Bugun...
Birliğe ‘Evet’ Tefrikaya ‘Hayır’


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 23-01-2017 00:00
     

“Bir Ülkücünün Manifestosu” adlı makalemizde 9 Ocak 2017 günü başlayan Anayasa değişikliği hakkındaki kanun teklifinin TBMM görüşmeleri ve oylamaları esnasındaki Ülkücü/Milliyetçi kesimde oluşan tepkinin boyutu ile ilgili bahsederken: “Kozmik oda durumundaki Genel Merkezin tahayyülüne anlam yükleyemediğimiz zamanlarda; Eskişehir Ülkü Ocakları Başkanlığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevlerinde bulunan Merhum Ali Metin Tokdemir’in (1959-1995) dediği gibi: “Ülkücülük, bazen evinin bir köşesine çekilip; onurlu ve lekesiz bir şekilde yaşamaktır.” sözüne kulak vermek, en doğru olanı, değil midir? Bir önceki yazımızda Ülkücülükten bahsederken: “Gereğinde; azim ve cesaret, yiğitlik ve kahramanlık, gereğinde ise sabır, sükunet ve sühulet sahibi olmak gibi meziyetlerin tamamı, dava adamlığının gereğidir.” demiştik. İçinde bulunduğumuz dönem; sabır, sükunet ve sühulet zamanıdır, diye düşünüyorum. En azından anayasa değişiklik teklifinin nihai oylaması olan 2’nci turun neticesini müşahede ve meşveret etmek, gerekmez mi?” sözlerimizle sabrı telkin etmiştik. Kamuoyunda da yeterince karşılık bulmuştu.

Elbette ki ihtilaflı hususlarda zülfüyare dokunduğumuz “MÜŞAHEDE ve MEŞVERET” başlıklı yazılarımızı gündeme dipnot düşmüştük. Sizlerle “MÜŞAHEDE ve MEŞVERET” dipnotlarımızı paylaşıyorum.

* Camiamızın sabrının test edildiği ve belki de Genel Merkez’in nabzının yoklandığı anlardan bir tanesi, 14 Ocak 2017 Cumartesi günkü TBMM’nin 58’nci Birleşimde vuku buldu. Grubu adına söz alan konuşmacı AKP Bursa Mv. ve Anayasa Komisyon üyesi İsmail Aydın: “Anayasalar kutsal metinler değillerdir, toplumun ihtiyaçlarına göre kendilerini yenileyebilmelidirler. Aksi hâlde, toplumun gerisinde kalarak toplumun ihtiyaçlarına cevap veremez duruma gelirler. Anayasa'nın değiştirilemez maddesini kabul etmek mümkün değildir. Gerekli nisapla Anayasa'nın tüm maddeleri değiştirilebilir.” sözlerini sarf edivermişti. Biz de 17 Ocak’taki “Anayasamızın ilk dört maddesi kutsal hükümlerdir” başlıklı yazımızda: "Hatırlatma! T.C. Anayasası’nın ilk 4 maddesinin muhtevasındaki hükümler, ‘Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan Türklere (T.C. Anayasası, mad. 66)’ göre kutsaldır. Anayasa'nın 1'inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu, 2'nci maddesindeki Cumhuriyet'in nitelikleri ve 3'üncü maddesindeki; devletin bütünlüğü; dilinin, Türkçe; bayrağının, beyaz ay yıldızlı al bayrak; Milli marşının, İstiklal Marşı ve başkentinin ‘Ankara’ olduğu hükümler; ‘gerekli nisap’ta dahi, yolunda can verilecek derecede sevdiğimiz, Türk’üm diyebilen herkes için kutsi ve mukaddes olan (TDK Sözlüğü); bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen maddelerdir (TDK Sözlüğü). Din ve Devlet, Mülk (Vatan) ve Millet, mukaddestir." diyerek hem Sayın Milletvekillerine hem de Türk milletine bir kez daha hatırlatma vazifemizi yerine getirmiştik.

* En büyük kaygım ve muhalefet şerhim, yukarıdaki tepki gösterdiğimiz sözler apaçık ortada iken ‘Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan her Türk’ün’ yaşam pınarı olan T.C. Anayasası’nın ilk dört maddesinin “Evet” oyu vericiler tarafından ileriye matuf ne şekilde garanti altına alındığı konusunda ikna olmuş, değilim.

* 17 Ocak: Haklılığınızı, haksızlardan sadece birine saldırarak ispatlayamazsınız; ya neden haklı olduğunuzu anlatabilmelisiniz ya da tüm haksızları, topyekun muhatap almalısınız.

* 18 Ocak: Düşmanımızın düşmanı, bize gerçek dost mudur, yoksa birine düşman kaldığımız sürece diğeri ile müttefik olmamız mıdır? Dostu bilip düşmanı tanımak, lazımdır.

* 19 Ocak: Amaç ve gayret, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin her dem 'Varolma' ve her daim Türk kalma mücadelesi ise; 'önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben' felsefesi kadar tabi ki de 'mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır.' Niyet, nasibe mahkumdur. Her ikisinde de hakimiyet, Türk milletinindir.

* 20 Ocak: Biz, Türk'ün son yurdu ve Türk milleti uğruna mermi çekirdeğini ay çekirdeği yapıp çitlemiş Şehitler kervanının son yolcularıyız. Biz, herhangi bir ahlaksız teklife, bu ülkenin tapusunu, bayrağını ve marşını mazide değişmemiş atide de değişmeyecek yardan vazgeçmiş serdengeçtileriz.

* 21 Ocak: Dün 'gittiği yerin bir türlü yenisi olamayıp, ayrıldığı yerin eskisi olmakla övünen' olarak tarif ettiklerinizi, şimdilerde ise 'falanca yerdeki bizden menşe alanlar' olarak tanımlamak; ya güpegündüz güneş tutulmasıdır ya da gecenin köründe gözünüze ışık tutulmuş geçici bir körlüktür. O vakit, onca çekilmiş çileye karşın yuvadan ayrılmamış; çilekeş, vefakar ve sadık olanların kökü nerede aranacaktır?

* Türk milleti için hayat memat meselesi olan Anayasa değişikliği oylamaları, her nasılsa on üç gün gibi kısa bir zamanda tamamlanıvermiş, 21 Ocak 2017 saat: 04.00 itibari ile “Kabul:339, Red:142, Çekimser:0, Geçersiz:2, Boş:5” oy dağılımı ve yeterli nisapla halkoyuna sunulmasına karar verilmişti. Bunun üzerine bendeniz naçizane olarak “KANAAT ve KARAR” başlığı altında “Tabiiyetim, Türkiye Cumhuriyeti; Fikriyatım, Ülkücülük; partim, Milliyetçi Hareket Partisi; anayasa değişikliği ile ilgili referandum hakkındaki kişisel görüşüm, önce ülkem ve milletim sonra ailem ve şahsım adına 'HAYIR'lı olanıdır. 'Niyet, HAYIR; Akıbet, HAYIR' olsun, inşallah!” şeklinde tarihe dipnot düşmüştüm.

HASIL-I KELAM Her kim ki referandumdaki tercihini kâh 'Hayır' kâh 'Evet' olarak tayin eder ve yaşam felsefesine ve muradına uygun ama Türkçe olmayan hangi yabancı dilde (No/Yes, Lâ/Neam, Net/Da vb.) zikrederse etsin; reyini 'Hayır' veya 'Evet' şeklinde 'Türk'çe' kullanacak olan Milliyetçi/Ülkücü herkes, her hâl ve kârda birbirine öz kardeştir. Birisinin 'Evet'i; duasıdır, ümididir ve inşaallah'ıdır, diğerinin 'Hayır'ı ise; kaygısıdır, tedbiridir ve mazallah'ıdır. Her ikisinde de ortak şuur, memleket ve millet meselesi olacaktır. Ülkücü/Milliyetçi camianın tercihi ve takdiri her ne olursa olsun, birlik ve beraberliğe 'Evet' hizip ve tefrikaya 'Hayır' denilmiş olunacaktır. Netice böyle algılanmalı ve böyle tezahür etmelidir. Anayasa değişikliği referandumundan safların sıklaşarak çıkılması elzemdir. Ameller, niyetlere göre hasıl olur. Dolayısıyla hiçbir Ülkücü'nün ne 'Hayır'ı CHP ya da hdp ile ne de 'Evet'i AKP ile benzeşecektir. Şen ve esen kalınız



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI