Bugun...
Hipertiroidi ve Cerrahi Tedavisi


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-11-2017 00:00
     

Kasım 2017, Amerikan Tiroit Derneği tarafından ‘Hipertiroidi’ farkındalık geliştirme ayı olarak belirlenmiştir. Tiroit bezi; tiroit hormonlarını üretmek, depolamak ve ihtiyaca göre kana vermekle görevlidir. Tirotoksikoz, kaynağı ne olursa olsun kanımızdaki tiroit hormon fazlalığını ifade eden genel bir terimdir. Hipertiroidi ise tiroit bezimizin gereğinden fazla hormon üretmesinden kaynaklanan tiroit hormon fazlalığıdır. Hipertiroidi, tiroit bezinden kaynaklanan tirotoksikozdur.

Hipertiroidili tirotoksikoz sebebi olan hastalıklardan; Graves hastalığı, tek ya da çok nodüllü (topak/yumru) hormon aktif guatrlar en sık görülenlerdendir. Bu üç hastalık, tirotoksikozun da en sık sebeplerindendir. Tirotoksikozun hipertiroidili ya da hipertiroidisiz olması, tedavi ve takip seçeneklerini etkileyeceğinden ayırıcı tanı yapılmalıdır.

Belirti ve bulgular, tirotoksikozların tamamında ortak olmasına rağmen Graves hastalığında (GH) ise özgündür. Belirtiler, vücut metabolizma hızımızın artmasına bağlıdır. Bu durumu ‘uzun hava’ bir türkünün ‘oyun havası’ hızında icra edilmesine benzetebiliriz. Tiroit hormonları orkestranın şefi ise organlarımız da bu orkestranın üyeleri gibidir. Şef, sağ elindeki batonu hızlıca sallayıp müziğin temposunu hızlandırırken, sol elini de avuç içi yukarı bakacak şekilde aşağıdan yukarıya doğru hareket ettirerek sesi artırır. Artmış tiroit hormonları da organlarımızı hızlı çalışmaya zorlamaktadır.

İştahın artmasına karşın metabolizmanın hızlanması nedeniyle kilo kaybı olabilir. Sinir sisteminin hızlı çalışmasına bağlı; uykusuzluk, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, ellerde titreme, güçsüzlük, heyecanlanma gelişebilir. Yüksek devirde çalışma nedeniyle; kalp atımının hızlanmasıyla ile gelişen çarpıntı, vücut ısısının yükselmesine bağlı aşırı terleme, mide-barsak sisteminde ise ishal ortaya çıkabilir. GH; kalıtımla aktarılabilen, bağışıklık sistemindeki bir bozukluktan dolayı tiroit bezine karşı savaşan antikorlar nedeniyle gelişmektedir (otoimmün hastalık). Sık görülen en önemli özellikleri; tiroit bezinde 2-3 kat büyüme ve göz bulguları; canlı bakış, gözlerde öne doğru fırlama, göz kapağının tam kapanmamasıdır.

Teşhisi kolaydır. TSH düşmüş ve tiroit hormonları (T3-T4) aşırı derecede artmıştır. GH’de; antikorlar yüksektir. Ultrasonografi ile tiroit bezindeki büyüme ve/veya nodül varlığı araştırılmalıdır. Benzer şikayetlerle gelen hastalarda; hipertiroidili ya da hipertiroidisiz tirotoksikoz ayrımı için tiroit sintigrafisi yapılmalıdır.

Hipertiroidili tirotoksikoz tedavisinde; günümüzde antitiroit ilaç (ATİ), cerrahi tedavi (CT) ve radyoaktif iyot (RAİ) tedavisi olmak üzere üç farklı yöntem vardır. Her üçü de mükemmel bir tedavi yöntemi olmayıp, olumlu ya da olumsuz tarafları vardır. Tedavi seçimini; deneyimli cerrahın varlığı, hastanın yaşı ve cinsiyeti, hastalığın şiddeti, tiroit bezinin büyüklüğü, hasta uyumu, ilave hastalıklar ve tiroit nodülünün birlikteliği gibi unsurlar etkiler.

CT’nin hastalığı hızla ortadan kaldırması ve tekrarlama oranının en az olması gibi ayrıcalıkları vardır. Graves hastalığında CT’nin kesin gerekli olduğu haller; büyük guatr, bası bulguları, şüpheli kanser, ciddi göz bulguları ve yüksek antikor düzeyleridir. CT’nin tavsiye edildiği haller; gebelik ve emzirme, ATİ’ye; cevapsızlık, yan etki gelişmesi ya da sonrasında tekrarlama, RAİ tedavisinin sakıncalı durumları, hasta isteği ve çocuk yaş grubudur. Graves hastalarında elle hissedilen nodül varlığında kanser riski taşıdığından CT ön plana geçmelidir. Hipertiroidi oranını sıfıra indirebilen CT’nin ilerleyici göz bulguları olan hastalara uygulanması önerilmektedir. CT’nin en önemli yararı, tiroit hormonları normale getirildikten sonra ameliyatı yapılan hastanın bir gün içinde evine dönebilmesi ve tiroit hormon takviyesi gereği dışında genel olarak başka bir tedaviye ihtiyaç duyulmamasıdır. Deneyimli cerrahların uyguladığı CT ile hastalığın tedavi şansı yüzde 95’ten fazla, ses siniri felci ve kalsiyum düşüklüğü gibi önemli risklerin gelişme oranı yüzde 1-2’den azdır. Şen ve esen kalınız.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI