ve emperyal” demek istiyorlar. Ancak bu kavram Batı’ya ait... Neden beni ve kültürümü temsil kabiliyeti olsun ki? Bence yok. Kendi kavramlarını üretmeyen  zihinler ezber üzerinden konuşuyor. Bu robotik zihinsel yapılanma bizi bir yere götürmüyor. En basit milliyetçilik tarifi; köklerini bilmektir. Avrupalı bunu bilmeden aydın sayılmaz. Ürün veremez. İtibarı olmaz. Markamız milli kültürel kimliğimizdir. Türk bir ırk ifade eden sözcük değildir. Kavimler topluluğuna verilen isimdir. Neden korkuyorsunuz? Türk olmanın değerini, onurunu yeniden tarif etmek zorundayız. Etrafınıza bakın; İran milliyetçiliği 2500 yıllık koyu mu koyu, Arap milliyetçiliği, Yunan milliyetçiliği saldırgan, Bulgar milliyetçiliği ve Rus milliyetçiliği. Kimse okuma yazma bilmiyor mu yoksa?

Sürekli kendi milletini, kültürünü, dinini, tarihini küçümseyen ve horlayarak konuşan aydınlar gördüm. Akademik en ünlü yerlerde ve unvanlarda aydınların tek kelime Osmanlıca bilmeden tarih profesörü olduğu, sadece Batılı yazılı kaynaklardan öğreticilik yaptığı ve tez yazdığı zaten bilinen bir gerçek... Hiçbir Doğu dili bilmeden Doğu, İran ya da Arap uzmanları olduğu gibi kendi dilini yetersiz bulan, sevmeyen de çok gördüm. Kendi dil köklerini merak etmemiş ve etmeyen, Türk lehçelerine hiç ilgi duymamış. Orta Asya’yı hâlâ Cengiz Han döneminde sanan aydınlar. Dede Korkut ya da Manas destanı okumadığı gibi Kur’an-ı Kerim okumadığı için övünen aydınlar. Medyanın çok sevdiği aydınlardan ne kadar göçebe ve ilkel olduğumuzu devamlı suratımıza haykırdılar. 90 yıl geçti Çanakkale Savaşı’nı sahiplenmek için…

Kimliksiz aydın sınıf, kimliksiz burjuvazi (yani parası olanlar burjuvaziyi oluşturamayanlar), kimliksiz siyasetçi ile Türkiye bu güne gelmiştir.

Aydın cesareti hiç önderlik edemedi. En etkili ve can acıtıcı cümlesini yazının sonunda ediyor: “Ancak kuşkusuz Türklere karşı propagandanın en ilkelini; ama etkilisini her zaman olduğu gibi Türklerin kendileri yürütüyor.” Bu medya, Akademik dünyanın global bir oyuncu ve yarışçısı olmak yerine kendi yabancılığıyla, yarılmış kişiliğiyle medyanın çoğu gibi yumruğunu Türkiye’ye indiriyor. Kendi dilinden hazzetmeyen, dinini gerici, geleneklerini ilkel bulan aydınlar sisli bir gece gibi örtüyor önümüzü. Bu sisi delecek el feneri kültürümüzün değerlerine sahip çıkan, üreten ve sentezi yapan aydınlardır. 

Türk olmak bir gurur ve onurdur.

“Çünkü bu millet asırlardan beri bu gibi mürtecilerin, cahillerin, riyakarların, menfaatperestlerin, serserilerin ,yobazların sözlerine inanmak saffetini gösterdiğinden dolayıdır ki bugün çamurdan ve sazdan izbelerde oturmaya mahkum, çıplak ayakları ve vücutlarıyla çamur, kar ve yağmurların amansız şamarı altında yeniden aklını başına toplamak zorunda kalmıştır.”20 Ocak 1923 Mustafa Kemal/ Akşam Gazetesi

 
Murat Taşdan: MHP’nin politik durumu ve Bahçeli ile geleceği hakkında söyleyecekleriniz var mı?
(Özelde 1 Kasım sonuçları)

Nevval Sevindi: 2 Milyon oyu nasıl kaybetti?!. Bunu soran herkese neden düşman oluyor? Lider istişare etmezse sadece emreder. MHP eliyle, Bahçeli eliyle milliyetçilik tasfiye edilmeye çalışılmaktadır maalesef. 1 Kasım’da milliyetçilik ile AKP oy toplamıştır. İktidar olmuştur gerçek bu.

Murat Taşdan: Meral Akşener’in adaylığını nasıl yorumluyorsunuz?

Nevval Sevindi: Çok olumlu bir adım olarak görüyorum.

Murat Taşdan: MHP’nin ideolojik sorunu mu var? Yoksa parti yönetimi mi beceriksiz? Yahut hiç mi meselesi yok?!.

Nevval Sevindi: MHP, Yeni Milliyetçiliğin tarifini yapamamış, Türkçülük/Türk kimliği üstüne hiçbir ideolojik ve kavramsal çalışma üretmemiştir. Ziya Gökalp’ten beri ayni yerden devam etmekte, hamasete boğulmuş bir başarısız kadro halinde görülmektedir.

Bahçeli’nin kabul edilemez siyasi başarısızlıkları ise uzun bir liste halindedir.
Türk milliyetçiliği çalışılan bir akademik alan olmadığı gibi milliyetçiyiz diyenler de buraya hiç girmemiş, akademik bir nokta, virgül koymamıştır.

Murat Taşdan: Son olarak başkaca demek istediklerinizi öğrenmek isterim?


Nevval Sevindi: Aklımızı başımıza toplama zamanıdır. Milli ruhumuzu yok ederek bu defa Türk’ten kurtulmak ve ebediyen onu ve zihnini esir etmek isteyenlere karşı binlerce yıllık bağrımızdan çıkan haykırışımızla yerleri gökleri inletmeliyiz: “Türk’ü yeryüzünden silemezsiniz.”

Murat Taşdan: Nevval Hanım bu güzel sohbetten ötürü çok teşekkür ederim.

 

 

 

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI