Bugun...
PARALEL DEVLET ARAYANLARA!..


Reyhan İŞERİ
 
 
facebook-paylas
Tarih: 05-02-2014 00:01
     


17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun hemen akabinde bizzat Başbakan Erdoğan tarafından“Paralel Devlet” kavramının ortaya atılması ve yanlış kullanımına rağmen hala kullanılıyor olması bir taraftan kavram karmaşası yaşanmasına öbür taraftan da rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun yanlış değerlendirilmesine yol açmaktadır.


    Nitekim siyaset biliminde devlet sınıflamaları içerisinde “Paralel Devlet (Parallel State)” diye bir devlet türü bulunmamasına rağmen “Paralel Devlet (Parallel State)” kavramını devlet içinde bir çeşit farklı yapılanma gayreti gösteren illegal yapılanmaları ifade etmek için kullanmışlarsa dahi bunu “Paralel Devlet” kavramı ile ifade etmek mümkün değildir. Öyle bir durumda dahi paralel devlet durumu değil illegal yapılanma durumu söz konusudur!.. İllegal yapılanmalarda bugüne kadar “Derin Devlet”, “Kontrgerilla”, “Derin Yapılanma” veya “İllegal Yapılanma” gibi kavramlarla ifade edilmeye çalışılmıştır.


      Öte yandan Başbakan Erdoğan, “Paralel Devlet” kavramını devlet içindeki bir derin veya  illegal yapılanmayı ifade etmek için kullanmışsa dahi 11 yıllık iktidarları boyunca kendi iktidarları öncesine dayandığını iddia ettikleri Ergenekon ve Balyoz Davaları ile Türkiye’deki derin veya illegal yapılanmaları bitirdiklerini açıkladıkları bir dönemde yeni bir derin veya illegal yapılanmayı gündeme getirmeleri akıllara bu farklı yapılanma oluşturulurken devletin yönetim yetkisini elinde bulunduranlar nerede idiler sorusunu getirmektedir. Yani birileri devlet içinde derin veya illegal yapılanma meydana getirirken bunlar uyuyorlar mıydı? Uyumuyorlarsa neden bu derin ve illegal yapılanmaya engel olmadılar? Ya da Ergenekon ve Balyoz operasyonları ile kendilerinden önceki döneme uzanan sözde derin ve illegal yapılanmaların ortaya çıkmasıyla derin veya illegal yapılanmanın son bulduğunu açıklamalarına rağmen bu yeni derin ve illegal yapılanmada bulunanlar 11 yıllık kendi iktidarları döneminde devlet içinde yani bürokraside belli görevlere getirdikleri kendi atadıkları adamlar olduğuna göre bu yapılanmanın oluşturulmasında kendi zaafiyetleri yokta CHP veya MHP’nin mi zaafiyeti var? Daha da  ilginci bazı bakan çocukları ile bazı işadamlarının adının geçtiği bir rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna gelinceye kadar neden bu yapılanma tespit edilmedi de ucu bu isimlere dokununca birden tespit edildi?


      Şimdi bu sorulara cevap bulabileceğimizi veya muhatap bulabileceğimizi zannetmiyorum. Er ya da geç zamanla bu soruların cevapları da birbir ortaya çıkacaktır. Lakin iktidar partisi mensuplarının 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından birden konuyu geçmişte derin ve illegal yapı olarak lanse ettikleri Ergenekon ve Balyoz Davası’na getirip orduya bir kumpas kurulduğunu iddia etmeleri de daha bir ilginçtir. Düne kadar terör örgütü üyesi ve darbeci gözüyle görülen değerli komutanlar 17 Aralık’tan sonra iktidar partisi tarafından kumpasa kurban verilmiş insanlar olarak lanse edilmeye başlandı. Düne kadar Ergenekon ve Balyoz Davaları görülürken kendini her Salı grup toplantısında davanın savcısı gibi görenler şimdi neredeyse avukatlığını yapacaklar. Ne kadar ilginç değil mi?


       Evet çok ilginç bir durum!.. Lakin 12 Haziran 2007’de Ümraniye’de bir gecekonduda 27 el bombasının bulunması ile başlayan bir operasyon ve bilinen gizli tanıklardan birinin etnik bölücü terör örgütü PKK’nın üst yapılanmasında yer almış bir teröristin olduğu bir yargılama sürecinin sonunda komutanların bir terör örgütü üyesi olarak mahkum edilmesi karşısında sesini çıkartmayanların 17 Aralık sonrası  “KUMPAS” durumunun söz konusu olduğunu söylemeleri meğer ne kadar kolaymış!.. Ya bu süre zarfı içerisinde bu insanların çektikleri sıkıntılar ve ödedikleri bedeller ne olacak? Ya da hayatını kaybedenleri geri getirebilecekler mi? Elbette geri getirilemeyecek ama en fazla “PARDON!.. ÖZÜR DİLERİZ!..” denir gibime geliyor. Tabii ki bir yeniden yargılama imkanı yaratılıp dava yeniden görülürse sonucunda neler yaşanacağını hep birlikte göreceğiz!..


       Şimdi esas konumuza dönecek olursak devlet içinde bir derin ve illegal yapılanma var ise dahi bu yapılanma devletin yönetim yetkisini elinde bulunduran seçilmiş kişilerin bilgisi dışında mı oldu? Bilgisi dışında olduysa 11 yıllık iktidarları boyunca bu yapılanmanın oluşmasının farkına neden varmadılar? Farkına vardılarsa şimdiye kadar neden sustular? Daha da önemlisi devletin yönetim yetkisini elinde bulunduran seçilmiş kişiler bunun farkına varmadılarsa Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)’da mı bunun farkına varmadı? Suriye’de uçan kuştan haberi olan MİT’in bundan mı haberi olmadı?


     Diğer taraftan bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde bir “Paralel Devlet (Parallel State)” kurmaya kalkan etnik bölücü terör örgütü PKK ve siyasi uzantılarıdır. “Artık Analar ağlamasın!..” denilerek Oslo’da başlatılıp Ankara – İmralı – Kandil üçgeninde yürütülen“sözde çözüm özde çözülme” sürecinden buldukları yüz sayesinde sözde asayiş ekipleri kurup yol kesip durdurdukları araçlarda kimlik kontrolü yapan etnik bölücüler Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde devletimize karşı devlet kurmaya çalışmaktadırlar. Kanunlarımıza göre siyasi partilerde ve belediyelerde “eşbaşkanlık” diye bir görev tanımı ve görev yokken kanunlarımızı tanımayıp eşbaşkanlıklar ilan eden etnik bölücü terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarıdır!.. Devlete karşı bir devlet yapılanması yapmaya kalkanı arıyorlarsa KCK ve YDGH yapılanmalarına bakmaları yeterli olacaktır!..


     Sonuç olarak bu durum mevcut rüşvet ve yolsuzluk iddialarının üzerini örtecek bir malzeme olarak kullanılmaması gerekir. Daha da önemlisi Başbakan Erdoğan ve AKP’liler, “Paralel Devlet” kavramını devlet içinde bir derin veya illegal yapılanmayı ifade etmek için kullanıyorlarsa böyle bir durum için bu kavramı kullanmaktan da vazgeçmelidirler.


      Unutmayınız ki kavramlar farklı anlamlarda kullanılarak milletin kafasında daha fazla kavram karmaşası yaratarak toplumsal tepkilere de engel olunamaz!..

 


Terör Uzmanı – Siyaset Bilimci
 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI