Bugun...
Damada AK yasa


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 23-05-2017 00:00
     

        Bayılıyorum, resmi alanda ülkelerin göstermelik restleşme numaralarına. Mesela Erdoğan Washington’da elçilik komutuna giderken korumalarıyla göstericiler arasındaki kavga nedeniyle Büyükelçi ABD Dışişlerine çağrıldı ve uyarıldı. (Erdoğan’ın arabasından bu kavgayı izlerken videosunun çekildiği ve korumalarına “dalın” talimatı verdiği de iddia ediliyor. Bunlar Amerikan basınından. Tüm bunlara ABD Kongresi ve siyasetçilerinden büyük tepki var) Ardından Türk Dışişleri Bakanlığı, Ankara’daki Amerikan Büyükelçisini Bakanlığa çağırdı ve benzeri konuda nota verdi. Hemen ardından ABD Dışişleri bakanı çıktı ve Türk korumaların göstericilere saldırmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Nasıl ama tiyatro? Karşılıklı dans ediyor gibiler.

         İyi de bu restleşmelerden ne sonuç alındı? Boş. Karşılıklı “Show’dan öte bir şey yok. Daha önce bu korumalar, sadece ABD’de Obama’nın korumaları, Birleşmiş Milletler Güvenliği ve Washington Polisi ile tepişmişti. Ne oldu çıt yok. Mesela ABD buna gerçekten kızmış olsaydı kalkar bir daha korumalarınızı getiremezsiniz der olur biterdi. O zaman yabancı konuklar korumaları kabul edilmiyor diye bizimkilerde küser, kalkıp Washington’a gelmeyebilirlerdi. Aynı şekilde Türkiye’de karşılıklılık esasına dayanarak yabancı liderlerin korumalarını kabul etmezdi. Onlardan da bu duruma razı olmayanlar bir daha Türkiye’ye gelmezdi. Bunun dışında sıkılan her laf, laf-ı güzaf.

         Gelelim önemli dış konulara. Mesela son ana kucağına muhteşem dönüş seremonisinde de ön alanda ve kadroda yer alan damat, Alman Der Spiegel haberine göre Kuveyt’teki milyonlarca Euro lük parasını Malta üzerinden Türkiye’ye çekmeye çalışıyormuş. Haberde Çalık Holding'in yurt dışı işlerine bakan Şafak Karaaslan'ın Dubai'deki söz konusu paraları önce Malta'ya aktardığı, ardından Malta'daki paraların İsveç’te kurulan 'dört ayrı paravan şirket' üzerine aktarıldığı savunuluyor. Malta'daki mevcut yasaya göre, ülkede kalıcı oturmayanla, düzenli bir işletmesi olmayanların para transferlerinde yüzde 35'lik vergi uygulandığı, paranın tamamının çekilmesi durumunda ise toplam miktarın yüzde 80'inin iade edildiği kaydediliyor. Spiegel, 2015'de İsveç'te kurulduğunu iddia ettiği 4 paravan şirkete 2016'da 8 yenisinin daha eklendiğini, bu yolla paraların Türkiye'ye aktarılmasında 'herhangi bir zorlukla karşılaşılmasının önüne geçilmesinin umulduğunu' yazdı.

         Spiegel, 15 Temmuz darbe girişiminden önce (14 Temmuz'da) meclisin gündemine gelen 'yeni vergi yasasıyla' Bakan Albayrak'ın 'yurt dışındaki paralarının yüzde 20 vergi süzgecine girmeden ülkeye sokulmasının hesaplandığını' ancak muhalefetin bu yasayı engelleme çabası sonucunda sıkıntıyla karşılaştığını yazdı. Spiegel, 15 Temmuz darbe girişiminin kargaşası içinde 'yasanın sorunsuz geçirildiğini' de vurguladı. Siz de yasalar sizin ve benim için çıkarıldığını falan sanıyorsunuz değil mi? Bu iç gelişmeyi dünya biliyor ama biz Türkler duyamayız, bilemeyiz.

         Gelelim dış gelişmelere. Biliyorsunuz bizimkilerin Almanlara resti olarak İncirlikte bulunan Alman birlikleri Ürdün’e kaymaya hazırlanıyor. Bu rest konusunda haklı mıyız haksız mı, o bambaşka bir konu. Ancak Almanların çıkması ile radar uçakları, AWACS’larda çekilmiş olacak. Irak ve Suriye savaşları sırasında bizimkiler hem onları hem de hava savunma füzelerinin NATO adına sınıra konumlandırılmasını istemişlerdi. Hoş onlar çıkarsa Amerikalılar var diye aklınıza gelebilir. İyi de onlarda PKK’nın kolu olan YPG ile kol kola dans ediyor. Özetle onlarında hangi golü atacağı belli değil. Zaten onlarda Irak Kürdistan’ında inşa ettikleri bölgenin en büyük havaalanı ve üssüne geçmek ve İncirliği boşaltmak için bahane arıyor.

         Bu hafta sonunda Belçika’nın başkenti Brüksel’de NATO zirvesi düzenleniyor. Moskova, Yeni Delhi ve Washington’dan öyle pek mutlu dönmeyen Erdoğan açısından önemli bu toplantı. Bir kere bu zirve Türkiye-NATO ilişkileri açısından köprüden geçişten önceki son çıkış uyarısı gibi. Bir hafta kadar önce NATO Genel Sekreteri, ittifak içinde demokrat olmayan özgürlüklere saygı göstermeyen bir ülkenin yer alamayacağını açıkladı. Dünyanın en demokrat, insan hakları ve basın özgürlüğüne en saygılı bir ülkesi olarak bizim bu laftan üzerimize alınmamız için her ne kadar bir neden yoksa da tehlike var çevrede.

         Bir süredir zincir tarayan Türkiye, NATO denizine attığı çapayı koparacak gibi. Hoş onlarda artık bize bayılmıyorlar. Türkiye’nin kafa yapısı olarak Batı kültüründen daha çok Arap yanlısı kültürü ve anlayışı bu kıtada tepki görmeye başladı. Birçok Avrupa ülkesi topraklarında yaşayan ve vatandaşlık verdiği kişilerin anavatanlarından tamamen kopması şartını bu dönemde gündeme getirmeye kararlı. Böyle olunca Almanya ve Hollanda oyları masalı bitiyor. Ya da anavatana dönecekler.

         Öte yandan Rıza Sarraf ve FETÖ adli durumları sarpa sarmaya başladı. Rıza Sarraf olayı doğrudan artık saraya uzanıyor. Bu işin ne kadar siyasallaştığını hâkim bile soruyor. FETÖ konusunda ise şimdilerde onlar karşı taarruza geçti. Mesela FETÖ darbeyi Erdoğan planladı diye yabancı basına röportajlar veriyor. Amerikalılar ise FETÖ konusunda kendilerine verilen kanıtların darbe öteki olaylar için yeterli olmadığını söylüyormuş. Ne diyelim. Bunlar kardeş kavgası biz karışmayız.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI