Bugun...
Kime ve Neye Göre Ülkücü?


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 23-07-2016 00:00
     

Biliyoruz ki Türk milletine hizmet etmenin yolu, iktidar olmaktan geçmektedir. O vakit Ülkücülüğün aynası durumundaki Ülkücülerin, sahip oldukları milli ve manevi hassasiyetlerini ve dahi kişilik meziyetlerini samimi bir şekilde topluma aktarabilmesi ve halk tarafından ne kadar karşılık bulduğu önem arz etmektedir. İktidar yolunda asıl mesele, Ülkücü geçinenler ve Ülkücülükten geçinenlerdir. Merhum Galip Erdem (1930-1997) ‘Ülkücünün Çilesi’ adlı makalesinde bu soruna şöyle değinmiştir: “Ülkücülerin en amansız düşmanları ‘eyyamperest’lerdir. Menfaatlerine tapan bu adamlar, daha çok kazanmalarına, daha rahat yaşamalarına mani olacak sanırlar da, ülkücüleri ezmeğe çalışırlar! Ne garip tecellidir ki, ülkücünün gayretlerinden en çok faydalananlar da ‘eyyamperest’lerdir.”

Geçen haftaki yazımızda MHP’nin gerçek sahipleri ve doğal üyesi Ülkücü olanların varoluş sırlarından ve mümtaz hasletlerinden bahsettik. Bu hafta ise bu ara çokça karşılaştığımız; “Kime ve Neye Göre Ülkücü?” sorusunun cevabını ararken, Ülkücü geçinenlerin ve Ülkücülükten geçinenlerin suretlerini resmedeceğiz.

Ülkücüler, bizzat Başbuğ Alparslan Türkeş’in yaşantısı, ruhu, fikirleri ve öğretileridir. Birbirinin duygu, düşünce ve sezgisinden emin olduğudur. Aynı camide aynı safta kılınan namaz sonrası sağa selam verdiğinizde gördüğünüz, sola selam verdiğinizde karşılaştığınızdır. Emri Hak vaki olunca aynı caminin musalla taşına bırakıldığınızda kalpten ve gönülden tek bir ağız ve gür bir ses ile ’İyi bilirdik!’ diyenlerdir. Aynı amaca hizmet edenlerin müşterek hissiyatlarda ve ortak faaliyetlerde karşılaştığıdır. Şehit cenazesinde; bir elinde Türk bayrağı, diğer eli Bozkurt işareti, dilinde “Allahûekber, Şehitler ölmez, Vatan bölünmez”, gönlünde hüzün ve gözünde gözyaşı ile karşılaştığınızdır. JÖH veya PÖH’nin PKK ile çatıştığı fotoğraf paylaşımında; bir elinde pusat, diğer eli Bozkurt, mermi delikli duvarda da ‘Vatan sağ olsun’ yazısıdır. Kamu çalışanı olup kendisine yapılan terfi, taltif ve koltuk gibi ahlaksız teklifleri elinin tersiyle ile iterek Türk milliyetçiliği fikrinden, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinden ve özlük haklarını arama davasından dirhem taviz vermeyenlerin aynı STK’lerde omuz omuza verdiğidir. Yerel ya da genel seçimlerde adaylık müracaatına rağmen sıralamaya giremediği veya seçilemeyeceğini öngördüğü sıradan aday gösterildiği halde, seçilmesi ihtimali olan adaylar ile aynı samimiyette ve aynı azim ile çalıştığına şehadet edilendir. Gösteriş ve riyaya kaçmadan; kimsesizlerin kimsesi, açların ekmeği, yaşlıların torunu, fakirlerin erzakı, işsizlerin iaşesi, öğrencilerin bursu ve barınağıdır. Ezcümle; hayatın içinden, yaşamın ta kendisidir.

Ülkücü, inşaatçı metresi gibi kıvrım kıvrım değil manifaturacı metresi gibidir, dimdiktir, hayatında zerre zikzak yoktur. Başka partilerin kapı kulu olmamış, kapı kolu ve kapı eşiklerini eskitmemiştir. Sandıkta eli varmamıştır, başka partilere oy vermeye. Her ne olursa olsun ’Üç Hilal’in böğrüne basmıştır mührü ve emaneti sandığa teslim etmiştir. Mührü MHP’ye bastıktan sonra oy pusulasını ceketinin cebine koyup nazire yaparcasına genel merkeze göndermemiştir.

Nokta kadar menfaat için virgül kadar taviz vermemiş, eğilmemiştir. Bir takım hesaplar ile başka partilerle pazarlık içerisinde bulunup, oy taşeronluğu yapan ve oy aklayan derneğimsi faaliyetler peşinde olmamıştır. MHP ile bağı bulunan dernek, vakıf ve STK’leri ikincileyecek, anlamsızlaştıracak ve önemsizleştirecek alternatif oluşumlara alet olmamıştır. Başka iktidarlarda hasbelkader mevki ve makam sahibi olup ‘ağacı kesen baltanın sapı’ olmamış; oldu ise de hurdaya ayrıldığında aklı başına gelip, MHP’de sap olacak bir balta arayışına girmemiştir. Kendisine köprüyü geçene kadar ‘dayı’ dedirtmemiş ya da ‘mayın eşeği’ muamelesi yaptırtmamıştır.

Her şeye rağmen “Kol kırılır, yen içinde kalır.” demiştir. İhtilaflı hallerde tepkisini de eleştirisini de; belli bir edep, usul ve töreye göre yapmıştır. Zirveye de çıksa yolda gördüklerine selam vermiştir, bilir ki inerken de aynı yolu kullanacaktır. Seçim sathı mahallinde varını yoğunu seferber etmiş, tam güç çalışmıştır. Gücünü sakınıp saklayıp; kendi iç dinamiklerine karşı kullanmamıştır, bunu. Seçim dönemlerinde adamım, akrabam, patronum, hemşerim, boydaşım, komşum ya da arkadaşım tevillerine sığınıp; en gizemlisi, gözünün üstünde kaş varmış, diyerek kendisini pasifize etmemiş ve en nahoşu da, aşikar olarak aleyhte çalışma yapmamıştır.

Ahval ve şerait böyle iken; çuvaldızı bu vücuda batırmadan önce iğneyi kendimize batırmamız gerekmez miydi? Bir değişiklik olmalı ise değişikliğe evvelemirde Ülkücü kitaba göre asla bu şerefli sıfata nail olamayacaklardan başlanması gerekmiyor muydu? Bu gerçekleşmediği sürece birilerinin dediği gibi; bir şey değişecek her şey değişecek, değildir. Bunu yapamadığımız sürece; Bey(i)ni değiştirseniz bile bu mevcutla hiçbir şey değişmeyecektir. Evet, hem başarıda hem de başarısızlıkta Bey(i)nin rolü ve sorumluluğu çoktur. Olması gerekenler doğru zamanda ve doğru yerde bir şekilde yapılacaktır. Ancak meydan okurcasına; demirden korksaydık trene binmezdik, deniliyorsa meydan okuduklarınız da öküzün trene baktığı gibi bakmayacaktır. Başbuğ Türkeş’in emaneti ve mirası olan bu beden, onun evlatları ile torunları Ülkücüler için Türk milleti adına mülk edindiği ve Türk dünyası yararına vakfettiği bir vasıtadır. Bu bedeni darp etmenin ve hasar vermenin kimseye yararı yoktur. Dolayısı ile bu vücudu korumak, öncelikle Ülkücülerin hayati vazifesidir.

Demokratlıkla Milliyetçilik arasında gidilip gelinen yolun arkadaşlığı değildir, bahsettiğimiz. İdeoloji bellidir, evrenseldir, tavizsizdir, değiştirilemez. Türk milletinin bu özellikleri ile ihtiyacı vardır, MHP’ye... Bir şekilde iş başına gelelim; kervanı yolda düzeriz, değildir, siyaset biçimi... MHP’nin lideri de gönül verenleri de geçmişte Milliyetçi Hareket haricinde herhangi bir harekete tevessül etmemiştir. Bozkurt dışında bir sembole ve işarete itibar göstermemiştir. Üç Hilal dışında bir ambleme gönül de oy da vermemiştir. Öyle veyahut böyle törenin, teamülün ve hukukun gereği; MHP’ye lider Ülkücü’den olacaktır. Ancak bu şartlar altında tek vücut, tek yürek ve tek yumruk olunacaktır. Aksi mümkün değil, çabalar heba olacaktır. Şen ve esen kalınız.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI