Bugun...
TOPLUMU KUTUPLAŞTIRIP ÖTEKİLEŞTİRMEYİ BIRAKIN!..


Reyhan İŞERİ
 
 
facebook-paylas
Tarih: 03-03-2014 18:08
     

Son günlerde ardı ardına rüşvet ve yolsuzluk çarkı ile milyon dolarların transferine ait tapelerin yayınlanmasının ardından  hükümetin söz konusu tapelerin “kurgu ve montaj ürünü” olup olmadığının bilimsel olarak araştırılıp meselenin aydınlığa kavuşturulması yerine kriptolu telefonların nasıl dinlenebildiğinin peşine düşmesi ve dershanelerin kapatılması meselesinden kaynaklı AK Parti - Cemaat kavgasını bir meydan savaşına dönüştürmeye çalışması toplumun tepkisini dindirmez. Tam tersine tepkileri artırır.

 

Maalesef 11 yıllık iktidarları boyunca milleti hangi kriterlere göre 36 unsura ayrıştırdıkları belli olmayan siyasi iktidar “ayrıştırma - kutuplaştırma – ötekileştirme” konusundaki ustalığını bu seferde insanları "AK Parti'li - Cemaatçi" veya "Milli İrade - Paralel Devlet" veya "Uzun Adam - Haşhaşi" şeklinde ayrıştırıp kutuplaştırarak gösteriyor. Oysa bu yeni kutuplaştırmalar rüşvet ve yolsuzluk iddialarının üzerini örtemeyeceği gibi toplumsal infiallerin yaşanmasına vesile olup ülkeyi bir kaos ortamının içine sürükleyebilir.

 

Nitekim asgari ücretlinin 910 TL asgari ücretle ve emeklinin de 960 TL maaşla geçinmeye çalıştığı bir ülkede resmi rakamlara göre  2 milyon 784 bin işsizin olduğuda düşünülürse normal bir vatandaşın rüyasında bile bir arada göremeyeceği milyon dolarların transferini konu alan ses kayıtlarının yayınlanması insanların kafasında kuşkular yaratır. İnsanların kafasındaki "Acaba bu kasetler gerçek mi?" ya da "Ya gerçekse?" tarzı soruların giderilmesi gerekirken meydanlara çıkıp kamera karşına geçip cemaat evlerinde 3 yıldır şahsına beddua edildiğini iddia etmesi mağdur rolünü oynamaya çalıştıklarının bir göstergesidir.

 

İyi de ortaya atılan ses kasetleri için “montaj” diyen Sayın Başbakan cemaat evlerinde veya yurdunda öğrencilere beddua ettirildiğini gözü ile görüp kulağı ile duydu mu? Bilemiyorum!.. Ama bir vatandaş olarak cemaat evlerinde ve yurtlarında kime ne için beddua edilip edilmediği konusunu değil, internet üzerinden yayınlanan ses kayıt videolarında anlatılanların gerçek olup olmadığını merak ediyorum.

 

Eğer söz konusu ses kayıtları gerçek yani “kurgu ve montaj ürünü” değil ise “asrın skandalı” demektir ve Devlet tarihimizde bu denli büyük bir skandala rastlayamayız. Yok gerçek değil de “kurgu ve montaj ürünü” ise iç ve dış mihraklar istediği zaman toplumu sokağa döküp ülkede bir kaos ortamı yaratmak için kurgulayıp kaset yapabilirler demektir. Bu da ülkenin ve milletin birliği ve dirliğini hedef alabilecek vahim bir durum yaratır. Bu nedenle Brezilya dizisi hesabı arkası yarına dönüştürülerek yayınlanan söz konusu ses kayıtlarının bir "kurgu ve montaj ürünü" olup olmadığı konusu tarafsız uzmanlar tarafından bilimsel olarak bir an önce incelenip meselenin aydınlatılması gerekir. Maazallah yarın bir gün toplumu sokağa dökecek farklı bir ses kaydı yayınlanırsa  millet sokağa inip demokratik tepki hakkını kullanmanında ötesinde toplumun kutuplaştırılmasından ötürü birbirini düşman gibi görüp sokakları savaş meydanına çevirmesinin önüne geçilemez.

 

Ayrıca son günlerde bazı gazetecilerin veya köşe yazarlarının farklı konularda da kasetlerin olduğu ve bunların önümüzdeki günlerde yayınlanacağı iddiası eğer gerçek ise kasetin bir kurgu ve montaj ürünü olup olmadığına bakmaksızın insanların bir anda sokağa inmesi Türkiye'yi kaosa götürecek fitili ateşler. Böyle bir durumun yaşanmasına internet yasası değil hiçbir yasa engel olamaz. Engellenmeye kalkıldığı takdirde de toplumun tepkisi artacağından toplum daha çok gerilir. Bunun tek yolu Sayın Başbakan kendinden ve çocuklarından emin ise bu kasetlerin bir an önce uzman ve tarafsız kişiler tarafından incelenmesini sağlamalıdır.

 

Söz konusu kasetler için seçim meydanlarında “kurgu ve montaj ürünü” veya "Paralel Devlet ürünü" denilerek üzeri örtülüp insanların “kör - sağır ve dilsizi” yani “üç maymunu” oynamalarını bekliyorlarsa kusura bakmasınlar da yanılırlar!.. Çünkü bugüne kadar isyanların yaşandığı toplumlara bir bakıldığında devlet idarecilerinin rüşvet ve yolsuzluk iddialarının gündeme gelmesi ile toplumun geçim sıkıntısı çekerken devlet yöneticilerinin lüks içinde bir hayat yaşamasından kaynaklı insanların sokağa inip isyan başlattıkları gerçeği görülür. İşte bu nedenle söz konusu ses kayıtlarının  “kurgu ve montaj ürünü” olup olmadığı ortaya çıkarılmadığı müddetçe insanlar ses kaydındaki milyon dolarlara inanıp "Yeter artık!.." diyerek sokağa dökülmesi muhtemel bir durumdur.

 

Nitekim ortada kurgu ve montaj ürünü olup olmadığı belli olmayan ses kayıtları var!.. Anadolu insanı bırakın 30 milyar doları 3-5 milyar doları bile bir arada görmemiştir. Çünkü insanlar borçsuz - harçsız, ele güne muhtaç olmadan karnını doyurabiliyorsa dahi şükrederken milyar dolarları bir arada nasıl görsün? Üniversite bitirip iş için sınav kapılarında sürünen veya senelerdir atama bekledikleri halde atanamayan gencecik insanlarımız milyon dolarları bir arada nasıl görsünler? Ülkemiz insanının içinde bulunduğu ekonomik durumu göz ardı edip kasetler ne kadar yayınlanırsa yayınlansın insanlar öfkeye kapılıp sokağa inmez diye düşünmemek lazım. Ama görüyorum ki siyasi iktidar sadece kasetlerin bir "kurgu ve montaj ürünü" ve "Paralel Devlet ürünü" olduğunu iddia ederek toplumu kutuplaştırıp - ötekileştiren bir seçim propagandası ile seçimi kazanmaya çalışmaktadır.

 

Sonuç olarak ülkenin bir infial durumu yaşayıp yaşamaması iktidarın elinde olan bir durumdur. Bu nedenle siyasi iktidar bu saatten sonra toplumu geren ve kutuplara ayrıştırıp ötekileştiren söylem ve demeçlerden vazgeçip toplumun her kesimini kucaklayan bir siyaset izlemelidir ve internet yasası ile bu kasetlerin yayınlanmasına engel olunamayacağını anlayıp söz konusu kasetlerin bir "kurgu ve montaj ürünü" olup olmadığının tarafsız uzmanlarca yapılmasını sağlamalıdırlar. Daha da önemlisi ülkede halkın geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde adı yolsuzluk ve rüşvet iddialarına karışmış siyasilerin kim olursa olsun yargılanmasının önündeki dokunulmazlık zırhı kaldırılarak yargı önünde hesap vermesinin önü açılmalıdır. Aksi takdirde adı yolsuzluk ve rüşvete karışan siyasilerin korunması karşısında ülkede yaşanan kaos ortamı bir infial ortamı yaratarak bir isyana dönüşmesi muhtemeldir.

 

3 Mart 2014

Reyhan İŞERİ

Terör Uzmanı - Siyaset Bilimci



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI