Bugun...
Barzani'nin bayrağının direği


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 04-03-2017 07:35
     

Bugün sizlere son günlerin en popüler konusu olan bayrak ile ilgili bazı şeyler açıklayacağım. Ama bunda AKP’nin gerçek zihniyeti ve siyasi amacını anlamak için sihirbaz olmaya gerek yok. Hoş bildiğimiz siyah-Beyazı bile onlar kırmızı mavi gördük diye satmaya çalışıyor, bize de gözünüz bozuk diyorlar. İşin acı tarafı, yeni ve gizli eski yandaşları olan Bahçeli’de, önce böyle söver sayar sonra da midye gibi gidip iktidara yapışır. Ne yazık ki AKP iktidarında hep böyle oldu.

          Biliyorsunuz, ABD 50 eyaletten (yani, meclisi, askeri, polisi, özel adaleti, kendi meclisinin çıkardığı yasaları ile bayrağı olup kendi vergisini toplayan 50 bölgesel devletten) oluşur. Ama bizim yalakaların hiçbir zaman Teksas eyaleti valisi Türkiye’yi ziyaret ettiğinde Teksas bayrağı çektiklerini görmedim. ABD bayrağı çektiler. Türkiye’yi en fazla ziyaret eden New York ve California eyaleti yetkilileri geldiğinde de göremedik. Hani Dışişleri Bakanı demiş ya Tataristan başkanı geldiğinde hem Rus hem de tatar bayrağı çekiyoruz diye.

Ben Barzani’nin bu gelişi sırasında Irak bayrağını da görmedim. Varmış. Ama Ben geçenlerde Amerikalıların toplantılara ne koyduğuna baktım. Bush dâhil Oval Ofis’te bir Irak bayrağı birde Amerikan bayrağı var. Gazeteci arkadaşım Yılmaz Polat üşenmemiş oturmuş çeşitli dönemlerde Oval ofis resimlerine bakmış. Hiç birinde Kürt bayrağı falan yok. İyide bu Barzani’nin yumurtalıklarını okkalamanın amacı ne? Anlayamadım, kokusu yakında çıkar.

Peki, bu yalakalığın amacı ne olabilir? Biraz beyin jimnastiği yapalım. Önümüz referandum. Bu olay öncesi milliyetçi oyları kandıracak bir gelişim, mesela Kandil’in boşaltıp, oraya asker sokmak gibi. Mesela kimsenin giremediği Kandil’e girdik gibi laflarla ortam yaratma gibi. Bahçeli’yi önemsemiyorum, çünkü yolsuzluklar ve PKK görüşmeleri konusunda mangalda kül bırakmamıştı. Gördük ne yaptığını. Önünü ilikleyip saygılarını ve bağlılığını bildirdi.

Sizlere daha önce de yazdım, Almanya’da ve Avrupa’da işler iyi gitmiyor diye. Almanya gazetecisi hapsolurken topraklarında bizim mollaların cink atmasına izin vermeyeceğini anlatmıştı. Son olarak Adalet Bakanının orada yapmak istediği mitinglere yer verilmeyerek kibarca iptal edildi. Bizimkiler Alman Büyükelçiyi çağırıp fırçalamışlar. Sonuç öteki bakan toplantıları da iptal. Dışişleri Bakanı hemen durumu diplomatik düzeltmek için kendisine bir Avrupa gezisi icat etmiş. Sonuç Hollanda hükümeti de Rotterdam’da düzenlemek istediği mitingi iptal etmiş.  Hatırlarsanız bir Sudan diktatörü vardı. Ülkesinde soykırımı yapmakla suçlanan ve kendisini başkan ilan etmişti. Bu Bekir’i Türkiye dışında kimse kabul etmiyor ve topraklarına girmesi halinde tutuklamakla tehdit ediyorlar. İşte bizdeki bazı siyasilerin ufukta görünen geleceği bu.

Ben bunları yazarken baktım Amerikan Dışişleri Bakanlığı 2016 İnsan hakları yayınlandı. Eskiden biz ülkeleri bu raporlarda ülkelere ayrılan sayfa sayısı ile mukayese ederdik. Genelde 2000 yılına kadar beş ya da altı sayfa ile Türkiye geçerdi. Bilemediniz on sayfa. Eski alışkanlıkla baktım Türkiye kaç sayfa sayısı diye. Ülke ekonomisindeki enflasyon gibi doların fiyat artışı benzeri, ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye tam 75 sayfa ayırmış

Neler yok bu yılki raporda Aydın Doğan’ın damadı ile Erdoğan’ın damadı arasındaki yazışmalardan, ülkedeki internet özgürlüğü, ifade özgürlüğü, basın hürriyeti polisin halka muamelesi cezaevleri falan dolu dolu yazılmış. Rapor daha çok 15 Temmuz sonrası AKP’nin nasıl kayış kopararak muhalefeti ve aykırı sesleri susturduğunu anlatıyor. Özetle rapor, hükümetin Temmuz ayındaki molla kalkışmasının iktidar tarafından aykırı sesleri kısmada kullanıldığını ima ediyor. Merak edenler için raporun Türkiye bölümün internet adresi; https://www.state.gov/documents/organization/265694.pdf

Öte yandan Suriye’deki Kürtler, Şam hükümetine bazı bölgeleri terk etmeye başladı. Ruslar ve Amerikalılar oturup konuşuyor. Ama sahada askeri olan, evlatları ölen Türkiye’nin konu üzerinde rüzgâr kadar konuşma hakkı yok. Yanlış anlamayın, bizimkiler sabah akşam konuşuyorlar ama kimse adam yerine koyup bizimkilerin Ankara’da tribünlere oynamasını ciddiye almıyor. Türk milleti boş konuşan politikacıları seviyor anlaşılan. Ne diyelim Allah kabul etsin. Bak çok umut bağladıkları Trump bile hala onlara randevu vermiyor. Mayıs ayındaki selamlaşma yeter diyorlar.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI