Bugun...
Elma kurdu mu, sandın!


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 07-02-2018 07:39
     

“Hıristiyan Gagavuzların (Gök-Oğuz Türkleri) kullanmış olduğu ve İslam'ın ruhuna da aykırı olan bu işaretle Ortadoğu'ya girmek mümkün olabilir. Fakat, Ortadoğu halkının gönlüne girmek için bu sembol tepki çekmekten başka hiçbir işe yaramaz.” açıklamasını yapan eskimiş AKP Düzce Mv.nin paralojik mantığı, yine bir zamanlar sarf ettiği "Hz. İbrahim tabii ki benim. Hz. Muhammed ise en küçük kardeşim" sözlerindeki ahmaklık ve aymazlık ile birebirdir. İnanç olarak, İslam ahlak ve faziletinden; köken olarak da, Türklük gurur ve şuurundan mahrum ve bîhaber olan böylesine bir  zattan, daha ne beklenebilirdi ki! Hayatının hiçbir döneminde ‘MHP’nin Anatomisi’nde kaleme aldığımız hasletleri sağır kulakları işitmemiş, kör gözleri görmemiştir. Özetle şöyle demiştik: “Yaratanın hücre üstüne hücre koyduğu bir cenin iken ruhumuza nakış nakış işlediğidir, İslamiyet... Türk’ün ilk ve son Başbuğu (!) atamız Alparslan Türkeş’in ‘Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur’ dediğidir; ruhla bedeni harman yapan, Ülkücülük harcını karan... Daha doğarken ilk tokatta, ilk ağlatılmada ve ilk nefeste içimize çektiğimizdir, Türk-İslam Ülkücülüğü... Kalbimizdeki ‘tik-tak’ bize ‘Kızıl Elma’dır... Gözlerimizin feridir, 9 Işık... ‘Nizam-ı Alem’ rüyamızda, İlay-ı Kelimetullah’ tahayyüldedir. Dillerde tekbirdir, zikirdir; ‘Ya Allah! Bismillah! Allah-u Ekber!”

Çin’de bir mağarada sergilenen 6. yüzyıla ait Türk hakanı heykelindeki Bozkurt işaretinin, İslamiyet öncesi Göktürk döneminde ve diğer Türk devletlerinde, Türk hakanlarının zafer işareti olduğu bilinmektedir. Bozkurt işareti simgesel manasıyla bir kurttur ve bütün Türk dünyasında da kullanılmaktadır. Millet Partisi kurucusu Merhum Osman Bölükbaşı: “Yahu Türkeş, siz bir işaret yapıyorsunuz, kurda benziyor. Onu anladık da benim bildiğim, sen Türkeş ona bir mana yüklemişsindir.” dediğinde Türkeş: “Bak ağabey, şu serçe parmak Türk’tür, şu işaret parmağı da İslam’dır. Şu Bozkurt işareti yaptığımız işaretin arada kalan boşluk ise cihandır (dünyadır). Son olarak kalan 3 parmağın birleştiği nokta ise mühürdür. Yani ağabey işaret ederek gösterir isek, şu çıkar: Türk İslam Mührünü Dünya’ya vuracağız…” cevabı ile Bozkurt işaretine yüklediği anlamı izah etmiştir.

Türk Ülkücülüğünün ‘Kızıl Elma’sı; yakınlaştıkça uzaklaşan hedef ve milli gerilimin soyut bir ifadesidir. Her dönemin kültürü, gerilimin gücüne göre onu isimlendirir, somut bir hedefle belirler ve anlamlandırır. O zaman için Kızıl Elma bilinmiş olur. Ancak Türk gücü oraya vardığında, Kızıl Elma ele geçirilmiş olmaz; bu kere daha ileride ve yine belirli bir yere geçer. Kültürün Kızıl Elma hasreti yahut hırsı, her seferinde ülküsünü yenileyerek toplumu ileri iter. Kızıl Elma ülküsü, Türklerin Müslüman olmalarından sonra kavuştukları fetih ve gazâ ruhu ile örtüşmüştür. Güçlü bir fetih duygusu halinde ortaya çıkan Kızıl Elma, Türk boylarının sürekli olarak batıya akışlarının ülküsü haline gelmiştir. Anadolu’ya girişten itibaren hiç eksilmeyen fetihler ve Anadolu’nun Türkleşmesi süreci de bu ülküyü besleyen gerçekçi ve toplumsal gelişmeler oldu. Kur’an yorumları, bir sahabenin yatıyor olması ve dillerde dolaşan çeşitli hadislerle ilahî bir emir niteliğine bürünen İstanbul’un fethi, Türk halkının zihninde kudsiyet kazanarak Anadolu’daki Türk Cihan Hakimiyeti veya Kızıl Elma Ülküsü’nün ilk aşaması olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’dan sonraki Kızıl Elma’sı Roma olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman’ın zamanında ise Viyana Kızıl Elma’sı canlanmış ve Yeniçeriler arasında bir Ocak geleneği oluşturacak kadar güncel bir ülkü yaşatılmıştır. ‘Testiye kurşun atar, keçeye kılıç salar, Kızıl Elma’ya dek gideriz.’ deyişi Yeniçeri yeminine girmiştir. Sultan Süleyman ise ‘Kızıl Elma’da buluşuruz. Allahaısmarladık’ dermiş. Ülkülerin milletlere hız ve ilham veren gücüne inanan Ziya Gökalp, Kızıl Elma olarak Türk birliğini gördüğünü şöyle tarif etmiştir: “Kızıl Elma yok mu? Şüphesiz vardır; / Fakat onun semti başka diyardır… / Zemini mefkûre, seması hayal, / Bir gün gerçek; fakat şimdilik masal…” 

Son söz: Elma kurdu değil bu! Bozkurt!.. Kızıl Elma’nın anahtarı, şifresi ve ruhudur. Kızıl Elma’da buluşmak, dileği ile ‘Allahaısmarladık’ 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI