Bugun...
Apandisit hastalığı


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-05-2016 00:00
     

Apendiks; karnın sağ alt kısmına yerleşmiş, ince bağırsağın bittiği ve kalın bağırsağın başlangıcı olan çekumda yerleşik bulunan, solucan şeklinde, 5 mm çapında, içi boş ve 5-10 cm uzunluğunda, kör sonlanan bağırsak parçasıdır. Apendiks iltihabına ‘apandisit’ denir.

Akut apandisit, sindirim sistemi hastalıklarının en sık görülenlerinden birisidir ve acil ameliyat gerektiren karın ameliyatlarının en sık nedenidir. Her yaşta görülebilse de en sık 20-30 yaşlarında görülmektedir. Her 10 kişiden biri hayatının bir döneminde apandisit olacaktır. Erkeklerde kadınlara göre biraz daha sıktır.

Sıklığına karşın akut apandisitin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Büyük olasılıkla olayı başlatan neden apendiksin tıkanmasıdır. Tıkanma mukus salgısının akımını engelleyerek apendikste şişmeye yol açar. Şişmeye bağlı apendiks duvarında oluşan olası kanlanma bozukluğu, bağırsakta zaten bulunan bakterilerin apendikste infeksiyon oluşturmasına zemin hazırlar.

Akut apandisitin klasik tablosunda; göbek çevresinde bir ağrıyla başlayıp, iştahsızlık, bulantı ve kusmayla devam eden bir ya da iki günlük bir gelişim söz konusudur. Apendikste şişme oluşunca, göbek etrafında yaygın olarak bulunan belli belirsiz ağrı karnın sağ alt tarafına kayar ve yerleşir. Daha sonra iltihabın ilerlemesi ile birlikte, bir delinme -patlama- oluşmasa bile bakteriler zedelenmiş duvarın dışına çıkabilirler. Böylece karın zarı tutulumu ortaya çıkar ki bu da çok şiddetli ağrı ve duyarlılığa neden olur. Bu evrede ateş ve beyaz küre (WBC) yükselmesi vardır.

Akut apandisit acil hastalıklar grubuna girdiği için, apandisit bulguları mevcut olan hastalar polikliniklerde vakit kaybetmemeli, derhal bir hastanenin acil servisine başvurmalıdır. Akut apandisit en sık görülen acil cerrahi hastalık olduğu için adeta zamana karşı yarışarak teşhis ve tedavi edilmelidir. Teşhiste en çok atipik durumlar hekimleri zorlar. Bulguları nerdeyse apandisitle aynı ancak tedavisi farklı olan diğer hastalıklar hızla ayırt edilip adım adım teşhise yaklaşılmalıdır.

Acil servise apandisit şüphesi ile başvuran hasta acil servise girdiği anda yeme-içmeyi bırakmalıdır. Çünkü hızla yapılan değerlendirme ve tetkikler sonucu apandisit tanısı kesinleşirse hasta acil ameliyata alınacaktır ve yediği içtiği şeyler yüzünden anestezi ertelenir ya da riske girer.

Kesin teşhis konulana kadar hastalara ağrı kesici yapılmaz. Çünkü bu hastalıkta en değerli veri ağrıdır. Eğer ilaçla ağrıyı ortadan kaldırırsak elimizde tutunacak bir dal kalmaz.

Hasta ile konuşma sonrası dikkatli bir fizik muayene tanıyı neredeyse koydurur. Hasta sırtüstü yatırılır. Dizler toplanarak karın kaslarının gevşemesi sağlanır. Hastadan ağrıyan yerini göstermesi istenir ve bu ağrılı kısımdan en uzak yerden başlayarak önce yüzeyel sonra derin palpasyonla karın muayenesi yapılır. Ağrıyan kesimlerde hasta istemeden karın kasını kasar, ki  bu bulguya defans denir. Gene bu bölgede bastırılan el aniden geri çekilecek olursa o bölgede bir ağrı artışı ve elektrik çarpmasına benzer bir his oluşur, bu bulguya da rebaund denir. Defans ve rebaund bulgusu tabloya periton adı verilen karın zarının da karıştığının belirtisidir. Sağ alt kadranda ağrı, defans ve rebaund olması apandisit tanısın tamama yakın koydurur. Dikkatlice bağırsak sesleri dinlenir. Bağırsak hareketlerinin artmış ve azalmış olması da biz hekimlere çok önemli bilgiler verir.

Daha sonra sıra laboratuvar ve görüntüleme tetkiklerine gelir. Klasik olarak hemogram yani tam kan sayımı, tam idrar tahlili, CRP, şeker, üre, amilaz gibi biyokimyasal tetkikler yapılır. Görüntüleme olarak da ayakta direkt karın grafisi, tüm batın ultrasonu ve tüm batın bilgisayarlı tomografisinden faydalanılır. Laboratuvar  ve görüntüleme tetkiklerinden sonra teşhis neredeyse tama yakın doğrulukla konur.

Apandisit her yaşta görülen bir hastalık olduğu için küçük çocuklarda ve yaşlılarda tanıyı koymak oldukça zorlaşır. Apandisitin cerrahi olarak çıkarılması gecikirse halk arasında apandisit delinmesi ya da patlaması oluşur. Kalın bağırsakta bulunan hastalık yapıcı bakteriler karın içine yayılır ve hatta kana karışır. Hayatı tehdit eden, ölüme yol açabilen komplikasyonlar gelişebilir. Şunu unutmamak gerekir ki apandisitin ölümle sonuçlanması, gecikmeden kaynaklanmaktadır. Apandisit delinmesi öncesi ölüm oranı %0-0.3 arasındayken delinmeden sonra en az %1 olup, bu oran yaşlılarda %15 e ulaşır.

Apandisitin tedavisi cerrahidir yani ameliyattır. Ameliyat klasik yöntemle sağ alt kadrana yapılan ~5 cm lik bir kesi ile yapılabileceği gibi, laparoskopik yöntemle 3 ya da 4 delikle karın içine girilip iltihaplı apandisit başarı ile çıkarılır.

Uygun sürede tanı konup başarı ile yapılan bir apandisit ameliyatı sonrası hastanede yatış süresi 1-2 gün, işe başlama süresi 15-20 gündür. Hastaneye geç başvurma, tanı konulamama ya da ameliyatın geciktirilmesi durumunda hayati risk oluşmakta, hastanede yatış süresi ve iyileşme süresinde uzama, yara infeksiyonu ve ek komplikasyonlarda artma gözlenmektedir.

Son söz: Apandisit her yaşta, her mevsimde, her insanda günün birinde sebepsiz yere aniden oluşabilen bir hastalık olduğu için apandisit bulguları başlayan veya kendinde apandisit olduğundan şüphelenilen kimselerin hiçbir ağrı kesici kullanmadan yemeyi içmeyi kesip tam donanımlı bir hastanenin acil servisine başvurması gerekmektedir.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI