Bugun...
OKUMUYORUZ!.. CEHALET İLE YARIŞIYORUZ!.


Reyhan İŞERİ
 
 
facebook-paylas
Tarih: 02-02-2014 01:21
     

Toplum olarak teknolojinin gelişmesi karşısında okumayan ve dolayısıyla okuduğunu anlamayan bir topluma dönüştürülüyoruz. Okumayınca düşünmüyoruz!.. Düşünmeyince kendi fikrimizi oluşturmak yerine başkalarının bize aşılamaya çalıştığı fikir ve düşünceleri benimseyip savunmaya kalkıyoruz!..


      Oysa içinde yaşadığımız toplumun büyük bir çoğunluğu "Elhamdülillah Müslümanım!.." diyenlerden oluşurken Rasûl-ü Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz'e 610 yılında Hira Mağarası'nda inzivada bulunduğu sırada vahiy olan Alak Sûresi'nin ilk ayetinde "Yaratan Rabbinin adıyla oku!" emri Cenâb-ı Hakk'ın biz Müslümanlara emridir!.. Hidayet ve hayat rehberimiz Kur'an-ı Kerim diyerek Kur'an-ı Kerim'in emir ve yasaklarına riayet ediyor muyuz? Bir düşünün!..


      Eğer riayet ediyor olsak vaktimizi boş işlerle geçirmek yerine en başta Cenâb-ı Hakk'ın bize emir ve yasaklarını okumakla bile yetinmez bilgimizi artıracağımız ve okuduğumuzda bizi düşünmeye yönlendiren eserlerde okuyup ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu buhranlara kafa yorup çözümler ararız. Ama ne mümkün?


       Okumak yerine kulaktan dolma bilgilerle hayatı yaşamaya çalışıyoruz. Dinlemek yerine ben bilirim edasıyla üstünlük taslamaya çalışıyoruz. Daha da vahimi aslı astarı olmayan sözler sarf edip insanları karalayıp iftira atıyoruz!.. Bu sayede karşı tarafa karşı üstünlük elde ettiğimizi sanıyoruz. Oysa Cenâb-ı Hakk'ın huzurunda bugün ağzımızdan çıkan her sözün hesabı yarın sorulacak!.. Ve nefesimizi okuyup araştırıp öğrenmek için harcamak yerine boş işlerde tükettiğimizin de hesabı sorulacak!.. Bunların farkında mıyız? Farkında isek kaçımızın Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin "Mârifetname"eserinden haberi var ve kaçımız okuduk? Ya da İmam-ı Gazali'nin eserlerini kaçımız okuduk? Ve daha bir çok din âliminin yazdığı diğer eserleri!..


      Öte yandan "Hira Dağı kadar Müslümanım, Tanrı Dağı kadar Türk'üm!.."diyerek kaçımız Türk Büyüğü âlimlerin eserlerinden kaçını okuduk? "Türk Cihân Hâkimiyeti Mefkûresi"nin Türk'ün kızılelması olduğunu bildiğimiz halde bugün Rahmetli Osman Turan Hoca'nın bu isimle yazdığı eserini kaçımız okuduk? Ya da Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri Alperenleriyiz diyenler olarak asırlar önce yazdığı "Divan-ı Hikmet" eserini kaçımız okuduk? Ya da Yusuf Has Hâcib'in "Kutadgu Bilig" eserini,  Kâşgarlı Mahmud'un "Divânu Lügati't -Türk" eserini kaçımız okuduk?


      Elbette sözünü ettiğim bu eserleri okuyanlara nadir rastlayacağımız bir dönemde yaşıyoruz. Hatta daha ilginci bazı gençlere Türk - İslam Âlimlerimizin isimlerini sorduğumuzda bunlarda kim sorusu ile karşılaşıyoruz. O nedenle bu eserlerin ne kadar okunduğunu az çok iyi biliyoruz. Bu eserlerin anlayarak okunması taraftarıyım ama günümüz münevverlerine ait eserlerinde özellikle gençler tarafından okunmadığına da şahit oluyoruz. Ama bir yabancı artisti, sanatçıyı ve hatta sporcuyu sorduğumuzda maşallah özgeçmişlerini eksiksiz anlatıyorlar. Ne zaman nerede kaç gol atmış? Ya da ne zaman nerede kaç bin kişiye konser vermiş? Ya da hangi filmlerde hangi rolde oynamış? Daha da ilginci şuan kiminle aşk meşk yaşıyor? Hepsinin cevabını tıkır tıkır sayan gençlerimiz var!..


      Lakin mesele Türk - İslâm Âlimlerine gelince susan bir gençlik!.. Bırakın âlimlerimizin düşüncesini fikrini anlatacak bilgiyi eserinden haberi olmayan ve daha da ilginci âlimin isminden dahi haberi olmayan gençler var!..  "Elhamdulillah Müslümanız!.." dememize karşın "32 ve 54 Farz"dan bile habersiz İmanın ve İslâmın Şartlarını bile sayamayan gençler yetişiyor!.. Osmanlı Devleti'nin ilk kez toprak kaybettiği Karlofça Antlaşması'ndan veya Rasûl-ü Ekrem (sav) Efendimiz'in katıldığı Bedir, Uhud, Hamâülesed ve Hendek Gazvelerinden bihaber gençler yetişiyor!..


      Daha da ilginci duyduğu her şeye inanan zamanını oyun oynayarak veya televizyon başında abuk subuk programlar ve diziler izleyerek vakit geçirip birilerinin kendilerine empoze etmeye çalıştığı fikirleri benimseyip farklı bir alemde yaşamaya çalışan bir gençlik yetişiyor.  Elbette bunda batının Müslüman ve Türk gençliğine yönelik Garplılaşma çalışmasının etkisi var!.. Lakin Garplılaşma tehlikesine karşın gençlerimizi koruyacak milli ve manevi değerlerimiz noktasında yönlendirecek projeler üretmeyen büyüklerinde katkısı var!..


       Batı dün Haçlı seferleri ile dize getiremediği Müslüman ve Türk'ü silah ile savaş ile yok edemeyeceğini anladığından dolayı gençlerimize yönelik milli ve manevi değerlerden uzaklaştıracak gelecek adına kaygı duyacağımız bir gençliğe sahip olabilmemiz için projeler üretip bu projeleri hayata geçirmiştir. Ve maalesef bugünkü duruma baktığımızda Batı dünyası bu konuda baya bir yol kat etmiştir. Yavaş yavaş  okumayan, araştırmayan, düşünmeyen, milli ve manevi değerlerden uzaklaşan bir topluma dönüşüyoruz. Bu durum gelecek adına ciddi endişeler duymamız gereken bir tehlike durumudur. Bu tehlikeyi göz ardı etmemiz mümkün değildir.


       Nitekim bir toplumda bir dizi filmin bir bölümünün izlendiği süre kadar bir  yıl içinde bir insan kitap okumuyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu artık anlamamız gerekir!.. Okumamak, araştırmamak ve düşünmemek cehaleti artırır!.. Bir toplumun cehalet ile savaşmak yerine cehalet ile yarışması gelecek günlerde öfkenin, kavganın ve şiddetin artması demektir. Toplumun milli ve manevi değerlerinden uzaklaşıp özünü unutması demektir!..


       Sorun bu denli alenice gözler önünde iken devletin yönetimini elinde bulunduranların bu kaygı verici durumu göz ardı etmeleri ülkede milli ve manevi değerlerine bağlı birlik ve beraberliğini koruyan bir toplum yerine nifak tohumlarını saçacak geleceğimizi yok edecek bir toplum yaratılmasına vesile olur.


       Elbette toplumumuzda okuyup araştıran ve düşünen gençlerimiz ve insanlarımız var!.. Lakin toplum içerisinde bir mukayese yapıldığı takdirde okuyup araştıran ve düşünen oranının diğerine oranla düşük oranda olduğunu görürüz. Okuyup araştıran ve düşünen, kendini geliştirmeye çalışan insanlarımızı ve gençlerimizi tenzih ederek yazıyorum.


        Kısacası bilinçli bir topluma kavuşmak için cehalet ile yarışan değil cehaletle savaşan, okuyup araştıran ve düşünen beyinlere sahip olmamız gerekir!.. Varın gerisini siz düşünün!..

 

Terör Uzmanı - Siyaset Bilimci



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI