Bugun...
Amerika FETÖ'yü vermiyor mu?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 27-05-2017 14:18
     

        Hep düşünmüşümdür, onlarda ne var da, bizde yok, neden, biz onlara özeniyor ama onlar gibi olamıyoruz diye. Aslında bu soruların cevabını biliyordum da kabullenmek istemiyordum galiba. Mesela dün, New York Times gazetesinde yayınlanan olay sırasında beş kamera tarafından çekilen görüntüler de incelenerek hazırlanan etraflı bir yazıda isim, isim kimlerin kimlere saldırdığı anlatılmış. (https://www.nytimes.com/interactive/
2017/05/26/us/turkey-protesters-attack-video-analysis.html)

         Şimdi, bir batı ülkesi, mesela ABD, İngiltere, Almanya, Fransa veya İtalya böyle bir olay ve saldırı sonrası en azından baştan özür diler ve sorumluları hakkında soruşturma yapacağını söyleyerek milletin gazını alırlardı. Bizde ise tepki; Ne kim yapmış? Ben yapmadım ki, onlar bana yaptılar, Haberimiz bile yok. Biz değil onlar bize saldırdılar gibi yanıtlar verilir, ardından Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili çıkar, bu konuda sert bir tepki gösterir.

        İşte geri kalmış toplumlarla, uygar toplumlar arasındaki fark. Siz istediğiniz kadar plazalarınıza gâvur isimleri verin, dükkânlarınıza ve ürünlerinize yabancı markalardan kopyalanmış isimler koyun, istediğiniz kadar lüks ve pahalı yabancı araçlara binin, o kültürle yetişmediğiniz için tamamen her şeyi yalanlama kültürüne sığınarak cevap verecek ve çakma bir New York veya Avrupa kenti olarak yaşayacaksınız. Ama çakma olacak. Ben bile 30 seneden fazla kaldığım yabancı ülke kültürünün altından, Türk kültürümün zaman zaman çıkışının yaşattığı isyanlarla bunu hala hazm edemediğimi  ortaya koyuyorum.

        Aslında Amerika’ya ilk gittiğimde (80’li yıllardı) en çok bir gazeteci olarak beni en çok şaşırtan şeylerden ilki, Amerikalı liderlerin kısa ve rahat konuşmaları bizimkilerin de ellerinde 10 daktilo sayfası ile kürsüye çıkmalarıydı. Bizimkiler konuşurken genelde dinleyiciler dinlemez uyurlardı. İkinci konu, bir yere müracaat ettiğimde, benden belge istemeyip, yaptığım beyanın esas ve doğru kabul edilmesiydi. O yıllarda Türkiye’de her şey için o kadar çok  belge isteniyordu ki, bu durumlar bana ters gelmişti. Yalnız benden önce oraya gitmiş bir Türk arkadaş uyarmıştı, “yalan söylediğin anlaşılana kadar her sözün doğru kabul edilir, sakın yalan söyleme, kayda girerse kan kustururlar” demişti.

        Ha diyeceksiniz ki, ABD başka ülkelere yalan söylemiyor mu? Söylemez olur mu, söylüyor, hem de yalanın Allah’ını, hem de tüm dünyaya sunturlu yalanlar söylüyor. Ama onların gerekçeleri kendi ülkelerinin çıkarları. Vatandaşlarına yalan söyleyenler hemen deşifre edilip işine son veriliyor. Mazeret mi, değil mi bu konuda karar veremem. Ancak kendi ülke ve vatandaşlarının çıkarlarını düşünmeyen dünyada tek ülke her halde biziz. Baksanıza Suriyeliler için harcanan parayı bile kendi vatandaşımıza harcamıyorlar.

        Neyse, ahlaki değerlendirmelere ara verip, yurda kazasız belasız yalakaları ile dönen asrın liderinin, NATO maceralarına dönelim. Bir kere hala adları haber kanalı olan, ama aslında çıkar kanalı olmaktan öte bir fonksiyonları bulunmayan yandaş TV istasyonları bir noktaya hiç dikkat etmedi. Veya dikkat ettiler de yazmak yemedi. Trump, Brüksel’de bizimkine selam bile vermedi. Diyeceksiniz, zaten Washington’da görüştü. Emine hanım da "first ladyler" çekiniminde, islam dinine ters bir erkek (homoseksüel)  first lady ile görüntülendi. Şimdi düşünün bakalım bizimkiler Avrupa'dan ne kadar mutlu döndü.?

        Uçakta yalakalara ve saray soytarılarına yapılan açıklamaların hiçbir iler tutar noktası yoktu. Aynı giderken söylenilen ninniyi dönerken de dinlediler. İyi ezberleyip millete söylemeleri istenmişti. Bence bizimkiler, istedikleri en önemli konular da Washington'dan olumsuz yanıt aldılar. Bir kere, YPG konusunda ABD geri adım atmadı. Kamyon, kamyon Amerikan malı silah, Suriyeli Kürtlere akıyor. Bu arada, Amerikalılar, YPG lideri Salih Müslim’e ABD’ye giriş vizesi vermeyerek bizimkilere çiçek atıyorlar. Daha önce de vize vermemiş ama ellerine silah vermişlerdi.

        Neyse ikinci önemli nokta, bizimkilerin ortaya attığı FETÖ konusu. Anlaşılan Ankara’dan gönderiler kamyonlar dolusu belge ve bilgiler Washington’u tatmin etmemiş.  Diyeceksiniz nereden anladın. Okumadınız mı kardeşim, Türkiye’de Adana’da bir mahkeme, Gülen’in vatandaşlıktan çıkarılması için İçişleri Bakanlığına başvurma kararı aldı. Şimdi güdümlü ve emir komuta altındaki Türk adli sistemini dikkate alarak bu girişim, bir mahkemenin haddine mi düşmüş? Belli ki, Ankara’nın talimatıyla gerçekleştirildi, anlamak zor değil.

         İyi de neden Asrın lideri ve Adalet Bakanı Washington’dan döner dönmez bu girişime geçildi ki? Yoksa, Amerika’dan bu fitne, fücur yuvasının iade edilme isteğine olumlu cevabı alamadılar mı? Anlaşılan galiba öyle. Çünkü vatandaşlıktan çıkardığınız bir kişiyi nasıl yargılayabilirsiniz? Olmaz, bir başka ülkenin vatandaşını yargılama hakkınız yok. Sonuç, Washington artık netçe, Erdoğan ve yanındakilere unutun bu masalı demiş olmalı.

         Brüksel’de biliyorsunuz, AB yetkilileri bizimkilerin önlerine uzun bir liste koymuş. Bunlar arasında tutuklanan yabancı iki gazeteci konusu da var. Ayrıca memlekete inişte asrın liderinin açıkladığı 12 aylık süre ne için? Mültecileri geri almak için mi? Yoksa demokratik uygulamalara, adalete müdahaleye, insan hakları ihlallerinden vaz geçmek için mi verildi bu süre? Bilmiyoruz. Uçaktaki mıntıka kıllarından biri de çıkıp sormuyor, soramıyor, bu süre kime ve neye diye. Korkuyorlar. Hani bağımsız adalet ve bağımsız basın var ya, işte bizim arkadaşlar onlar.

         Basın deyince aklıma geldi. Sözcü gazetesi üzerinde oynanan oyunlara suskun kalmak ve FETÖ oyununa gelmek başka bir şey. Özellikle FETÖ aleyhine o kadar yayın yapan bir mücahit gazete ve çalışanlarına bu saldırının amacının saraya muhalefet olduğunu anlamak için, dahi olmaya gerek yok. Ama biz boğazımıza kadar battığımız pisliğe santim, santim değil, karış karış batıyoruz. Ben bu hızın Türkiye’yi aydınlık günlere daha çabuk götüreceğine inanıyorum.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI