Bugun...
Çavuşoğlu, New York'ta ne yaptı?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 09-01-2017 07:37
     

          Bu yazıya otururken, haberleri açtım bir yandan dinliyorum bir yandan yazıyorum. Haberlere göre sanki Türkiye bu çağdan daha da gerilere taş devrine düşen bir ülke değil de uzay çağını yaşana bir ülke. Ölenler Türk değil, Fransız, Alman veya İtalyan. Tek fark cenaze törenlerinde hak etmediklerini helal eden bir cemaat.

          Binali Yıldırım, Barzani ile görüşmüş. Aman yaptığı açıklamalar sanki koca bir darbe konusunda bile istihbaratı olmadığını açıklayan bir ülkenin değil her şeyden haberdar olan bir ülkenin lideri. Hoş liderde başkası ya. Sanki o ülke parçalanmıyor. Sanki her gün bir yiğit onun boktan politikaları yüzünden yaşamdan kopup gitmiyor. Sanki ülkenin ekonomik sıkıntısı onun değil de başkalarının saçma sapan harcamalarından dolayı sıkıntıda değil.   

          Daha önceki yazılarımda altını çizmeye çalıştım. Biz, Türkiye ve Türkler, başımıza gelen belaların sorumlusunun kendi eylem ve kararlarımız değil de başkalarının suçuymuş gibi kabul ettiğimiz sürece veya suçu başkasına attıkça burnumuz gübreden çıkmaz demiştim. Anlaşılan şu ana kadar hala işin sorumlusu, Amerika, Rusya, Almanya, Araplar veya birileri kabul ediliyor. Hala birileri gümbürtüyle batan Osmanlının şaşalı zamanına özlem duyuyor. Duysunlar duymasınlar ülke çatırdıyor.

          Sevgili kardeşlerim, ülkedeki elektrik kesintilerinin sebebi, gazla çalışan termik santrallara akan gaz miktarının dış kaynaklar tarafından yarıya düşürülmüş olması. Bu muhteşem ekonominin bir sonucu. Hala makam otoları Mercedes, makam uçakları daha lüks olsun. Sen sesini çıkarmadığın sürece hala ona biat edip önünde eğildiğinde bu sürünmeye müstahaksın. Böyle sazan kim bulsa olta ucunda oynar duru.

          Dünya ki gelişmelere gelince, belki ilgilenen vardır ya anlatalım. Herkes Amerika’da bir şeyler olacak diye veya Trump’a umutlarını bağlamış gidiyor. Amerikan sisteminde bürokrasi çok güçlüdür. Belki dikkat etmediniz diye örnek vereyim. Demokrat Başkanın başta olduğu dönemde o başkan tarafından atanan FBI başkanı seçime giren Demokrat adayın kayıtlarını açıklamaktan kaçınmadı. Şimdi böylesine sahip bir bürokrasinin Trump’ın kanun dışı talimat ve emirlerine uyacağını beklemek bence saflık olur. Özellikle Trump’ın Ruslarla yaşadığı gizli-açık flört zaten oldukça radikal olan Cumhuriyetçi çok sayıda politikacının tüylerini diken diken ediyor.

          ‘0 Ocak’a çok kalmadı. Ben yeni başkanın kabinesinin yemin edip resmen göreve başlamasını en erken Haziran en geçte Eylül ayında gerçekleşmesini bekliyorum. Bu arada çevremizdeki önemli gelişme, Suriye ve Irak’taki NATO müttefikleri ve Rusya’nın kuvvet indirimine gideceğini açıkladılar. Böylece her kes çekilince geride armut gibi bir biz kalacağız. Arapsaçına dönmüş bir orduyla Suriye silahlı Kuvvetleri, Irak silahlı kuvvetleri, İŞİD ve PKK terör örgütleriyle karşı karşıya bırakacaklar. Yavrulara yazık.

          Öte yandan sessiz sedasız Kıbrıs elden gidiyor. Anlaşmadaki maddeleri kim biliyorsa bir açıklasa da öğrensek. Yunan Başbakanı Çipras Cenevre’deki Türk ve Rum tarafları görüşmelerine katılacağını açıkladı. Bizim dahi dış politika takımından caba kim katılacak? Dahi dış politika deyince aklıma geldi, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu aniden bir New York ziyareti yaptı. Geleneksel olarak New York’a gelen Türk bakanlar Washington’a uğramadan etmezler. Akıllara acaba FETÖ ile gizli bir görüşme mi yaptı sorusu gelse de, insan bu kadar da olmaz diyor. Bu bakan Washington’a gelmedi. İyi de New York’a Çavuşoğlu yalnızca yeni Birleşmiş Milletler Genel Sekreterini kutlamak içim mi geldi dersiniz?

          Bu konuda Washington’da dedikodular uçuşuyor. Son duyduğumuz Çavuşoğlu’nun halen Washington’a gelmeyen harekat merkezini New York’ta tutan Trump ile Erdoğan’ın 2017 ziyareti için bir görüşme randevusu amaçlı dirsek teması yapılmış. Duyduğumuz, suyunun suyu ile yapılan görüşmelerde açık bir gün verilmeden vaat alınmış ama bunun kesinliği de tartışmalı diye tanımladı konuya vakıf kaynak. Bence bu görüşme olur olmasına da en erken Mayıs veya Haziran’da.

          Tabii o zamana kadar Türkiye’de ne olur, kim ölür kim kalır bilinmez. Başkan olarak mı yoksa Rıza Sarraf’ın suç ortağı veya uluslararası savaş suçlusu mu olur bilinmez. Allah ömür verirde yaşarsak göreceğiz. Boş verin siz doları takip edin. Haber orada.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI