Bugun...
ERDOĞAN'IN MONŞERLERİ


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 30-07-2017 00:00
     

Yani, son büyükelçi atamalarını görünce Türkiye’yi temsil edecek diplomatlarda aranan vasıflar arasına, Türk ve Türkiye düşmanlığının da ilave edildiğini anladık. Biliyorsunuz atanan büyükelçiler, siyasetin üzerinde ve tarafsız herkesin Cumhurbaşkanı olması gereken kişiyi ve ülkeyi temsil eder. Aslında bu açıdan bakıldığında tercihler doğru yapılmış gibi görünüyor. Ağzından bir kere bile Türküm sözü çıkmayan, cumhuriyet devletini soyup soğana çeviren, ülke dış politikası, eğitim sistemini Arapsaçı haline getiren ve memleketi mağara devrine geri götüren birilerini temsilde bence işlem doğru.
 

Merve Kavakçı’yı bu köşeden çok yazdım. Hem de daha büyükelçilik konusu açıklanmadan oldukça önce. Hissettim diyelim. Ya da artık AKP iktidarının sinsice yapmaya çalıştığı eylemlerini önceden anlıyorum diyelim. Amerika’da suç ve suçluların zaman aşımına uğrama kuralı olmadığından, hala Teksas eyaletine girip giremediğini merak ediyorum. Bu hanım, çocuklarını alıp Amerikan vatandaşlığına geçmede kullandığı babalarından habersiz Türkiye’ye kaçırdığı için mahkûm edilmişti. Aklınıza neden Malezya ve Kuala Lumpur diye bir soru gelirse, birilerinin ülkeden kaçırılan servetlerinin de oraya gömüldüğünü hatırlamanızı öneririm. Gelelim Japonya’ya Tokyo’ya atanan Murat Mercan’a.
 

Ben bu kişiyle 80’li yılların sonu ve 90’lı yılların başında Washington’da tanıştım. Kendisi Florida’da bir Üniversite’de doktora yapıp, ders verirken öğrencisi ile evlenip kapanmasını sağlamış kişi. Ben kendisini Erbakan ziyareti ve daha sonraki Refah partisi ziyaretlerinde tanıdım. Ayrıca Mercan Amerika genelinde yayın yapan NBC televizyonunda bir haber programa katılarak Türkiye’yi şikâyet etmişti. Özetle ne zaman Türkiye’den ne zaman bir irtica ve dinci ekip gelse içinde, Abdullah Gül, ABD’de karşılayanı da Murat Mercan olurdu. Kendisi AKP’nin kurucularındandı. Ama ne hikmetse radikal dinci ekip bu adamı bakan yapmamış en fazla Bakan yardımcılığına kadar yükseltmişti.
 

Benim aklımda kalan, partisi için yaptığı son şey, 2005 yılı ilkbaharında Washington’a gelerek, Cumhuriyetçi Parti’nin akıl hocası AEI (American Enterprise Enstitute- Amerika Girişimcilik Enstitüsü) de bir konuşma ile o yıllarda AKP dış politikalarına başlayan tepkiyi gidermeye çalışmıştı. O panelde, zamanın ABD Savunma Bakanlığı müsteşarı, Richard Perle, Wall Street Journal gazetesinden Robert Pollock ve Enstitünün Ortadoğu uzmanı Michael Rubin konuşmacıydı. Bu panelin adı da “Türk-Amerikan ilişkileri kurtarılabilir mi?” Panelin Türkiye tarafından konuşmacısı Murat Mercan’dı.
 

Biz milletçe balık hafızasına sahip olduğumuz için akla ne oldu da Türk-Amerikan ilişkileri bozuldu diye gelebilir. Gerilimin nedeni bir yerde bugünlerde Tayyip Erdoğan’a her yazısında saldıran Michael Rubin’in açıklamalarında vardı. Rubin konuşmasında, “Süleymaniye olayını hatırlatıp, Türk basınını, olayı kimin sızdırdığını düşünmeye davet etti, Rubin, iki ülke arasında sessizce çözülebilecek bir olayın, milliyetçi duyguları kışkırtmak isteyenlerce sızdırıldığını ve basının bunu dikkate alması gerektiğini” söyledi.
 

Olaylar arasında, zamanın cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Suriye’yi ziyaret etmesi, Türkiye’nin Irak’a karşı operasyonlarda Amerikan birliklerinin topraklarından geçmesine izin vermemesi nedeniyle zamanın ABD savunma Bakanı Rumsfeld’in Türkiye’yi eleştiren açıklamaları, İncirlik krizi gibi konular üzerine yığılmıştı. Bu tatsızlığı düzeltmek üzere de AKP yönetimi Washington’a daha önce burada yıllarca yaşayan Murat Mercan’ı göndermişti. Mercan Washington’da temaslar yapıp o zamanlar Neoconcuların kalesi sayılan bu kurumdaki panele katılmıştı.
 

Mercan, 2005 yılı Mart ayı sonlarında yaptığı temaslar ve paneldeki konuşmalarında başarı elde edememiş olmalı ki bir yıl sonra Erdoğan’ın kankası iş adamı Cüneyt Zapsu ve 15 Temmuz darbesi sanıklarından Tüm General Mehmet Dişli’nin ağabeyi Şaban Dişli Washington’a gelmiş Türk basının aylarca meşgul eden konuşmayı yapmıştı. Onlar da muhafazakâr düşünce kurumu AEI’de panele katılmış ve orada Cüneyt Zapsu, bugünlere ışık tutacak açıklamalar yapmıştı. Bunlardan biri Amerikan tarafının 2003 tarihinden bu yana Türkiye’ye güvenin kaybolduğunu açıklanması üzerine, Zapsu tarihe geçecek, “AKP daha en az 6-7 yıl işbaşında kalacak, bu adamı lavaboya süpürmeyin kullanın” laflarını etmişti.
 

Bu ziyaret anlaşılan Mercan’ın ziyaretinde düzeltilemeyen ilişkileri bir başka kurtarma çabasıydı. Bu ziyaretler sırasında Mercan’a Washington’daki Türklerden biri ve Atatürk Derneği başkanı olan zat, o tarihlerde kadınlarda sıkma başa eş, erkeklerde moda olan ve Mercan’ın badem bıyıklarını kastederek “senin bıyığını …” diyerek hakaret etmişti. İlginç taraf Enerji Bakan yardımcısı olarak çalışan Murat Mercan 2014 yılında aniden görevinden istifa etti. Bu istifa bana 17-25 Aralık 2015 yolsuzluk dosyaları açıklaması öncesine denk gelmesi nedeniyle ilginç geldi. Washington’daki rivayetlerden biri de Mercan’ın sık sık birilerini götürmek üzere FETÖ’yü ziyaret ettiği söylentisiydi.
 

        Şimdi başta da yazdığım gibi, tarafsız olmayan, bir siyasi parti genel başkanı ve belli bir eğilim ve akımın öncüsü, milletin adını aldığı ulusu öven değil, yeren bir kişinin kendisini temsilen bu kişileri seçmesi şaşırtıcı mı? Ayrıca tarikatçılık konusunda sabıkalı bazı kişilere nedense dokunmayıp garibanlara saldıran AKP’nin bu eyleminin ardında ABD’yi kızdırmamak mı yatıyor acaba. Anlaşılan sırada birde Kuzey Irak’ta Cengiz Çandar’ın aracılığıyla iş yapan bir zamanların Türkiye’deki tek İngilizce gazetesinin sahibi ve bugün sarayın danışmanı kişi var galiba. Ancak onu ABD’ye falan gönderemezler, herkes biliyor ne mal olduğunu.
 

Bunun başka bir örneğini Washington’da Amerika’nın Sesi radyosunda çalışıp emekli olarak Türkiye’ye gelen FETÖ’cü imamın da halen AKP tarafından korunup kollandığını bilmemiz. Adam şimdilerde AKP’ye yakın Bahçe şehir Üniversitesinde danışmanlık yapıp iktidarın gazetesi Milliyet’te de köşe yazıyor. Dolayısıyla ben FETÖ tepkisi ve terör olaylarına bakışın başka amaçlı olduğuna inanıyorum.
 

        Şimdi bu bilgiler ışığında yeni atananlar, sizleri temsil ettiğini falan düşünmüyorsunuz herhalde. Ben ce bunu da hazmedin artık.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI