Bugun...
ENGELSİZ YAŞANABİLİR BİR ANKARA İSTİYORUZ!..


Reyhan İŞERİ
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-03-2014 23:52
     

Şehirlerin engelli veya engelsiz bir şehre dönüştürülmesi yerel yönetimlerin elinde olan bir durum olduğundan 30 Mart Yerel Seçimleri öncesinde adayların açıkladıkları projeler arasında bir şehrin veya ilçenin engelsiz yaşanabilir bir şehir veya ilçeye dönüştürecek projelerinde var olduğunu görmek isterdim. Ne var ki bu seçimde de bu tür projeleri görmek hayal oldu!..

 

Evet hayal diyorum!.. Çünkü 30 Mart Yerel Seçimleri'ne 18 gün gibi kısa bir süre kalmasına rağmen Ankara'yı engelsiz yaşanabilir bir kente dönüştüren projenin açıklandığını ne gördüm ne de duydum!.. Oysa Ankara, Cumhuriyet'imizin Başkenti ve Başşehrimiz!.. Siyasetin ve Bürokrasimizin merkezi şehrimiz!.. Diğer şehirlerimize örnek olması gereken şehrimiz!.. Ne var ki engelsizler sayesinde engellerle doldurulan bir şehrimiz!..

 

Bildiğiniz üzere her engelsiz insan bir engelli adayıdır!.. İnsanların engelli olması bir özür durumu değildir. Bilakis hayata gözlerimizi açtığımız andan itibaren veya daha sonrasında şu veya bu sebeple engelli olmamız gayet normal bir durumdur. Lakin engelli vatandaşlarımızı toplumdan ötekileştirip hayatın içerisinden alıp bir köşede yaşamaya mecbur bırakacak ve ikinci bir insanın yardımı olmadan engellerle dolu bir şehirde yaşamak zorunda bırakmak normal bir durum değil. Engellerle dolu bir Ankara'da engelli bir vatandaş olarak yaşamanın ne denli zor olduğunu bir düşünün!..

 

Ankara'nın en merkezi yeri Kızılay ve Atatürk Bulvarı iken Kızılay Metro İstasyonu'ndan itibaren Bakanlıklara veya Kuğulu Park tarafına doğru koltuk değnekli veya tekerlikli sandalye / akülü araba ile gitmeye çalıştığınızı bir düşünün!.. En basitinden "dakika bir gol bir" hesabı Meşrutiyet Caddesi'nden karşıya geçemezsiniz. Evet bir tüp geçit var!.. Ama kafası estiği zaman çalıştırılan bir yürüyen merdiveni var. Akülü engelli araba veya tekerlekli sandalye ile kullanabileceğimiz bir asansörü bile yok!.. Yani ilk dakikadan başkalarının yardımı olmadan Ankara'nın göbeğinde bir kilometre bile gidemezsiniz. Ya da görme engelli bir vatandaşımızın yerine kendinizi koyduğunuzda aynı güzergahta yürümeye kalktığınızda kaldırımların ne kadar engellerle dolu olduğunu ve kaldırımlarda yürümenizi kolaylaştıracak sarı kaldırım şeritlerinin olmadığının farkında mısınız? Belki farkında değilsinizdir. Ama gerçekten Ankara'nın göbeğinde bile engelli vatandaşlarımız için engellerle dolu bir yaşam var!..

 

Daha ilginç bir örnek verecek olursam Altındağ Kaymakamlığı'nın önündeki yani Etlik Caddesi üzerinde bulunan üstgeçitte engelli vatandaşlarımızın ve yaşlılarımızın kullanması için asansör düşünülüp konulmuş. Ne var ki asansörü çağırdığımız düğme olan bölüm dahi yok!.. Ne kadar ilginç değil mi? Şimdi birileri çıkıp "Bu üstgeçit yeni yapılıyor olabilir" diyebilir demesine de o üstgeçidin yıllardır orada olduğunu ve yeni yapılan bir üstgeçit olmadığını adım gibi bilen biriyim. Engelli vatandaşımızın işi nüfus dairesine, kaymakamlığa veya milli eğitim müdürlüğüne düşerse vay haline!..

 

Aslında Ankara'ya bir tarafsız gözle bakacak olursak Ankara'nın her bölgesinde, her ilçesinde, her mahallesinde, her caddesinde ve her sokağında engelli vatandaşlarımızın hayatını zorlaştıracak engellerle dolu bir Ankara var!.. Cumhuriyet'imizin Başkentine yakışmayan engeller var!.. Kaldırımları farklı yüksekliklerde veya kırık dökük, üstgeçitleri yürüyen merdiven veya asansörü özürlü velhasıl engellerle dolu bir Ankara var!..

 

Nitekim engelli vatandaşlarımızın yaşamını zorlaştıran bir Ankara'nın varlığı ortada iken Ankara adaylarında "Engelsiz bir Ankara!.." yaratacak projeler göremiyorum. Aday  tanıtım broşürlerine veya kitapçıkları ile adayların web sitelerine baktığımda ya konuya hiç değinilmediğini ya da engellilerin her türlü ihtiyaçlarının belediyeler tarafından yerinde karşılanacağı veya engelli parkları ile rehabilitasyon merkezleri kuracaklarına dair beyanlar görüyorum. Ancak bu tarz çözümler engelli insanlarımızı toplumun içerisine çekmek yerine toplumdan soyutlamak demektir. Daha da vahimi sokakları kaldırımları engelsiz bir hale getirmedikten sonra engelli parkı neye yarar? Bir düşünün!..

 

Eğer belediye başkanı seçilmeleri durumunda uygulamaya koyacakları projeler bunlarsa milletin vay haline!..  Çünkü akılları bundan fazlasına çalışmayan ve hatta kapasitesi yetersiz bir belediye başkanı ile idare edilmek demektir. Engelli vatandaşlarımızın bir başkasının yardımı olmadan Ankara'da gönlünce gezememesi demektir. Bu da insanlarımızın toplumdan kendini soyutlaması ve sosyal alandan uzak durması demektir. Oysa genç engelli vatandaşlarımızın toplumun içerisine kaynaşması ve kimsenin yardımına muhtaç olmadan Ankara'da özgürce dolaşabilmesi gerekir ki ekonomik alana da kazandırılabilsinler. Bir insanın bir insana muhtaç kalmasının ne denli zor bir durum olduğunu muhtaç kalmadan anlamamız gerekir.

 

Bizler bugün engelsiz vatandaşlar olarak birer engelli adayıyız. 12 yıl önce Anneannem kaza geçirmeden önce engelsiz bir vatandaştı ama kaza sonrası bastonla yürümek zorunda kaldı. Gençliği Ankara'da geçmiş olmasına rağmen bu 12 yıllık sürede araba ile Kızılay'a gidelim dediğimde her defasında "Kızılay'da araba park yeri sorun ve ben rahatça kaldırımlarda yürüyemem" diyor. Zorunlu kalmadıkça dışarı çıkmak istemiyor. Çünkü kaldırımların inişli çıkışlı ve kırık dökük olması onun için bir işkence!.. Evde kapalı kalmasın diye ara ara araba ile rahat gezebilmesi için Mogan Gölü'ne götürüyorum. Açılsın hava alsın diye!.. Kendine "dışarı çıkalım!" dediğimde "Kızım senin dersin var benim için dersinden olma!" diyor. Fırsat yaratıp her zaman götürmeye çalışıyorum. Oysa kaldırımlar ve üstgeçitler engelliler için engel olmasa 400-500 metre ilerideki alışveriş merkezine gidip gönlünce gezip istediği her şeyi kendi beğenip alabilir. Ama ne mümkün!.. Bugün sırtına bir kıyafet başına bir örtü alacaksa dahi kendi gitmeden tarifle bana aldırıyor. Elbette ben bunları almaktan veya bunları yapmaktan torunu olarak rahatsız değilim. Atamızdır! İhtiyacını görmemiz ve baş tacı etmemiz gerekir. Benim töremde bu vardır. Lakin keşke Ankara engelsiz bir şehir olsa da kendi başına kaldırımlarda güvenle yürüyebilse!..

 

İşte geçirdiği kaza sonucu 12 yıldır bastonla yaşamak zorunda kalan 76 yaşındaki Anneannem tüm engellere ve zorluklara rağmen seçim sabahı erkenden beni kaldırıp ortalık sakinken okula araba ile gidip okulda 3 kat merdiven çıkıp sandığa ulaşıp oyunu kullanan bir vatandaş!.. Ama seçilen başkanlar ve başkanlığa talip olan adaylar anneannem gibi engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırıp normale çevirecek projeler üretmiyorlar. Oysa kendileri engelsiz oldukları halde birer engelli adayı olduklarını unutuyorlar!..

 

Sözün kısası engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak "Engelsiz bir Ankara!.." istiyoruz!.. "Engelsiz bir Ankara!.." projesi olan bir aday görmedim ama projelerini tamamen açıklamayan bir aday varsa açıklarsa hep birlikte göreceğiz!..  



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI