Bugun...
KADININ ADI VAR!..


Reyhan İŞERİ
 
 
facebook-paylas
Tarih: 03-02-2014 00:01
     


Kadın anadır!.. Yardır!.. Bacıdır!.. Evlattır!.. Atalarımız "Yuvayı dişi kuş yapar!.." diye boşuna dememişlerdir. Hatta "Her başarılı erkeğin ardında bir kadın var!.." denmiştir.  Lakin bu denli güzel sözlere mazhar olan kadınlarımızın çektiği çile Yirmi birinci yüzyıl Türkiye'sinde hala devam ediyor!..


      Anadolu kadını dünün yoksulluğunda tarlada bir ırgat gibi çalışıp nasır tutan eli ile evinin geçimine katkıda bulunup evlatlarını şehre gönderip okutmaya çalışmıştır. Eli nasır tutmuş analarımız istemişlerdir ki evlatları doktor, mühendis, öğretmen, hakim olsun devletine ve milletine faydalı bir evlat olsun!.. Anadolu kadını zorluklara ve çileye rağmen bunu dün başarmıştır. Anadolu'nun yağız delikanlıları ve yüzüne baktığında haya duygularından yüzü kızaran Anadolu kızları okuyup devletine ve milletine faydalı birer evlat olmuşlardır. Lakin hepsinin arkasında nur yüzlü bir ana ve bir kadın vardır!.. Onlar gizli kahramandır!.. Kimisi şalvarlı, kimisi etekli ama elleri nasırlı kadınlarımızdır!..  Kendilerinin okuma imkanı olmamıştır ama evlatlarını okutmak için her türlü zorluğa göğüs germişlerdir.


      Dün Anadolu'nun köylerindeki analarımız, kadınlarımız elleri nasır tutarak bunu başarırken bugünde şehirlerimizde kadınlarımız yine evlatları için zorluklarla mücadele ediyor!.. Bir taraftan şehirde yaşamın getirdiği zorluklar bir taraftan da geçim derdi!.. Her ne kadar erkek egemen bir toplum olmamızdan dolayı geçim derdi sadece babanın sırtında bir yük değildir. Kadının da sırtında bir yüktür. Kadınlarımızın bir kısmı çalışarak ev bütçesine katkıda bulunurken diğer kısmı da evde idare ederek ay sonunu getirmeye çalışmaktadır. Lakin kadınlarımızın, analarımızın çektiği çile dün gibi bugünde devam etmektedir.


     Evet aradan geçen zamanla teknoloji gelişmiş kadının evde üstlendiği çamaşır, bulaşık gibi bazı işlerin imkanlarla daha kolay yapılması sağlanmıştır. Ama evde yediği ölesiye dayağa veya eşi tarafından aşağılanmasına çözüm olunamamıştır. Veya kıskançlık anomalileri aşırı derecede yüksek kocaları tarafından sokak ortasında vurulmasına veya bilmem kaç yerinden bıçaklanmasına çözüm olunamamıştır.  Daha iğrenci cinsel istismara veya tecavüze uğraması karşısında aile bireyleri tarafından "iffetsiz" ilan edilip sözde töre gereği küçük kardeş tarafından katledilmesine çözüm olunamamıştır. Ya da tecavüze uğradığı için ailesinin sözde şerefini kurtarmak için tecavüzcüsü ile evlenmek zorunda kalan kızlarımızın durumuna çözüm olunamamıştır. Veya çocuk yaşta para karşılığı bir mal satar gibi dedesi yaşındaki adama verilmesine de çözüm olunamamıştır. Yani Anadolu kadınının çilesi hiçbir zaman bitmemiştir.


      Öte yandan hemen hemen her meslek dalında kadınlarımız yetişmiştir. Her ne kadar erkek egemen bir toplumda olsak nüfus açısından toplumun yarısını kadınlarımız oluşturduğundan bugün kadınlarımızın konum itibariyle hak ettiği seviyeye gelemediği de bir gerçektir. Nitekim seçilmişler arasındaki kadın oranına bakıldığında kadının sadece adının var olduğunu görürüz. Kadın sadece göstermelik olarak var denilsin der gibi hareket ediliyor. Yani bir nevi konu mankeni!..


       Oysa kadının da bir birey olduğunu unutuyoruz!.. Erkek nasıl bir bireyse kadında aynı şekilde bir bireydir. Yıllardır kadın üzerinden siyaset yapılan bir toplumda kadına ne düşündüğünü sormak yerine kadının yerine erkekler karar veriyor. Nasıl mı?


      Kadının başına başörtü bağlayıp bağlamayacağına beyler karar verdi!.. Hatta işi daha da ileri götürüp başını ne şekilde bağlayabileceğine bile beyler karar verdi!.. Kadına "Sen ne şekilde örtünmek istersin?" diye soran olmadı. Milyonların karşısına geçip örtünmeyi tarif eden beyler bile oldu. Kadının adına karar vermeyi kendine ilke edinen belli bir yerlere gelmiş beyler işi o kadar aştılar ki kadının kaç tane çocuk doğuracağına ve ne şekilde doğuracağına bile karar vermeye kalktılar!.. Bu aslında kadını bir birey olarak görmediklerinin kanıtıdır!.. Belki de kadının aklının vereceği karara güvenmeyip kendilerini kadınlardan daha akıllı zannediyorlardır. Ne düşündüklerini bilemem!.. Ama bildiğim kadının adına karar vermeyi beyler üstlenmiş!..


      Kadının bir reklam aracı veya konu mankeni olarak kullanılmaya çalışıldığı bir toplumda kadının gerçek hak ettiği konuma gelmesi için kadının sadece adının değil kendinin de var olması gerekir. Bu da ancak sadece kanunlarda değil uygulamada da kadının bir birey olarak kabul görmesiyle mümkün olacaktır. Bu nedenle her başarılı erkeğin ardında bir kadın aramak yerine yanında bir kadın aramalıyız!.. Ya da her başarılı kadının yanında bir erkek arayan toplum olmalıyız!.. Neden yanında değil de arkasında arıyoruz? Hani birey olarak kadın ve erkek eşitliği? Hani nerede?


      Sözün özü Yirmi birinci yüzyıl Türkiye'sinde kadın ana, yar, bacı ve evlat olarak görülmesine rağmen hala hak ettiği konuma gelemediği gibi çektiği çile ve verdiği mücadele hala devam etmektedir. Kadının bir birey olarak her türlü zorluğu başarabileceğine ve kendi kararını kendinin verebileceğine inanılmadığı sürece Lider Ülke Türkiye olamayız!..



Terör Uzmanı - Siyaset Bilimci
 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI