Reklam
Bugun...
Bir Asker “Astsubaylar Ölüyor” Pankartı Yüzünden Neyle Suçlandı?


Müyesser Yıldız
 
 
facebook-paylas
Tarih: 09-06-2018 13:27
     

2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel'in, Malatya'daki iftar yemeğinde Erdoğan'ın siyasi sözlerini alkışlamasıyla ilgili tartışmalar hız kesmeden devam ediyor.

Ama öyle bir devam ki!.. İktidar ve medyası, sanki böyle bir olay yaşanmamış da Muharrem İnce durup dururken veya Afrin operasyonuna karşı çıkan ABD'den gelen bir telefon üzerine, “O komutanın apoletlerini sökeceğim” demiş algısı yaratarak, CHP'yi Afrin ve Kandil operasyonlarına karşı çıkıyor konumuna düşürdü.

Nirengi noktası olan, “Askerin, siyasete bulaşması” veya “Astlık-üstlük ilişkilerinin zedelenmesi” meseleleri ise hak getire!..

Madem ki, askerin bir siyasi konuşmayı alkışlaması normal, bir önerim var:

Zekai Aksakallı; O da Korgeneral...

O da 15 Temmuz darbesinde suikasttan kurtuldu...

O da Fırat Kalkanı kahramanı...

Şimdi Gelibolu'da 2 Kolordu Komutanı.

Gelibolu ve Çanakkale Belediye Başkanları CHP'li. Herhangi biri. Muharrem İnce'nin katılacağı bir iftar versin. Aksakallı da davet edilsin. Vazgeçtim, İnce'yi alkışlamasını, o iftara gitmesine iktidar ve medyası ne buyurur acaba?!.

-Bunları Ne de Çabuk Unuttuk?-

İsmail Metin Temel tartışmaları, dallanıp budaklanırken, Genelkurmay Başkanlığı'nın sessizliği dikkat çekiyor.

İlginç!..

Çünkü o Genelkurmay, Balyoz-Ergenekon kumpasları döneminde hapisteki silah arkadaşlarına sahip çıkan, Sessiz Çığlık eylemlerine katılan emekli askerler, hatta eşleri hakkında bile “Siyasi faaliyette bulundukları, TSK'yı rencide edici konuşmalar yaptıkları, astlık-üstlük ilişkisini zedeledikleri” için işlem yapıp, askeri tesislere girmelerini yasaklamıştı.

Emekli generaller Nusret Güner, Osman Özbek, Naci Beştepe, emekli Albay Hüsnü Şimşek gibi...

-İlker Başbuğ İçin Yargılama İzni Verilecek mi?

Yine İsmail Metin Temel'in “Apoletlerinin sökülmesi” tartışmaları kapsamında CHP, iktidara İlker Başbuğ örneğini hatırlatıp, “Başbuğ'un apoletlerini kim söküp, hapse koydu?” diye sordu.

İktidar da, bunun kendilerinin değil yargının işi olduğu açıklamasını yaptı.

O halde sorulması gereken bir soru daha var.

Bilindiği gibi, Yargıtay'ın bozma kararının ardından Ergenekon davası yeniden görülmeye başlandı. İstanbul'daki mahkeme, İlker Başbuğ dosyasını ayırıp, Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi. AYM de Anayasa gereği, Başbuğ'un yargılanması konusunda Başbakanlık'tan izin talebinde bulundu.

Yaklaşık 9 ay geçti. Ne oldu sahi?

Ne olduğunu anlatayım; Söylendiğine göre, AYM'nin yazısı Başbakanlığa 2 ay önce ulaşmış. Teknik çalışmalar sürüyormuş. Görünen, iş Türkiye'nin “Son Başbakanı” Binali Yıldırım'ın imzasına yetişmeyecek. Şayet 24 Haziran seçimlerini yine AKP kazanırsa, Erdoğan hükümetine kalacak.

Bu durumda, İsmail Metin Temel'e sahip çıkan Erdoğan, bakalım Başbuğ konusunda ne yapacak?

-Başbuğ'un Tanığı Kimdi?-

Daha dün Erdoğan, “Milletim, kimin apoletini sökeceğini, kime apolet takacağını çok iyi bilir” derken, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Niye sökeceksin apoletini? Söküp de FETÖ'ye mi, Apo'ya mı takacaksın? Kime takacaksın?” sorularını yöneltti.

Bozdağ'ın sorusundan hareketle, yine İlker Başbuğ örneğine dönelim:

Türkiye'nin 26'ıncı Genelkurmay Başkanı, “Terör örgütü yöneticiliğinden” bir anlamda “Apoletleri sökülüp” Silivri'ye tıkıldığında, Ergenekon davası tanıklarından birisi kimdi?

Bölücü terör örgütü PKK'nın ikinci adamı Şemdin Sakık!..

Böyle birisinin tanıklık yapmasına, Erdoğan ve ekibinden herhangi bir itiraz, tepki gelmiş miydi, hatırlayanınız var mı?

Şimdi, “O vakitler Başbuğ'un apoleti kime takılmış oldu?” diye sorsak, çok mu ağır olur?

-Bir Astsubayın Başına Gelenler-

Erdoğan, dün Kayseri'de 1. Komando Tugay Komutanlığı'ndaki iftarda, astsubayların özlük haklarına ilişkin müjdeler verdi ya; Çok değil, 4 yıl öncesinden bir başka örnek.

Emekli astsubayların bir derneği var; TEMAD. Açılımı Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği.

2014 yılında özlük haklarının düzeltilmesi için çeşitli illerde toplantı, gösteri, oturma, siyah kurdela eylemi ve ölüm orucu düzenlediler.

7 Mart'ta Eskişehir'de İl Jandarma Komutanlığı yakınında da benzer bir eylem yapıldı.

Bu eylemin önemi şu; O gün dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Eskişehir'e gelecek ve konvoyu buradan geçecektir.

İşte bir grup emekli astsubay, ölüm orucundaki arkadaşlarına dikkat çekmek için İl Jandarma Komutanlığın biraz ilerisinde pankart açtı. Polis, bu kişileri hemen gözaltına aldı.

Soruşturma dosyasından öğreniyoruz ki, meğer İl Jandarma Komutanlığı personeline, “Sayın Başbakanın konvoyunun geçiş güzergâhında bulunduklarından dolayı dışarı çıkılmayacak” talimatı verilmiş!..

Ancak Astsubay Kıdemli Başçavuş Taner Haydar Koçak dışarı çıkmış. Bu yüzden hakkında “Siyasi faaliyette bulunmak” suçundan soruşturma açılması talebinde bulunulmuş. Dönemin 1. Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Abidin Ünal da soruşturma izni vermiş.

Astsubay Koçak'ın neden dışarı çıktığını ve neler olduğunu ise Askeri Savcılığa verdiği ifadeden okuyalım:

“Olay tarihinde İl Jandarma Komutanlığı içinde bulunuyordum. Nizamiyeden Başçavuş ..... ....... beni aradı, .... Bey isimli birisinin benimle görüşmek istediğini söyledi. Ben de içeri alınmasını söyledim. Nizamiyeye doğru hareket ettim. Nizamiye dışına çıktığımda, 30-40 metre ileride .... Beyin beklediğini gördüm, yanına gittim. Daha önceden tanıdığım bir emekli astsubaydır. Bana sessiz bir şekilde 'Pankart açacağız' dedi. Ben bu sözü duyar duymaz hemen yanlarından uzaklaşmaya çalıştım. Bu sırada Emekli Astsubaylar Derneği'ne üye kişilerin pankart açtığını, 'Astsubaylar ölüyor' şeklinde sözler söylediğini, açılan pankarta polislerin müdahale ettiğini gördüm. Bunun üzerine ben de elimdeki telefonla oluşan kargaşanın fotoğrafını çektim. Benim herhangi bir şekilde bir grup emekli astsubayın Eskişehir'de yapmış olduğu pankart açmaya çalışma eylemiyle ilgim yoktur. Eskişehir'de miting alanında pankart açılacağını biliyordum, ancak İl Jandarma Komutanlığı önünde pankart açılacağını bilmiyordum.”

Soruşturma sonucunda Askeri Savcılığın, Koçak hakkında dava açmaya yer olmadığı kararı verdiğini kaydedip, İsmail Metin Temel olayına dönelim:

Dün astsubayların özlük haklarına ilişkin bir pankartı görüp, fotoğrafını çekmek, “Siyasi faaliyet” sayılıp, soruşturma açılıyordu.

Bugün bir siyasinin konuşmasını alkışlamak, takdirle karşılanıyor.

Nereden nereye?!.

Müyesser YILDIZ
9 Haziran 2018

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI