Bugun...
Anlayana Amerikan kazığı


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-05-2017 00:00
     

          Yahu şu Amerikalılar da çok adi. Pis dövüşüyor hep belden aşağı vuruyorlar. Yahu adamı bekle, Washington’a gelip diyeceğini der, sonra ne kazık atacaksan gene at. Tam da daha ayak basmadan, kullarını oraya yollayıp, havayı koklamalarını emir buyurmuşken. Adam olan bu böyle bir hareket sonrası onuru olan ziyareti iptal eder. Ama bunlardan beklemem aynı Muhammet Ali’nin cenazesindeki manzara. Şaşırdınız değil mi yazıya nasıl başlıyor bu adam diye.

         Geçmişe giderek açıklayıp, anlatayım. Geçen sabah gözümü açtım, alışkanlık, ne oluyor diye kaza ile bir haber kanalını çevirdim. Açmamla birlikte günüm zehir zıkkım oldu. Sınırlar içindeki muhtarlar cemaati toplantılarında yaptığı tutarsız konuşmaları yetmedi bu kez Arap yarımadasından seslendi. Konuşmasında bir diktatörü övüyor da, övüyor. Kardeşi diktatörün liderliğini ve yaptığı imarı anlatıyor. Oysa oralarda kadınlar oy kullanamıyor siyasi ve medeni hakları yok. Hani bülbülü altın kafese koymuşlar hesabı. Sonra anlaşıldı, milletin anasını belleyen müteahhit kardeşi için oralara gitmiş. Belli ki memlekette kimsenin anası kalmadı, şimdi Arap analarının peşinde. Ama bu kadar övmenin sonu Şam’daki Esat olabilir. Hatırlarsanız bir ara el ele denize bile gireceklerdi nerdeyse.

         Ben buna neden şaşırıyorum ki, internette asrın liderinin Kuveyt emirinin oğlunun elini öperken çekilen resimleri dolaşıyor. Yakışıyor. Oysa Türkler kimse önünde eğilmez ve ölse de kimsenin elini öpmez. Neye şaşırıyorum ki. Neyle gelelim ciddi işlere.

        Tam bizimkinin keyifleri yerindeyken Washington dikkat çekici ayak oyunları ile tuhaf danslar etmeye başladı. Biliyorsunuz Washington’da kapalı kapılar ardında bizim “üç silahşorların” yaptığı toplantılar konusunda Genelkurmay açıklama yapıp cemahiyeye gerekli olduğunu sandığı bilgileri verdi. Hangi konuda anlaşılmış, ne gelişme olmuş önemli değil, bilgi yok konu başlıklarını yazmışlar. Ama onların açıklamalarına karşı, Amerikalıların yaptığı açıklama ilginç. Trump yönetimi tam da Erdoğan ziyareti öncesinde ve bizim üç silahşorların belgeler verdiği bir dönemde golünü attı. YPG’ye hem de Trump’ın emri ile ağır silahlar vereceklerini açıkladı. Al bir kaya nerene dayarsan daya. Trump’a yaltaklanmak için Obama’yı kötüleyen kaçak saray erkânı şaşkın. Kürdistan’da kankası Cengiz Çandar aracılığı ile kaçak villalar yapan sarayın eski İngilizce gazete sahibi önceki Amerikalıları da bombalarız lafını hemen yuttu. Trump bu olayla İlnur Çevik’e hadi, hadi diyordu sankim.

         Bir yan gelişme de Adalet Bakanı Bozdağ’ın yeni Amerikan Adalet bakanını kafaya aldığını söyleyerek Ankara’ya dönüşü. Dünyanın en akıllısı biziz ya. Ancak bu ziyarette de bir garabet var. Bakan özel uçakla 11 saat seyahat edip Washington’a geldi. Aylardır yüzlerce kolilik belge ve bilgi bombardımana tuttukları ABD Adalet bakanına ce der gibi yarım saatlik bir görüşme ve dönme. Sanki Amerikan adli sistemini bilirlermiş gibi de FETÖ soruşturmasını yürüten birkaç savcıda, Amerikalı hukukçulara bilgi verdi. (Bu arada Amerikan Hukuk sistemi ile bugünlerde ne olduğunu anlayamadan sürekli değişen adalet sistemimiz 180 derece farklı. Biri Roma öteki İngiliz hukuku)  Washington, yalnızca FETÖ konuşuldu açıklaması yapıldı. Sözüm ona Rıza Sarraf konusu gündeme gelmemiş. Ben bu gündemi yedim.

         Bu başarılı dış politikamızı fazla irdelemeyeceğim. Gerçekte milletimiz için utanılacak ve üzülecek bir durum. Konuyu değiştireyim. Bizim haber portalımızda da yazıları yayınlanan değerli kardeşim Can Ataklı, ilginç ve önemli bir noktaya parmak basmış. Hani son günlerde bir siyasi parti liderini referandum oylamasında ikna eden kaset vakası gibi değil ama ortalıkta dolaşan gurup resimleri üzerine. Resimlerin kaçak saray tarafından basına sızdırıldığını yazdı. İnanırım. Bunlar için Vefa, İstanbul’da bir semt. Molla komutan darbe sırasında da yeteneksizliğini sergilemişti. Ne var yani, cemaatte imam hatip mezunu daha cevval ve Atatürk düşmanı bir Müslüman molla general daha getirirler olur biter. Zaten ordu ordu değil artık cemaat.

         Basında Atatürk’ü karalamaya çalışan geri zekâlılara karşı kampanya yapılıyor. Yanlış hedefe yanlış amaçlı bir girişim. Bunlar kimler, Sarayın gözdeleri ve onların himayesindeki televizyon ve gazeteler. Kardeşim bu kampanya aşağıdan değil tepeden yürütülüyor. Ne oldu kimse sormadı 23 Nisan’da Anıtkabir’e gitmedin diye. Ne o, ne de Meclis başkanı olan zat. Kıvılcım oradan tezgâhlanıyor, aşağıdaki malum bölgeden bir iki kılda bu kampanyayı yürütüyor. Sizler tetikçilere saldırıyor, onların eline silah veren azmettiricilere susuyorsunuz. 

         Belki de Atatürk’ü hiç sevmemiş olan batıya seyahat öncesi “bak bende sevmiyorum” şeklinde bir çiçek atma kampanyası bu. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, tüm batıyı önüne katıp denize dökmesini asırlardır kabullenemediler. Bu operasyon Çanakkale’de başlamış, Sakarya’da sona ermişti. Onlarsa Çanakkale zaferini evliyaların kazandığını, Sakarya’da da imamların savaştığını yayıyor. Oysa bugün çoğu, iktidardaki partinin milletvekili cumhuriyet düşmanlarının, cumhuriyet düşmanı dedeleri düşmanla işbirliği yapmıştı. Bugünde aynı oyun oynanıyor.

         Mesela, Amerika bir türlü hazmedemedi Mustafa Kemal’e ulusun duyduğu şükranı vurgulamasını. Hep rahatsız oldular. Çok sayıda Amerikalı diplomat ve yetkili okullarda ve resmi dairelerde bulunan Atatürk büst ve resimlerinden duydukları rahatsızlığı saklamamış söylemişlerdi. Oysa kendileri, kendi Mustafa Kemalleri, George Washington’un adını başkentlerine vermişti. Olay yedikleri kazık ve yenilgi.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI