Bugun...
30 MART'TA UNUTTUK KADININ ADINI!..


Reyhan İŞERİ
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-02-2014 21:59
     

Kurtuluş Savaşı sırasında verilen mücadelenin her safhasında yer alıp 5 Aralık 1934'e kadar siyasal alanın her kademesinde seçme ve seçilme hakkını elde eden Türk Kadınını sadece "ana ve hanım vazifesi" ile sınırlandırmaya çalışanlar sayesinde toplumsal ve siyasal hayatta Türk Kadını hak ettiği konuma getirilememiştir. Türk Kadını kısıtlanmaya ve ötekileştirilmeye çalışılmıştır.


     Oysa son nüfus verilerine göre Türkiye nüfusunun % 49.8'i (38.194.504 kişi) kadınlardan oluşurken kadınların görmezlikten gelinmesinin anlaşılır bir yanı bulunmamaktadır. Artık toplumun yarısının kadınlardan oluştuğu ve kadının da söz söyleme hakkı olduğunun sadece kanunlarda yazması değil aynı zamanda beyinlerde kabul görmesi gerekir. Kanunlarımızda yıllardır yazılı ama uygulamada icraat yok!..


     Nitekim Türk Kadınının siyasal hayattaki haklarını almasının üzerinden seksen yıl gibi uzun bir zaman geçmesine ve büyük mücadeleler verilmesine rağmen temsil noktasında Türk Kadınının temsil hakkı beyler tarafından gasp edilmiştir. Çünkü, kadına verilen seçme ve seçilme hakkının seçilme kısmının kullanımında Türk Kadınının siyasal alanda belli bir noktaya taşınmasında kadına bir ayrıcalık tanınmasını bırakın sadece ve sadece "Kadın adayımız var!" düşüncesiyle hazırlanmış listeler açıklanıyor. Listelere bir baktığınızda Türkiye geneli kadın aday sayısı yüzdesi %10'u bile bulmazken seçimlerden sonraki tablo ise tam bir facia hesabı!..


     Evet, facia diyorum!.. Çünkü, aday gösterilen kadınların büyük bir kısmı seçilemeyecek sıralardan "sırf listeleri renklendirsinler" diye aday edilmiş kadın adaylar!..  İnanın seçimlerde o sıradaki adayların bile kazanacağından partiler ümitli olsun o sıralarında çoğunda kadına yer vermezler. Çünkü, erkek egemen bir toplum siyaseti de erkek egemen hale getirmiş!..


      Lakin Türk Kadını siyasette temsil ve adaylık noktasında istediği konuma gelemezken siyasi partilerin sade bir üye veya parti çalışmalarına katılma noktasında Türk Kadınının ön planda olmasını hedeflemesi hiç ilginç bir durum değil. Çünkü, kadınlar ön planda gösterilerek kadına önem verildiği imajı yaratarak kadın seçmenin ilgisini üzerilerine çekip kadın seçmenin oyunu almayı amaçlıyorlar.  Oysa aday listelerine bakıldığına çok farklı bir imaj ortaya çıkıyor. İşte tezatlık burada!..


      Eğer siyasi partiler, parti mensubu kadın üye yüzdesini baz alsalar dahi bugüne kadarki seçimlerde aday edilmiş kadın aday sayısının çok üzerinde bir aday çıkartmış olmaları gerekirdi. Ne var ki bugüne kadar hiçbir siyasi parti kadın üye yüzdesini bile baz almayarak üyelik noktasında kadınlara önem verilmiştir. Bu siz okuyanlara abartı gelebilir. Lakin sayısal veriler bunun bir abartı olmadığını kanıtlamaktadır.


      Nitekim iktidar partisi AKP'nin 8.074.439 üyesinden 3.302.554 üyesi kadın üyedir. Yani AKP'nin  toplam üyesinin yaklaşık %40.9 kadındır. Veya kadın hakları konusunda sürekli demeçler veren muhalefet partisi CHP'de durum farklı değildir. CHP'nin 954.994 üyesinin 273.558'i kadın üyedir!.. CHP kadın üyelerinin yüzdesi hesaplanırsa %28.6'sı kadın demektir. Aynı keza 363.692 üyeye sahip MHP'nin üyelerinin 58.608'i kadın üye!.. Yani MHP üyelerinin %16.1'i kadın üye demek!..


      Şimdi bugüne kadar yapılan seçimlerde ne bu partilerin ne de oranlarını yazmadığım diğer partilerin bu yüzde oranlarını dikkate alarak bir aday listesi oluşturduklarını görmedik. Nitekim Türkiye tablosu başta TBMM olmak üzere partilerin yönetim organları ve mahalli idarelerdeki tablolar ortada!.. Uzun uzadıya sayısal verilerle anlatarak uzatmaya gerek yok!..


     Önümüzdeki 30 Mart Mahalli İdareler Seçimi için partilerin oluşturduğu veya oluşturmakta olduğu aday listelerinde de durumun 2009 veya daha önceki yerel seçimlerin aday listelerinden farklı olacağını hiç düşünmüyorum. Çünkü, partilerin açıkladıkları adaylara baktığımızda tablonun geçen dönemlerden farklı olmadığı belli. 81 vilayetin bir veya bir kaç yerinden kadın aday konulmuş olması bir lütuf değil tam tersine %49.8'i kadın olan bir toplumda kadın hakkının gasp edilmesidir.


      Ancak siyasi parti yönetimleri böyle bir tabloyu kadın haklarının gaspı olarak yorumlamayabilir. Belki onlara göre başvuran adaylar içerisinde belediye başkanlığı ve diğer  adaylıklarda ipi göğüsleyip makamı en iyi şekilde temsil edip millete hizmet üretecek adayları belirledikleri için kadın aday adaylarından da kriterlere uygun aday anca bu kadar belirlenmiştir. Bu saatten sonra 30 Mart Mahalli İdareler Seçimi için kadın aday sayısının artırılması gibi bir durum zor.


    Öte yandan kadın aday oranının düşük oranlarda olması demek yerelde kadın ile ilgili politikaların ve projelerin üretilmemesi demek değildir. O nedenle yerel seçimlerde aday olmuş adayların kadın sorunlarına yönelik yerelde ne tür çözümler ürettiklerine dair inşallah projeler duyarız.  Çünkü, adayların geneli beylerden oluşan ve erkek egemen bir toplum olmamız kadın sorunlarına yerelde çözümler üretmek için engel değildir. Umarım bu durumu adaylar değerlendirip kadın seçmenlerin oyuna talip olurlarken hiç değilse kadınları ilgilendiren projelerde üretmiş olurlar.


    Sonuç olarak bu yerel seçimlerde de sadece "Kadının adı var!.." olduğunu görüyorum. İnşallah önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde TÜRK Kadınını temsil edecek bir kadın aday Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanını adayı olarak aday edilir ve seçilir!.. Çünkü, bugüne kadar Türk Kadını muhtar, Belediye Başkanı, Milletvekili, Bakan ve Başbakan seçilebildi!.. Sıra Cumhurbaşkanlığında!..  Sıra Çankaya'da!..

 


Reyhan İŞERİ
Terör Uzmanı - Siyaset Bilimci

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI