Bugun...
Kelebek Etkisi mi, Kızıl Elma mı? (3)


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 12-04-2017 02:24
     

Ülkücülerin/Türk Milliyetçilerin siyasetteki yuvası ve temsilcisi durumundaki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Başbuğ Alparslan Türkeş’in kuruculuğu ve liderliği ile başlayıp Dr. Devlet Bahçeli’nin genel başkanlığı ile devam eden 48 yıllık mazisi boyunca; ruhundaki ve kimliğindeki, hayalindeki ve hedefindeki Kızıl Elma’sına  erişmek için, bilhassa tek başına iktidar olmayı istemiştir, istemelidir de…

2002 ve sonrasında Türk milletinden yönetme yetkisi alan iktidarın bugüne kadarki icraatinde, MHP nazarında tasvip edilmeyen bir dizi uygulamaları olmuştu. Bunlar, Kızıl Elma hayal ve hedefine ters düşmekte; hakikât ise kavuşmaktan ziyade, uzaklaşmakta idi. Malumu ilam etmiş olacağız; ancak birkaç numune verip, her zaman olduğu gibi son 15 yılda da MHP’nin hemen her konu başlığında (AB, ABD, Kıbrıs, Suriye, Irak, PKK, FETÖ...) ispatlanan haklılığını teslim etmeden geçmeyeceğiz.

1 Ağustos 2009, Açılım Projesi yürürlüğe girmişti… 21 Mart 2013 tarihinde Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın PKK'ya "silahlar sussun, siyasi çözüm başlasın'' çağrısı yaptığı talihsiz mektubu, hem Türkçe hem de Kürtçe olarak Türk bayrağının hiçbir yerde asılı olmadığı Diyarbakır'daki Nevruz etkinlikleri sırasında okunmuştu. MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli ise: "Türkiye'nin içine çekildiği bunalım, buhran ve bühtanla dolu çözülme süreci, bugün tam bir şova ve meydan okumaya dönüşmüştür… Bu gerçekler ışığında, Türk milleti bugünü hayatı boyunca unutmayacak, meydanlardan dillendirilen bölünme şifrelerini ve bölücü simaları kesinlikle affetmeyecektir.” sözleri ile zehir zemberek bir açıklama yapmıştı. Sonrasında MHP Lideri, Türk milletini bu konuda bilinçlendirmek amaçlı; ilki 23 Mart’ta Bursa ‘Kuruluş’ mitingi ile başlayıp, sonuncusu 9 Kasım’da Ankara ‘Türkiye’ mitingi ile tamamlanan ‘9 ayrı ilde 9 miting’ gerçekleştirmişti. Bugünün koşullarında, maziye baktığımızda MHP,  yüzde yüz haklı çıkmamış mıydı?

3 Ağustos 2010… MHP Lideri Sn. Dr. Devlet Bahçeli, 12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu için, imkan olsa mezardakileri bile kaldırarak referandumda evet oyu kullandırmak lazım, diyen bir diğer teröristbaşı Fetullah Gülen’e tepki göstererek: “Son yıllarda cemaat ve tarikat liderlerinin siyasete çok yoğun bir şekilde karıştığına şahit olmaktayız. Fetullah Gülen’in ölüleri mezardan kaldırıp oy kullandıracağına, ABD’den gelerek 12 Eylül’de oy kullanması daha hayırlıdır.” şeklindeki tepkisi bile, kara gece 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşadıklarımızın 5N 1K’sini ortaya koymuyor muydu? Zaman, MHP’yi ve liderini çoktan haklı çıkarmıştı. Darbe girişimi anında; tek bir genel başkan, bedenini siper edercesine parti genel merkezinde idi ve parti binası, bombalara meydan okurcasına ışıl ışıl aydınlatılmış idi. Onlar da, MHP Genel Merkezi’nden başka bir yer ve MHP Genel Başkanı Sn. Dr. Devlet Bahçeli’den başka kimse değildi. Sonrası ise malum…

Yaşanmışlıkların faturasını her seferinde ödemek zorunda kalan Türk milletinin nazarında; MHP’den başka bir alternatif parti kalmamıştı, aslında. MHP, aldatılmamış ve aldatmamıştı! MHP; öngörü, irade, söylem ve tavır bakımından yüzde yüz haklı çıkmıştı, gerçekte. Bu durumun Türk milletine dört bir koldan anlatılması, eksiklerin giderilmesi ve seçim sathı mailindeki hataların tekrarlanmaması sureti ile; 2019’da yapılacak genel, yerel ve cumhurbaşkanlığı olmak üzere 3 seçimde de başa güreşmek, yani tek başına iktidar olmak işten bile değildi. Yani, hayal ve hedefteki Kızıl Elma’ya götürecek iktidarın hakikâtı mümkündü, belki de…

Birdenbire! Tarih, 11 Ekim 2016… MHP Genel Başkanı Sn. Dr. Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında: “Cumhurbaşkanı, millet tarafından seçildiği gerekçesiyle fiilli başkanlık sistemini dayatmakta, Anayasayı açıkça ihlal etmekte, görevinin sınırlarından tüm eleştirilere rağmen taşmaktadır… Sayın Cumhurbaşkanı seçildiği andan itibaren, Anayasanın amir hükümlerini özüne ve ruhuna aykırı olarak yorumlamış, Anayasanın vermediği yetkileri kendisinde hak görmüş, partili Cumhurbaşkanı gibi davranmış, tarafsızlığına gölge düşürecek şekilde hareket etmiş ve yetkisini aşmış, siyasi propagandalara katılmış, AKP lehine oy istemiş, siyasi polemiklere katılmış, fiilen hükümet başkanı gibi hareket etmiştir. Cumhurbaşkanı’nın bu tutum ve davranışları fiili bir durum yaratmıştır.” sözlerini sarf ederek: “AKP, hazırda tuttuğu veya üzerinde çalıştığı bir anayasa hazırlığı varsa… TBMM’ye getirmelidir.” sözleri ile de bugünkü referandum arefesine gelinmesine vesile ve sebep olmuştu.

Buna mukabil aynı konuşmasındaki dikkat çeken husus: Merhum Başbuğumuz Türkeş Bey’in Dokuz Işık isimli eserinde; Güçlü İktidar- Güçlü İdare: Tek Başkan-Tek Meclis Sistemi başlığıyla dile getirdiği görüşleri de ortadadır. Elbette dönemsel şartlar gereğince başkanlık sistemini savunması, konjonktürel gelişmelerin, stratejik düşüncesinin ve toplumsal ihtiyaçların doğal bir yansımasıdır. Ancak daha sonra da parlamenter sistemle ilgili görüşe dönüş yaptığı bilinmektedir. Mesela, Gönül Seferberliği isimli eserinin 1977 tarihli basımında merhum Başbuğumuz şöyle demektedir: “Milliyetçi Hareket Partisi’nin yolu hukukun üstünlüğünü esas alan, çok partili, demokratik, parlamenter, hürriyetçi nizamdır.” Merhum Türkeş Beyin 1997’de vefatına kadar bir defa olsun başkanlık sistemini gündeme getirmediği, aksine 1985’te tahliye olduktan sonra Turgut Özal’ın başkanlık rejimi arzularına karşı çıktığı hatırımızdadır. Türkiye’nin nasıl ve hangi sistemle yönetileceğiyle ilgili muamma bize göre kapanmalı, bu iş kökünden bitirilmelidir. Bugün milletimizle ve siyasi muhataplarımızla paylaştığımız değerlendirmelerimizin tüm yönleriyle tartışılmasını, ortak akıl ve sağduyunun rehberliğinde başkanlık mı-parlamenter sistem mi sorusunun kalıcı şekilde cevaplandırılmasını diliyorum.” açıklaması ile de Başkanlık sistemine yönelik kuşku, eleştiri, çekincelerini dile getirmesi olmuştu. Anayasa değişikliği teklifinin meclise sunulmasından sonra, 3 Ocak’taki parti grup toplantısı çıkışında Sayın Bahçeli: “Siyasi partiler grup kararı alma durumunda değildir. Genel Kurul’a geldiğinde de oradaki değerlendirmelerde katkı sağlayacak bir tek ‘evet’ oyum vardır, onu da vereceğim. Verdiğim ‘evet’ oyunu referandumda da aynen tekrarlayacağım.” beyanı ile; egemenliğin asıl sahibi olan Türk milletinin son sözü söyleyeceğini ve neye karar verirse boynunun kıldan ince olacağı, sözlerini de teyit etmişti. TBMM’de 21 Ocak 2017 04.00 sularında neticelenen oylamada, anayasa değişikliği teklifi meclisten geçerek referandum kararı verilmişti, artık!

Doğru öngörülmüş bir sistemde; 5 milimetrelik bir domino taşı, yaklaşık 45 kilogram ağırlığındaki mermerin devrilmesini sağlayabilmektedir. Bu sistemde, kendisinden bir sonra gelen domino taşının alanı, öncekinden yüzde 50 daha büyüğü olacak şekilde tasarlanmıştır. Rakip, hevesi olmadığı halde ve ansızın mı mindere çekilmişti ya da sağ gösterip sol mu vurulacaktı, bilinmez. Ancak, kimi eski bakan ve siyasilerin; “MHP’nin peşine neden takıldık, şimdi zamanı mı idi” kaygısı ve korkusu, bundan mıdır, göreceğiz. Bugün için, selef durumunda olan bir kağan ve yetkin bir vezirin, sessiz kalıp tarafsız olmalarından anlayacağımız; beklentilerinin bu olduğu mudur, merak konusudur. Belki de Kızıl Elma, 5 mm’ lik domino taşının ham maddesinde gizli ve şifreli idi.

Son söz: 16 Nisan’da ‘Kelebek Etkisi’ ile ‘Kızıl Elma’nın oylanacağı ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ın sonucu, bıçak sırtında gibi durmaktadır. Tarafların anketlerden dem vurmayışı bundandır. Demokrasinin tam anlamı ile işlemesi, irademizin doğru tecelli etmesi için lütfen oyumuzu kullanalım. Hayal edilen ve hedef alınan hakikât; bir Kelebek Etkisi gibi mi olacak, yoksa Kızıl Elma’ya vuslat ile mi gerçekleşecek; zamanla hep beraber şahit olacağız. Kızıl Elma’da buluşmak, dileği ile ‘Allahaısmarladık’

 

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI