Bugun...
Hashimoto Tiroidit için farkındalık geliştirme ayı


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 08-04-2016 00:00
     

Amerikan Tiroit Derneği, içinde bulunduğumuz Nisan ayını 'Haşimoto hastalığı' hakkında farkındalık geliştirme ayı olarak belirlemiştir. Bu hastalığa dikkat çekmek, toplumu bilinçlendirerek belirtileri karşısında erken dönemde doktora başvurmalarını sağlamak ve tedavideki gecikmeden dolayı oluşabilecek hasta mağduriyetini önlemek maksadı ile bu hastalığa değinmeye çalışacağız.

HAŞİMOTO HASTALIĞI HİPOTİROİDİNİN EN SIK SEBEBİDİR

Hashimoto Tiroidit (Haşimoto hastalığı), tiroit hormon yetmezliğinin en sık sebebi olan önemli bir hastalıktır. İlk kez 1912 yılında Japon Profesör Hashimoto tarafından tanımlandığı için bu isimle anılır. Halk arasında ‘tiroit bezi iltihabı’ olarak adlandırılsa da ‘tiroit bezi harabiyeti’ demek daha doğrudur.
Toplumun % 2’ sinde bulunur. Hashimoto hastalarının % 95’ i kadındır. Her yaşta görülebilse de 30-60 yaşlar arasında daha sıktır. Kadınlarda erkeklere nazaran 15-20 kat daha fazladır. 5 yaş altında görülmesi nadirdir. 

HAŞİMOTO HASTALIĞI BAĞIŞIK SİSTEM HASTALIĞIDIR

Hashimoto Hastalığı, otoimmun dediğimiz bir bağışık sistem hastalığıdır. Otoimmun hastalıklarda vücut kendi dokusunu yabancı doku olarak algılayıp onu harap etmek ister ve vücutta bir mücadele yaşanır. Hashimoto tiroidit’ te de vücut kendi tiroit bezini yok etmeye çalışır. Vücudumuz bunu gerçekleştirmek için otoantikorlar; anti-TPO antikoru -TPOAb- ve antitiroglobulin antikoru -TgAb- üretir. Bu antikorlar, tiroit bezine bağlanarak tiroit hücrelerini yok eder. Bu sırada tiroit bezine birçok iltihap hücresi birikir. İltihap neticesinde tiroit hücreleri tahrip olarak azalınca bez küçülür ve tiroit hormonu yapacak hücre kalmaz. Bu gelişmelerin devamında ise tiroit hormon yetmezliği gelişir. Bu birlikten dolayı Hashimoto hastalarında diğer otoimmun hastalıklar da görülebilir. Hipogonadizm (seks hormonlarında azalma), addison hastalığı (böbreküstü bezi hormon yetmezliği), diyabetes mellitus (şeker hastalığı), hipoparatiroidizm (kanda paratiroit hormon ve kalsiyum eksikliği) ve pernisiyöz anemi (B12 vitamin eksikliğine bağlı kansızlık) ile birliktelik daha sık görülmektedir. Başlangıçta ufak bir guatr varlığı ile beraber kanda % 95 oranında TPOAb ve % 60 oranında TgAb tespit edilir ve TSH – hipofiz bezi hormonu - ile T3 ve T4 – tiroit bezi hormonları - normaldir. Bazen de % 5 oranında TSH düşüklüğü ve T3/T4 normal ya da yüksekliği ile saptanabilir. Bu durumda tespit edilen başlangıç halindeki Hashimoto hastaları yanlışlıkla toksik – zehirli - guatr tedavisi alabilmekte ve yıllarca takipsiz kalan hastalarda hormon düşürücü ilaca bağlı guatr gelişebilmektedir. Hashimoto hastalığı zaman içerisinde ilerledikçe önce tiroit hormon yetmezliği ( TSH yüksek, T3/T4 normal ) daha sonra da tam yetmezlik ( TSH yüksek, T3/T4 düşük ) gelişir. Yaş ilerledikçe hem kandaki antikor seviyeleri hem de tiroit hormon yetmezliği artar.

HAŞİMOTO HASTALIĞI  AİLESEL ÖZELLİK GÖSTERİR

Hashimoto hastalığında genetik eğilim önemlidir yani ailesel özellik gösterir. Aynı ailenin üyelerinde kuvvetli genetik geçiş söz konusudur. Bu yüzden Hasimoto tiroidit saptanan bir bireyin ailesinde tiroit tetkikleri yapılmalıdır. Pek çok hastanın şikayeti yoktur. Hashimoto’lu hastaların tiroit bezinde; ‘lastik silgi’ kıvamında bir sertlik ve şikayete sebep oluşturmayacak sessiz bir belirginleşme ( guatr - tiroit bezi büyümesi ) vardır. Ağrı ve hassasiyet genelde olmaz. Bu hastalar doktora sıklıkla guatr nedeni ile ve tiroit hormon yetmezliğinin sebep olduğu; yorgunluk, uyuşukluk, deride kuruluk, üşüme, saç dökülmesi, hafızada zayıflama, kabızlık, iştah azlığı ile beraber kilo alımı, nefes darlığı, seste kalınlaşma, yüz/el ve ayaklarda şişme gibi şikayetler yüzünden başvurabilir.
Hashimoto hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi şekli yoktur. Tedavi, yalnızca hastalığın sebep olduğu guatr ve / veya tiroit hormon yetmezliğinin giderilmesinden oluşur. Bu hastalar, ‘levotiroksin sodyum’ etken maddesi içeren tiroit hormon ilacı ile tedavi edilir. İlaç dozu, serum TSH düzeyini normale getirecek şekilde doktorunuz tarafından ayarlanır. Yaşlı, koroner arter hastalığı olanlarda tedaviye çok düşük dozlarda başlanır ve 4-6 haftalık aralarla artırılır. Osteoporozu – kemik erimesi – olan hastalarda da tedavi çok yüksek dozlarda yapılmamalıdır. Gebelik süresince ilaç dozunda % 25-50 oranında bir artış gerekir. 

TAVSİYELERİMİZ

Tavsiyelerimiz; iyotlu tuz ve öksürük şurubu kullanmayınız, selenyum desteği alabilirsiniz, ilacınızı sabah aç karnınıza bir iki yudum su ile alınız ve en az yarım saat sonra yemek yiyebilirsiniz, ilacınızı sabah almayı unutmuş iseniz aklınıza gelen zamanda almalısınız, bir gün önce almayı unutmuş iseniz ertesi gün sabah ve akşam iki kez alınız, ilacınızı aldığınız dört saat içerisinde özellikle kalsiyum, demir  ve mide ilaçlarını almamaya çalışınız. Doktorunuzun kontrole davet ettiği zamanlara titizlikle riayet ediniz. Hamilelik düşünceniz var ise mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Hamileliğin gerçekleşmesi halinde tiroit hormon ilacınızı almaya devam etmelisiniz ki gebeliğinize bir zararı yoktur. İlacınızı almadığınız veya doz ayarlaması yaptırmadığınız taktirde; ilk aylar için düşük ve sonraki aylar için erken doğum tehdidi risklerini taşıdığınızı biliniz. Hamilelik sonrasında da doktorunuz ile temasa geçiniz.

HAŞİMOTO HASTALARINDA CERRAHİ TEDAVİ

 Hashimoto hastalarında cerrahi tedavi, ilk planda düşünülmeyecek bir durumdur. Cerrahi tedavi gerektiren en önemli durumlar; tiroit ince iğne aspirasyon biyopsisinde tiroit kanseri ve kuşkusunun saptanması, başka nedenlere bağlı olmadığı gösterilen nefes darlığı, yutkunma güçlüğü ve ses kısıklığı gibi bası bulgularının varlığı ve tiroit bezinin aniden büyümesi ile beliren lenfoma hastalığı şüphesidir. Ayrıca ilaç tedavisine rağmen nodüllü hastalıkta nodülde küçülme sağlanmaması ya da tiroit bezindeki büyümenin devam etmesi, kozmetik nedenler diğer cerrahi sebepler arasındadır.
Şen ve esen kalınız…



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI