Bugun...
Biz başka bir gezegende mi yaşıyoruz?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 24-07-2017 00:00
     

    Ben yazıya başlarken asrın lideri batıda kimsenin kendisini adam yerine koymaması üzerine daralan gezi çemberinde gene Arap yarım adasının bir kısmına hareket ediyordu. Tabii her zaman olduğu gibi çıkarken kendisi yokken ülke gündemini kimse kapmasın diye yumurtladı gitti. Bunlar içinde dikkatimi çeken tek şey, “Ey Almanya” seslenmelerinden, “Bakmayın siz benim eylerime” çıkışının olmasıydı.
 

    Almanya topraklarında yaşayan Türklere çaktırmadan uyaran bir mesaj yayınlamıştı. Alman Dışişleri Bakanının ülkenin tirajı en yüksek gazetesi Bild’te yayınlanan Türkçe-Almanca yazıda en dikkat çekici bölüm, Alman vatandaşlığına geçen Türklere kendilerinin artık Alman olduğunu hatırlatmasıydı. Oldukça diplomatik kibar sözler arasına gömülen açıklama demek isteniyordu ki, “kendinizi Alman değil Türk hissediyorsanız çekip gidin.”
 

    Memlekette aydın kesim Rakı kadehinin dibinde ülke geleceğini ararken gelişmeleri de pek umursadığı söylenmez. Plajlar depreme rağmen dolu. Asrın liderinin Suriyeli ümmeti de plajlarda erketeye yatıp memleketlerinin geleceği konusunda bikinili Türk kızlarını röntgenliyor. İstanbul boğazının iki yakasında yen İstanbullular moda dünyasında reform yaparak beyaz iç donu mayolarıyla boğazın soğuk sularına atlayıp, akıntıya kapılıp yeni modernleştirilen Hayırsız adaya cesetlerini bırakıyorlar.
 

    Bir okurum mektup yollamış, yeni bakanlar kurulu konusunda ne diyorsun diye. Bu konuda kalem bile oynatmak istemem. En güzel yazıyı Sözcü’de Yılmaz Özdil yazmış. Milli Savunma Bakanı Erdoğan, Ekonomi Bakanı Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Erdoğan diye. Anlayana. Bu arada herkes pür telaş cukkasını nasıl doldursun diye. Tam bir soygun. Tam bir kuralsızlık tam bir aşiret yönetimi. Halkımızın yüzde 50’si ne yazık ki uygarlığı hazmedemedi. Mağara devrinde vurup, kırıp, çalma ve çırpmayı kendisine hedef olarak seçmiş, mutlu, gamsız yaşayıp gidiyor.
 

    Milli Eğitimin çağdaşlıktan çıkmasının ilk sonuçları televizyonlarda yayınlanan reklamlarda yatıyor. Reklam saatlerinde yayınlanan deterjan reklamı gibi özel üniversitelerin reklamı yayınlanıyor. Önce tam da üniversite seçme zamanı adamlar öğrenci kapmaya çalışıyor derken, Asrın liderinin para kazanan Anadolu kaplanlarının yeni burjuvaları çocuklarını yurt dışına kaçırıyor. Çünkü batı dünyası, yakın bir tarihte Türk eğitim sisteminin muadili yetini kabul etmeyeceği sinyalini vermiş bulunuyor.
 

    Anlamı, okutup, mühendis, doktor, bilgisayarcı çıkarttığınız çocuklarınızın diploması artık, müspet bilimi okumadıkları için batıda kabul edilmeyecek. Yani kör cahil kabul edilecekler. Batılı geri zekâlılar nerden bilsin sizin çocukların bir Fatiha ile binaların betonarme hesaplarını çözüp, Yasin suresi ile gökdelen yapabileceğinizi. Bakın dini bütün İstanbul belediyesinin okuyup üfleyerek cilası muhteşem İstanbul şehrine yaptıklarına. Basit bir yağmurda tünellerde insanlar boğulup, seller sokaklarda araçları sürüklüyor. Sanırsınız Bettina kasırgası geçti İstanbul’dan.
 

   Ama ne olacak iki çuval pirinç verir, bir çuval kömür dağıtır, seçmende bu seli, depremi falan unutup adamı halife ilan ederler. Bu arada çocuklarınızın ırzına geçilmesine devam edilmiş, çocuklarınız ne olduğunu anlayamadan, kimin sınırını koruduğunu bilmeden öldürülmüş, ne önemi var, feda olsun asrın liderine. Bir çocuk daha döve döve doğurtur kadınına. Kabul etmezse de keser. Hacamat eder.
 

   Bizimki havaalanında konuşuyor. Almanya açıklamalarını yumuşatırken, İsrail’i falan eleştiriyor. Halife ya. Oysa İslam âlemi onu dışlamış. Mısır dışlamış, Suudi Arabistan Dışlamış, Suriye dışlamış, Pakistan dışlamış, Libya, Fas, Tunus dışlamış. Ne gam. Zaten onlarında Müslümanlığı tartışılır, bir biz Müslümanız. Kala kala birkaç körfezdeki şeyhlik kaldı. Çember daralıyor. Onlarda iyi Müslümanlarsa, asrın liderine biat eder, değillerse karşı çıkarlar zaten. Desteklediği Katar’da kalktı Kıbrıs Rum hükümetini destekledi. Aynı bizim politikamız. Biz ne yaptık, kalktık Ege denizinde elimizdeki birkaç kayalık, adacığı Yunanistan’a verdik oldu, bitti. Bak Katar’da bizi takip ediyor.
 

  Washington’da olup biteni henüz çözemiyorlar. Hâlbuki kadroda bir sürü Amerika’ya zamanında yalakalık yapan, gazetesi satılsın diye elçilik kapılarını aşındıran, engin bir danışmanlar kadrosu var. Ne tuhaf bir zamanlar New York’ta Türk Derneği başkanlığı da yapmış olan onlardan biri hala Amerika topraklarına girmeye korkuyor. Aynı Rıza Sarar olayını yaşarım diye. 
 

  Gelelim Washington’da olup bitene. Obama’dan sonra güvendikleri Trump, hızla Yüce divana gidiyor. Adalet Bakanı ve Beyaz Saray sözcüsü, aniden ekipten koptu. CIA eski başkanı Trump’ı eleştirdi. Obama’nın sağlık projesi Obamacare’i yok etmek için ortaya atılan Trumpcare, Kongre’den geçemedi. Büyük bir olasılıkla Ağustos ayında tatile girecek olan Kongre Eylül ve Ekim ayında Trump ile meşgul olacak.
 

  Bu arada Amerikalılar indinde Türk imajı eriyip gitmeye devam ediyor. Benim o ülkede bulunduğum 36 yıl içinde görmediğim bir olay gerçekleşti. Amerikalı milletvekilleri, Büyükelçilik konutu önünde gösteri yapıp, “Erdoğan özür dilemediği sürece Amerikan topraklarına ayak basmasın” dendi. (Almanya ve İsrail olaylarından görüyoruz ki, Özür dilemek sorun değil yani)
 

  Kürtler, bağımsızlık ilan edecekmiş. Türk toprağı sayılan Türbe Türkiye sınırına kaçırılmış, Irak ve Arap dünyası Türk malları almıyormuş, Rusya’dan hala turist gelmiyormuş, Türk lirası dibe dalmak üzereyken zorla tutuluyormuş, Çocuklarımızın ırzına geçiliyormuş, ülkede adalet eşitlik yokmuş, komşu komşuyu FETÖ’cü diye ihbar ediyormuş (aynı Abdülhamit’in jurnalciliği gibi), Hazine’de para kalmamış, memur işçi ve emekli sünüyormuş, üstüne anlamını bilmediğin yabancı dilde ibareler bulunan tişört giyiyormuşsun ama bazıları suçmuş, ne gam ne kasavet. Tek kıl olalım, bir olalım, beraber olalım, yürüyelim bir bu yolda. Muadili yet mukaddes kitap kuran da bile yok. Arap’ın kuranı ile bizimki farklı. Onların inançları, mezarları, bize uymaz. Olsun, millet olmasında ümmet olsun. Kendini Arap kabul eden millete bu kahrım.
 

Yani özetle devran bir şekilde dönüyor. Siz vurun rakının dibine, girin denize akşamda o bar, bu diskotek sizin, dolaşın. Nasıl olsa Mevla’m korur bu milleti.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI