Bugun...
Üstü Şişhane Altı Kaval Olmaz


Op. Dr. Kayıhan Çağlar Sağlıklı Düşünce
kayihancaglar@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-04-2017 05:41
     

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek’in başkanı olduğu Ankara Şehir Araştırmaları Merkezi’nin ‘Şehir Araştırmaları Dergisi” 2017 Kış yayınında;  Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şükrü Karatepe’nin açıklamalarına yer verildi. “Büyük metropollerde “belediye” kavramı artık şehir yönetimini açıklamada yetersiz kalıyor. Kalabalık nüfuslu metropollerin karmaşık hale gelen ilişkiler sisteminde, belediyeler mevcut yapılarıyla artık şehri yönetme yeteneği gösteremiyor. Örneğin hızla gelişen Çin’de, şehirlerin bir kısmı farklı statülerde kuruluyor. Milli güvenlik konularında dünyanın en hassas ülkesi olan ve bütün politikalarını, ulusal birlik ve güvenliğe öncelik vererek oluşturan Çin, büyüyen ve gelişen şehirlerine yeni yönetim modelleri uyguluyor. Güvenlik kaygısıyla resmi açıklamalarda yüksek sesle dile getirilmese bile, Türkiye de bu süreçten etkileniyor. Belediyeler, günümüz büyük şehirlerinde gerçekleştirilen bölgesel ve ulusal nitelikli yatırımlar düşünülerek kurulmadı. Tanımına göre belediye, karar organları seçimle oluşan ve halkın mahalli müşterek hizmetlerini karşılayan yerel yönetim birimleridir. Otuz büyük şehirde uygulanan “bütün şehir” yönetimi açısından baktığımızda bile, “belediye” kavramının şehir yönetimini karşılamadığı söylenebilir. Şehir yönetiminin başkanlık sistemine uyumlu hale getirilmesi için yapılacak düzenlemeler yapılırken, büyük şehirlerin hizmetler alanında değişen rolü dikkate alınarak, şehir yönetimi yeniden tanımlanmalıdır. Bu tanımlama yapılırken, büyükşehir belediye başkanına doğrudan “şehir başkanı” veya “büyükşehir başkanı” gibi bir ad verilmelidir.”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şükrü Karatepe açıklamalarına şöyle devam ediyor: “Yaklaşık çeyrek yüzyıldan beri Türkiye, yönetimde merkezi idare memurlarının yönetim tekelini kırmaya çalışıyor. Optimum büyüklüğü olmayan yerleşimlerdeki belediyeliklerinin kaldırılması, köy hizmetlerinin önce ile gönderilmesi, daha sonra tamamen feshedilerek yetki ve görevlerinin belediyelere verilmesi şehir yönetimini güçlendiren gelişmelerdir. Bütün şehirde özel idarelerin kalkması ve iki başlı yürütmenin sona ermesi ise başkanlık sisteminin tam olarak kurulması yönünde atılan önemli bir adımdır. Anayasa değişikliği ile merkezi yönetimde başkanlık sistemine geçilerek yürütmede tek başlılık sağlandıktan sonra, şehirlerin tamamında bütün şehir uygulamasına geçilerek şehir yönetiminde de tek başlılık sağlanmalıdır. Daha sonraki aşamada ise, şehir yönetimlerine yeni hükümet sistemine uyumlu bir kimlik kazandırılması yönündeki düzenlemeler yapılması gerekmektedir.”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şükrü Karatepe’nin övgü ile yere göğe sığdıramadığı Çin’in idari yapısı, 28 eyalete bölünmüş haldedir. Bunların 5'ini muhtar eyalet, 21'ini eyalet ve 2'sini de birer şehir olan iller şeklinde teşkil eder. Çin Seddi, milattan önceki yıllarda Çinliler tarafından Türklere karşı yaptırılan dünyanın en uzun savunma duvarıdır. Uzaydan görünüyordu görünmüyordu tartışmasına son veren, Çin asıllı astronot Leroy Çhiao’nun çektiği fotoğrafta, Çin Seddi’nin uzaydan göründüğü ispatlanmıştı. Geçmişte Çinlileri, böylesine bir tedbir almaya yönelten Türk milletinin oylayacağı Türk tipi Başkanlık Sistemi eğer ki kabul edilir ise, Çin’in idari yapısından örnek verilerek tasarlandığı anlaşılan şehir yönetimi fikri, Türk tarihi ve kültür mirasına yakışmamıştır.

 

10 temmuz 2004 tarih 5216 sayılı TBMM’de kabul edilen Büyükşehir Belediye Kanunu ile büyükşehir belediye sınırları, İstanbul ve Kocaeli illerinde belediye hizmetleri il mülki sınırlarına genişletilmişti. 12 Kasım 2012 tarih  6360 sayılı Bütün Şehir Yasası ile;  Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarına dönüştürülmüş; Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon,  Şanlıurfa ve Van illeri, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştü. 2004 ve 2012 tarihli bu yasalarla, yerinden yönetim mantığı ile Başkanlık Sistemi ve Eyalet Sistemi’ne zaten zemin oluşturulmuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli:  “Büyükşehir Kanun Tasarısı” hakkında 19 Ekim 2012’de  yaptığı basın açıklamasında: “Büyükşehir belediye sınırlarının il sınırına çekilmesi, fiilen bölgesel yönetim ve eyalet sistemine geçişin sondan bir önceki durağı olacağından tehlikeli bir mecranın kilidini açacaktır. Şüphesiz bölücü ve yıkıcı unsurların dayattığı bölge tabanlı demokratik özerklik ve otonomi çağrıları böylelikle cevap bulacak ve Türkiye adım adım bölünmeye götürülecektir… Bu nedenle hükümet yanlıştan dönmeli, Tük milletinin kaderiyle oynamamalı ve söz konusu tasarıyı Türkiye’nin gündeminden çıkarmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi rejim ve yönetim sorununa açık davetiye demek olan Büyükşehir Kanun Tasarısı’nın yasalaşmaması için elinden gelen çabayı gösterecek ve demokratik mücadelesini her platformda sergileyemeye büyük bir hevesle devam edecektir.” sözleri ile Bütün Şehir Yasası’na şiddetle karşı çıkmıştı.

12 Kasım 2012 tarihli ‘Bütün Şehir Yasası’ ile sınırları mülki idari sınıra genişletilerek büyükşehir yapılan Van’da 1 Nisan 2017’de  Toplu Açılış Töreni’nde (?!) konuşma Başbakan Sayın Binali Yıldırım’ın “HDP'den belediye başkanı seçtiniz. Onlar ise paraları Van için harcayacaklarına dağa, teröriste gönderdiler. 750 trilyon borç taktılar. Paralarınızı yediler, teröre verdiler. Bu alçakların Van'a hiçbir faydası olmadı.” sözleri, Büyükşehir Yasası’na tam da bu sebeple itiraz edildiğinde, ne kadar haklı olunduğunun ispatı niteliğinde idi. “Demiştik” demek istemesem de,  hatırlatmak yararlıdır.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şükrü Karatepe’nin 15 Ocak 2017’de Gazete Habertürk Muhabiri Kübra Par’a verdiği röportajda; 16 Nisan’da oylayacağımız anayasa değişikliğini kendisinin de içinde bulunduğu bir ekibin hazırladığını içeren açıklamaları ise şöyle: “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın yeni Anayasa ve başkanlık sistemi üzerine çalışma yapmak için oluşturduğu bir heyet var. Bu heyetle ortalama ayda bir toplandık ve toplamda 4 metin hazırladık… Bir gün Devlet Bahçeli “Artık bu durum değişsin, fiili durumu anayasal hale getirelim” diye sürpriz bir açıklama yapınca bizi partiden çağırdılar. Bizim heyetle beraber AK Parti’den arkadaşlarımızın katıldığı karma bir çalışma grubu oluşturduk… Sonra elimizdeki 20 küsur maddelik değişikliği MHP’ye sunduk. Onlar da bunu incelediler ve 12 maddeye indirdiler… Sonuçta bu metin ortaya çıktı.” Referandumda oylayacağımız Başkanlık Sistemi’ni yazan da; bu sistem ile uyumlu yine tek başlı bütün şehir yönetimini tanımlarken, eyalet sistemini tarif ve tasvir eden de aynı kişidir.

Son söz: Bir zamanlar bir büyüğümüz “İşi bir ucundan almayacaksın, aldığın zaman her şeyiyle ele alacaksın. Yani üstü Şişhane altı kaval olmaz. Bütünüyle alacaksın" demişti. 16 Nisan’da vatandaşlık görevinizi ifa ederken, ‘hatırlayalım ya da tekrar edelim’ istedim; T.C. Anayasası 3. maddesinde “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.” Şen ve esen kalınız.

 

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI