Reklam
Bugun...
ATANAME’Yi NASIL VE NİÇİN YAZDIM?


Prof.Dr. Cihan DURA
duracihan@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 25-06-2018 00:00
     

Ben üniversiteden öğretim üyesi olarak 2007 yılında emekli oldum. O tarihe kadar iktisat biliminin yanı sıra, -1993 yılından itibaren- Atatürk ve Cumhuriyetimiz üzerine de yazılar kaleme aldım, yayımladım.  Bu çalışmalarım sırasında önemli bir husus dikkatimi çekti: Atatürk hakkında pek çok yazı ve kitap mevcut olmasına rağmen,  onun fikir ve görüşlerini toplu ve sistemli olarak sunan bir kaynak yoktu! 

Mevcutların önemli bir kısmı da birbirinin tekrarıydı. Atatürk’ün herhangi bir husustaki düşüncesini bulup kullanmak gerektiğinde, her defasında yeniden aramak, çaba göstermek, doğrusunu bulmak gerekiyordu. Sağlanan bilgiler eksik veya yanlış olabiliyor,  konunun, fikir sisteminin bütünü içindeki yeri de görülemiyordu.

Denebilir ki, “Nutuk var. Büyük Önderimizin görüşleri Nutuk’ta mevcut,  o kitabı kaynak olarak kullanabiliriz.” Bu sav, yerinde değil. Neden? Atatürk hem bir fikir, hem de eylem adamıdır. O, Büyük Nutuk’ta kendini bir eylem adamı olarak ifade eder. Üç buçuk yıl süren Millî Mücadele sırasında, neler yaptığını anlatır: İşe nasıl başladı, nasıl bir yol izledi, hangi sorunlarla karşılaştı. Önüne hangi engeller çıktı, bunları nasıl aştı? Kimlerden destek gördü, kimlerle mücadele etti? Nutuk’ta bu ve benzeri konular hakkında açıklamalar yapar; esas itibariyle olayların seyrini, sebep ve sonuçlarını ortaya koyar.

Buna karşılık o büyük yapıtta, sahip olduğu düşünce ve görüşlere çok az yer verir. Örneğin, bağımsızlık, millî egemenlik, cumhuriyetçilik, halkçılık, bilim,… hakkındaki görüşleri, sosyal ahlak konuları… Bu konulara ve benzerlerine ancak zaman zaman, o da çok kısa bir şekilde, dolaylı olarak değinir. Esaslı, geniş ve derin açıklamalar yapmaz, o konuları doğrudan doğruya ele almaz.

* ** *

Ancak, bu elbette Atatürk’ün, düşüncelerini yeterince ifade etmediği anlamına gelmez. Tam tersine… Bu görevini de çok geniş ölçülerde, sık sık, yaşamı boyunca yerine getirmiştir.

Bağımsızlık Savaşı sırasında sadece işi üzerinde değildir. Aydınlatır, yol gösterir, bilgilendirir. Konuşmalar yapar; her fırsatta düşünce ve görüşlerini anlatır: Meclis kürsüsünde, yazışma ve haberleşmelerde, gazetecilere verdiği mülakatlarda, yazılarında, bazen mektuplarında… Dahası ülkenin çeşitli kentlerinde halkla temas eder, görüşür. Özellikle 1922 sonları ve 1923 yıllarında… Zafer’in ardından, ülke çapında uzun seyahatler yapar. Her gittiği yerde konuşur, halka hitap eder. Yurttaşlara Milli Egemenlik nedir, Tam Bağımsızlık nedir, Halkçılık, Laiklik neden gerekli? Devlet teşkilatı, ekonomik konular, eğitim sorunu… Bu ve benzeri konular üzerinde ayrıntılı açıklamalar yapar, tıpkı bir öğretmen gibi, halkın anlayacağı şekilde.

Atatürk bu aydınlatma faaliyetini Cumhuriyet döneminde, son günlerine kadar sürdürmüştür.  Bunların hepsi kayıtlı…, basılı yapıtlarda, gazetelerde, resmi belgelerde mevcut. Özellikle Kaynak Yayınları’nın çıkardığı Atatürk’ün Bütün Eserleri külliyatında bu konuşmaları ve yazıları en güvenilir şekilde, topluca buluyoruz. Ben bu külliyatın tamamını, 30 cildini baştanbaşa taradım. Diğer bazı kaynaklardan da yararlandım. Atatürk’ün düşünce ve görüşlerine esas itibariyle bu iki yoldan ulaşmaya çalıştım.

Atatürk der ki, “iki Mustafa Kemal vardır, biri ben, geçici Mustafa Kemal; diğeri ölümsüz Mustafa Kemal, o sizsiniz, sizlersiniz.”  Bu sözden şunu anladım ki, Atatürk bir ruhtur, ebedidir; ölmez, bugün de aramızdadır, yarın da, her zaman aramızda olacaktır. Nasıl? Ölümsüz Mustafa Kemallerle!... Dolayısıyla, kitapta Ölümsüz Mustafa Kemallerin düşünüp söylediklerine de yer vermeyi gerekli buldum. Bu yoldan giderek ATANAME’yi bütünledim, tamamladım, güncelledim; günümüze taşıdım.

* ** *

ATANAME’yi nasıl kaleme aldım? Kısaca yanıtlayayım.

İlk olarak ana kaynağı belirledim. Bu kaynak, 30 ciltlik “Atatürk’ün Bütün Eserleri” külliyatı oldu. Eğer o olmasaydı, ATANAME’yi vücuda getirmem çok zor, hatta imkânsız olurdu. Bu vesileyle bu muazzam eseri milletimize kazandıran Kaynak Yayınları’na, buna emeği geçenlere candan teşekkür ederim. İkinci olarak, söz konusu kaynakta ve diğer faydalandığım yapıtlarda fikir ve görüş mahiyetinde olan ifadeleri birer birer işaretledim, ardından bu metinleri bilgisayardaki dosyalarıma aktardım. Sonra kendi kendime sordum: Bu alıntıların hangisi hangi ilke ile ilgilidir, hangi ilke içinde yer almalıdır? Kararımı verince alıntıyı, o ilkenin dosyasına kaydettim. Doğal olarak her ilke dosyasında alıntılar giderek birikti.  O zaman alıntıları, toplam metinden çıkardığım alt konulara (‘derge’lere) dağıttım. Her derge ortalama 3-5 sayfa tutuyordu. Her derge içinde de alıntıları öyle gruplayıp alt alta getirdim ki,  metin akıcı olsun istedim; Atatürk, kendisi konuşsun, görüşlerini kendisi anlatsın istedim. Hep bu nitelikte metinler oluşturmak için özel bir çaba gösterdim. Kısacası, parça parça kısa alıntıları 10 ilkeye dağıtıp alt konularda, sistemli ve bütünleşik, düzenli ve akıcı metinler haline getirdim.

Şunu da ekleyeyim ki, önce 6 ilke (Altı Ok)  ile işe başladım. Çalışma boyunca, yeni bilgiler beni 4 ilke daha eklemeye sevk etti. ATANAME’yi bu şekilde, yaklaşık 10 yıl süren, hiç ara vermediğim, sabırla yürüttüğüm, zevkli bir çalışma sonunda tamamladım. 

* ** *

ATANAME “Açış” başlıklı bir giriş bölümü ile, adını ilkelerden alan 10 ana bölümden oluşmaktadır. İlkeler şunlardır: Milliyetçilik, Millî Egemenlik, Tam Bağımsızlık, Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Devrimcilik, Laiklik, Bilimcilik, Sosyal Ahlak.

Her ilkeyi kendi içinde “derge”lere ayırdım. Dergeler “yönelti” adını verdiğim paragraflardan meydana gelmektedir (Bu iki terim yenidir, tarafımdan bulunmuştur). Kolay ve sabit atıflar yapılabilsin diye her dergede yöneltilere bir sıra numarası verdim (Örnek: Türk Milliyetçiliği, 1). Demek ki, her ilke “derge”lerden, her derge “yönelti”lerden oluşmaktadır. İlkeler Ataöğreti’nin, birbirinden farklı işlevi olan sütunlarıdır. Dergeler bir ilkenin anlam ve içeriğini ortaya koyan, çeşitli yönlerini, ögelerini açıklayan alt konu metinleridir. Yöneltiler derge metnini meydana getiren, genellikle kendi içinde fikir bütünlüğü olan paragraflardır.

* ** *

Ben ATANAME’yi üç amaçla kaleme aldım.

Birinci amacım, Atatürk’ün fikir ve görüşlerini tek bir kitapta toplamaktır. Öyle ki, isteyen herkes, önderimizin herhangi bir konudaki görüşünü, bunun bağlamını kolayca bulabilir. Bu bakımdan, denebilir ki, ATANAME öncelikle bir kaynak kitaptır; bir kerede okunup bitirilmeyecek, kullanımı devamlı olan evladiyelik bir başucu kitabıdır.  

İkinci olarak, Atatürk’ün farklı zaman ve mekânlarda yazıp söylediklerini sadece bir araya getirmekle, onları On İlke altında birbiriyle uyumlu bir şekilde metinleştirmekle yetinmedim. Aynı zamanda ilkelerin kendileri, içerikleri, birbiriyle bağlantıları üzerinde kafa yordum. Atatürk’ün dünya görüşünü bir bütün olarak keşfetmeye çalıştım. Bu amaçla On İlke’yi bir düşünce sisteminin birbirini destekleyen, ayakta tutan unsurları haline getirdim. Aralarında mevcut bağlantıları, birbiriyle ilişkilerini belirledim. Gördüm ki, biri olmayınca diğerleri de olmuyor, değer ve gücünden kaybediyor. Sistemin bütün işleyişi aksıyor, hatta sistem çöküyor.

Üçüncü, belki de en önemli amacım ise gerçek Atatürkçülere ortak bir dil, ortak kavramlar, ortak bir düşünme sistemi sunmak oldu.

Buna göre, kitabın sağlayacağı başlıca faydaları şöyle sıralayabilirim: Atatürk’ün fikir ve görüşleri tek bir kitapta topluca bulunabilecek. Atatürk’ün herhangi bir konudaki fikir ve görüşlerine, kitabın planı, “İlkeler ve Dergeler Alfabetik Dizini” veya kitabın “genel dizin”i vasıtasıyla kolayca, kısa sürede ulaşılabilecek. Atatürkçüler ortak bir düşünme, duygu ve eylem planına, ortak bir dil ve değerler sistemine sahip olacak.

Dilerim, ATANAME Atatürkçülüğün ortak bir başvuru ve elkitabı olur. Atatürkçüler bu kitaptan hareketle konuşmalar, sohbetler, fikir alış verişleri yapar, yazılar kaleme alır. Dershaneler, kurslar, seminerler açılır, oralarda temel kaynak kitabı olarak kullanılır. Dilerim, ATANAME ülkeme ve milletime faydalı olur.

Bu dileklerimin en azı bile gerçekleşirse, kendimi hayatta en büyük ödülü almış biri sayacağım.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI