Bugun...
“ EVET” DİYECEKLER DE “HAYIR” DİYECEKLER DE


Nazım PEKER Düşündükçe
nazimpeker@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-03-2017 00:00
     

               15 Temmuz hain kalkışmanın önünde arkasında ne vardı? Bu kalkışmanın en önemli nedeni neydi diye hiç araştırdık mı?

                Elbette cevabımız hayır olacak. Çünkü biz millet olarak yalın ve çıplak gözle gördüklerimizi biliriz. İşin aslı nedir, nedendir sorup, araştırma zahmetine katlanmayız.

                TSK’nın özellikle de Güneydoğu’da PKK ile göze göz, dişe diş mücadele etmiş subaylarını, “Ergenekon, Balyoz, Askeri casusluk, Ayışığı, Sarıkız” gibi komplolarla sindirdik, değerli mensuplarını 2, 3, 5 yıl içerde tuttuk.

                Bunları içerde tutan, sabahın köründe ilaçlarını dahi almalarına izin vermeden tutuklama emrini kimler vermişti?

                HSYK’nın atadığı ve bugün de tamamına yakınının FETÖ terör örgütü suçundan tutkulu ya da yurt dışına kaçan hâkim ve savcıları değil miydi?

                Dönemin başbakanı şimdi kaçak olan Savcı Zekeriya Öz’ün altına zırhlı araba verip, “Ben bu davanın savcısıyım” dememiş miydi?

                TSK’nın hallaç pamuğu gibi atılıp, sisteminin kısmen bozulmasından sonra alel acele pek çok albay tümgeneral rütbesiyle ordunun can damarlarına yerleştirilmemiş miydi?

                Peki bunların sebebi nedir acaba? Bunu hiç düşündük mü?

                2010 “Yetmez ama EVET” kampanyası ile yapılan ANAYASA değişikliği neden yapılmıştı, amaç neydi? Fetö neden, “Mezardakileri bile kaldırtıp oy verdiriniz” demişti?

                FETÖ’nün bütün amacı; HSYK’yı ve ANAYSA Mahkemesi’ni ele geçirmekti. İşte 2010 da ki ANAYASA referandumu ile FETÖ Terör örgütü “O zaman ki adıyla Cemaat ya da hizmet hareketi” yargıya kısmen egemen oldu. Çünkü bu değişiklik ile HSYK’nın yapısı değişti. Yapının değişmesiyle de Türk hukuk ve yargı sistemi değişmişti.

                Bütün bunları üst üste koyduğumuz da 15 Temmuz hain kalkışmasının en önemli nedeni 2010 da yapılan ANAYASA değişikliğinin sonucudur. Zaten FETÖ terör örgütü de bunun için “Yetmez ama EVET” kampanyasını uygun görmüştü.

                16 Nisan ‘da yapılacak Anayasa referandumunda “HAYIR” kampanyamızın amacı devletin tapusunun bir kişiye verilmesinin sakıncalarını gördüğümüzdendir. Bu kampanya asla ve asla bir R. Tayip Erdoğan karşıtlığı kampanyası değildir.

                Bu yetkilerle iktidara gelen kim olursa olsun, etrafındakilerin de, “Pohpohlaması ve sen bilirsin, sen yaparsın” yağcılığıyla diktatörlüğe eğilebilir. Bu ben dahi olsam!

                Sayın Bahçeli bu işi önce, “Cumhurbaşkanı Anayasa suçu işliyor. Anayasaya uymuyor. Öyleyse Anayasayı ona uyduralım” gerekçesiyle yola çıktı. Bu gerekçe tutmayınca, “Devlet için evet, millet için evet, ülkenin bekası için evet” konumuna geçti.

                Madem beka sorunu varda, 2019’un Kasım ayına kadar BEKA sorunu ne olacak?

                Bizleri olmadık suçlamalarla suçlayıp tehditler ediyorlar. Bu yakışır mı? Sandıktan ne çıkarsa halkın iradesidir ve kabulümüzdür. Madem bu insanları terör örgütü olmakla, 15 Temmuz hainleri ile bir tutacaksanız neden referandum yapıyorsunuz ki?

                Bana göre “EVET” diyecekler de, “HAYIR” diyecekler de Anayasal ve demokratik haklarını kullanacaklar. Her ikisine de saygımız vardır. AKP’li seçmen bile buna hayır demekte. Ve öyle görünüyor ki, 16 Nisan da halkın iradesi “HAYIR” olarak tecelli edecektir.

                Sayın Meral AKŞENER’in 08.03.2017 Çarşamba günü FOX TV “Çalar Saat” programında İsmail Küçükkaya ile sohbetinden notlardır.

                Esen kalınız.     



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI