Bugun...
Kelebek Etkisi mi, Kızıl Elma mı? (1)


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-03-2017 00:00
     

Kelebek Etkisi bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin; beklenmeyen, hesaplanmayan, önceden bilinmeyen, öngörülmeyen ve kaos/kargaşa boyutlarına ulaşabilen hatta etkinin sürekli artması durumuna verilen addır. Bu olay, Edward Norton Lorenz’in 1963’te hava durumuyla ilgili bir hesaplama yaparken bulup, ortaya attığı “Kaos Teorisi” nin bir çıkarımıdır. Lorenz, hava durumuyla ilgili hesaplama yaparken, hesaplamada ilk olarak 0,506127 sayısını olayın başlangıç sayısı olarak ele aldı. 2. hesaplamada ise 0,506 sayısını başlangıç kabul etti. Yani iki sayı arasında binde bir oranında bir farklılık vardı. Yani bu oran, bir kelebeğin kanat çırpmasının oluşturduğu rüzgarla aynı olasılığı ifade ediyor. Ancak aradaki bu farka rağmen; süreç gerçekleşirken 2. hesaplamada kullanılan değer, sonuca ulaşıldığında çok farklı bir duruma neden oluyor. Yani sayılar birbirine çok yakın olmasına rağmen sonuçlarda farklılık oluyor. Lorenz’in ortaya koymaya çalıştığı hava durumu tahmininde, bu etkiyi fark ediyor ve bu tahminde çok farklı değişkenlerin olduğunu ve çok karmaşık bir hal aldığını gözlüyor. Kısaca çok küçük olasılıklar bile çok farklı bir tahmine götürebiliyor. Bu yüzden ancak kısa vadeli hava durumu tahminleri yapılabilir teorisine varıyor. Lorenz buna “Kaos Teorisi” adını vermiştir.

Lorenz’in ‘Kaos Teorisi’ni anlatmak için kullandığı örnekte yer alan kelebek ifadesi, bu teorinin ‘Kelebek Etkisi’ olarak anılmasına neden olmuştur. ‘Kaos Teorisi’ adı, yaratılan bir kaosun büyüyerek artmasını ifade eder. Edward Norton Lorenz, ‘Kaos Teorisi’nde şu ifadeyi kullanır: “Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD’de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.” Kelebek Etkisini günlük yaşama uyarladığımızda ortaya çıkan sonuç, yapılan her bir hareketin küçük gibi görünse de, önceden tahmin edilemeyen büyük kargaşalar yaratabileceğidir.

“Türk Ülkücülüğünün ‘Kızıl Elma’sı ise, değişmeyen ve belirli bir şey yahut yer değil, soyut bir milli gerilim ifadesidir. Her dönemin kültürü, gerilimin gücüne göre onu isimlendirir, somut bir hedefle belirler ve anlamlandırır. O zaman için Kızıl Elma bilinmiş olur. Ancak Türk gücü oraya vardığında, Kızıl Elma ele geçirilmiş olmaz; bu kere daha ileride ve yine belirli bir yere geçer. Ona hiçbir zaman ulaşılamaz. İlk Türkçe sözlüklerden sayılan Endülüslü Ebu Hayyân’ın kitabında ‘ülkü’ kelimesinin anlamı, ‘yakınlaştıkça uzaklaşan hedef’ olarak verilmektedir. Kültürün Kızıl Elma hasreti yahut hırsı, her seferinde ülküsünü yenileyerek toplumu ileri iter… Burada ‘kızıl’ kelimesini renk olarak değil, ‘altın’ anlamında kullanıldığını belirtmeliyiz… Yani altın elma. Türk tarihinde Hunlardan başlayarak bir dünya devleti olma ve yeryüzüne düzen verme ülküsünün tezahürleri görünür. Eski Türklerin Pekin şehrine de Kızıl Elma dedikleri söylenmiştir… Büyük tarihçilerden İbrahim Kafesoğlu, Kızıl Elma’yı, Türk milletinin üstlendiği insani görev olarak açıklar. ‘Kızıl Elma, cihanın her köşesine adalet götürmek ve milletleri belli bir medeniyet seviyesinde eşitliğe dayanan bir hukuk sistemine bağlayarak saadete ulaştırmak mefkûresi idi.’

Kızıl Elma ülküsü, Türklerin Müslüman olmalarından sonra kavuştukları fetih ve gazâ ruhu ile örtüşmüştür… Güçlü bir fetih duygusu halinde ortaya çıkan Kızıl Elma, Türk boylarının sürekli olarak batıya akışlarının ülküsü haline gelmiştir. Anadolu’ya girişten itibaren hiç eksilmeyen fetihler ve Anadolu’nun Türkleşmesi süreci de bu ülküyü besleyen gerçekçi ve toplumsal gelişmeler oldu… Prof. Dr. Osman Turan bir noktaya dikkat çeker: İstanbul şehri, Kudüs, Antakya, Roma ve İskenderiye gibi, havarilerin ziyaret edip, kilise kurmaları sebebi ile kudsiyet kazanmış bir yer değildir; siyasi önemi büyüktür. Kur’an yorumları, bir sahabenin burada yatıyor olması ve dillerde dolaşan çeşitli hadislerle bu şehir, Türk halkının zihninde bir kudsiyet kazanır. Böylece ilahî bir emir niteliğine bürünen İstanbul’un fethi, Anadolu’da cihan hakimiyeti ülküsünün ilk aşaması olmaktadır. Bu ülkü halk ve asker arasında Kızıl Elma olarak bilinir ve yayılır…” (Köseoğlu, 2005, ss. 165-169)

İstanbul’un fethinden sonra Türk Kızıl Elma’sı Roma’ya (Rim Papa Kilisesi), ardından Viyana’ya (Beç) gitmiştir. Evliya Çelebi’ye göre, Rim Papa ve Beç Kızıl Elma’sının Türklere ait olacağının not edildiği söylenmektedir. Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’dan sonraki ilk büyük hamlesi Roma üzerine olmuştur. Ne var ki vefatı, bu hamlenin yarım kalmasına neden olmuştur. “Kanuni Sultan Süleyman Han zamanında ise Viyana Kızıl Elma’sı canlanmış ve Yeniçeriler arasında bir Ocak geleneği oluşturacak kadar güncel bir ülkü yaşatılmıştır. ‘Testiye kurşun atar, keçeye kılıç salar, Kızıl Elma’ya dek gideriz.’ deyişi Yeniçeri gülbankına (yemin) girmiştir. Sultan Süleyman’da asker kışlalarını ziyaretinde onların şerbetini içer ve ‘Kızıl Elma’da buluşuruz.’ diyerek ‘Allahaısmarladık’ dermiş. Bu tabir Moskova için de kullanılmıştır.”  (Köseoğlu, 2005, s. 170) Ülkülerin milletlere hız ve ilham veren gücüne inanan Ziya Gökalp, Kızıl Elma olarak Türk birliğini gördüğünü şöyle tarif etmiştir: “Kızıl Elma yok mu? Şüphesiz vardır; / Fakat onun semti başka diyardır… / Zemini mefkûre, seması hayal, / Bir gün gerçek; fakat şimdilik masal…” (Köseoğlu, 2005, s. 174)

‘Kelebek Etkisine sebep olan küçük değişiklikler, hesapsızdır ve planlanmamıştır, diğer bir anlamda tesadüflere bağlı gelişir. ‘Kızıl Elma’ ise amaç, plan, hesap, öngörü temelinde bir hayal ile başlayan, hedef ve ülkü olarak devam ettirilen, amacında da bu niyeti başarmak ve hakikate erdirmek isteği ve azmi olan bir durumdur. ‘Kelebek Etkisi’ bir tahminden ve teoriden ibarettir, ‘Kızıl Elma’ ise hedefe ulaştıran bir hayaldir, başarıldığında da gerçektir. Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in “İdealler yıldızlar gibidir. Onlara belki ulaşamazsınız ama bakarak yönünüzü tayin edebilirsiniz..!” dediği gibidir. ‘Kelebek Etkisi‘ milli değildir, aksine ‘Kızıl Elma’ Türk milletine ait bir haslettir. Kelebek Etkisi’ kaos yani kargaşa ile sonuçlanır. ‘Kızıl Elma’ ise hakikat olduğunda mutlak başarı, zafer, fetih ve iktidar ile neticelenir. ‘Kelebek Etkisinde beklenmeyen etki artarak devam edebilir ve sonlanmayabilir. ‘Kızıl Elma’ gerçekleşmesi halinde sonlanır ve devamında yeni bir Kızıl Elma’ya yani; başka yer ya da olaya yönelir. Başka bir deyişle; hareketli ve güncellenen bir hedef olduğu için; devamlı surette başarıya ve mutluluğa götüren bir yoldur, diyebiliriz.

 

Türk’ün şanlı tarihinde; kelebeğin kanadındaki bir esintinin tesadüfen ve tahmin edilemeyen bir kasırgaya dönüştüğü, önemsiz ve basit bir olayın öngörülmemiş bir sonucu imiş gibi görünen; ihtimale dayalı, planlanmayan, hesaplanmayan, beklenmeyen hali ile ‘Kelebek Etkisi’ hiçbir zaman söz konusu olmamıştır. Bilakis Türk tarihi, hayal edilen, ülkü edinilerek hedeflenen; inanç, kabiliyet ve gayret sonucunda hakikate yönelen; Türk’ün; varoluşu, dirilişi, devletleşmesi ve bekâsı ile sonuçlanan pek çok ‘Kızıl Elma’ ile doludur. Dolayısı ile yüce Türk milletinin ihtiyacı ve arzusu, Kelebek Etkisi değil, bir Kızıl Elma’mızın olması ve gereğinin yerine getirilmesidir.

Gelecek hafta, Türklerin ele geçirilmiş ‘Kızıl Elma’larından dem vuracağımız ve sonrasındaki hafta, bahsi günümüze getirerek “Kızıl Elma’larımız neler olabilir, yöntem ne olmalıdır, nasıl elde edebiliriz?” sorularına cevap aramaya devam edeceğimiz; “Kelebek Etkisi mi, Kızıl Elma mı?” yazımızın ikinci ve üçüncü bölümleri ile huzurlarınızda olacağız. Kızıl Elma’da buluşmak, dileği ile ‘Allahaısmarladık’



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI