Bugun...
Erdoğan, Trump ile ne görüşecek?


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 30-04-2017 06:28
     

          Bugün Türk basınında yayınlanan bazı haberlerin öteki yüzü ne diye merak ettim. Zaten benim bu merakım genellikle işin altında bir çapanoğlu olmasından huylanınca başlar. Neyse, bu sefer, ABD Başkanı Trump ile Washington’da bir araya geleceği duyurulan asrın lideri yeniden esip gürlemeye başladı ya işte beni nedense bu huylandırdı. Merak ettim Beyaz Saray bu görüşmeyi açıkladı mı diye. Çünkü genellikle bu tür programlar önceden açıklanır da. Girdim Beyaz Saray açıklamalarına, gördüm ki şu ana kadar resmi bir açıklama yok hala. Yanlış anlamayın, bu ABD Başkanı Asrın lideri ile görüşmeyecek demek değil. Zaten anlaşılan kaçak Saray’da henüz görüşme tarihinden emin olmadığı için 16-17 Mayıs diye geniş bir açıklama yaptı. Sanırsınız ki balayı, Trump iki gün sürekli Erdoğan ile görüşecek.

         Tabii ki Ankara’dan 16 Mayıs tarihinde yapılacağı açıklanan görüşme önemli. Bu arada Mayıs ayı sonunda Trump’ın da katılacağı açıklanan NATO zirvesi de bir başka önemli. Orada işlerin düzgün gitmesini de kimse beklemiyor. Şimdiden AB ülkelerinin liderleri Erdoğan ile görüşeceklerini açıkladı. Ne diyecekler ki acaba? Bu görüşme de  “en büyük sensin demeyecekler” her halde. Bence bazı uyarılar yapılacak. Bu uyarılar demokrasi özgürlükler, insan hakları, basına baskı, Adalet sisteminin güdümlü olması falan gibi karanlık konular üzerine bina edilecek gibi geliyor bana.

         Gelelim Trump-asrın lideri görüşmesine. Bu görüşmede hangi konuların ele alınacağını tahmin hiçte güç değil. Bir kere Barzani tarafından ilan edilen referandumla Kürt devletinin kurulması konusu bence masada olacak en önemli konu. Ha bir de Kürtlerle bağlantılı Kerkük konusu var. Hani bizimkilerin unutturmaya çalıştığı. Bu günlerde Kerkük’te referanduma hazırlanıyor. Bakalım milliyetçi Bahçeli bu golleri nasıl hazmedecek, bakanlık almak Kerkük'ü vererek midemize oturmasına hazma yararlı olacak mı göreceğiz. Bu yalnızca bir konu. Öteki ise Trump’ın, Erdoğan görüşmesi öncesi Türkiye’yi bir oldubitti ile karşı karşıya bırakma olasılığı. Tüm Amerikan basını bu konuyu yazıp çiziyor. Ama bizim yalaka basın işine gelmeyince duvar.

          Rivayet o ki, Suriye’nin kuzeyinde Beyaz Saray görüşmesi öncesinde içinde Türkiye’nin olmadığı YPG ile Amerikalıların ortak bir operasyon gerçekleştirme olasılığı var. Bu konuda Washington’daki saygın analizler yapan bir kurum, “Savaş Çalışmaları Enstitüsü” (ISW) tarafından yayınlanan bir araştırmada bu konuya dikkat çekilip Trump’ın neden böyle bir yola başvuracağı da şöyle anlatılıyor;

         “Türkiye’nin Rakka’ya yönelik alternatif planı, Türkiye’nin kendi tarafına çektiği Araplara rağmen Amerika tarafından kabul edilemez. Çünkü Türkiye’nin desteklediği ve ABD’ye önerdiği, El Kaide ile bağlantılı olan Ahrar al Sharqiya, ve yine El Kaide müttefiği Ahrar al Sham gibi grupları içeriyor. Türkiye daha önce de Ahrar al Sham’la Fırat Kalkan’ında birlikte hareket etmiş olsa da ABD, Ahrar al Sham gibi grupların, ISİD sonrası Rakka’ya hâkim olmasına izin vermek istemez ve vermez. ABD; Ahrar al Sham gibi grupların toplumları yönetmesine izin veremez ama anlaşılan Türkiye izin vermeye hazırlanıyor ve veriyor.  Bu durum uzun dönemde El Kaide gibi grupların yönetimde etkili olmasını uygun bir ortam yaratır.”

         Şimdi bu ayrıntıların özeti AKP iktidarının Suriye içindeki müttefiklerinin Washington tarafından sevilmediği ve güvenilmediği, bu yüzden de ABD’nin kendi müttefiki Kürtlerle bu işi bitirmeye hazırlandığı. Gerçekleşir mi gerçekleşmez mi göreceğiz çok bir zaman kalmadı. Yani özetle Washington ziyareti ve FETÖ talepleri her ne kadar yandaş basında büyük bir zafer gibi iteklenmeye çalışılsa da konunun kokusu sonradan çıkacak gibi görünüyor. Yani bir ön tahmin yaparsak, Erdoğan bir oldubittiyi kabullenip Trump ile el ele tutuşarak Avrupa’daki NATO zirvesine gidebilir.

         Gelelim yazının ikinci konusuna. Biliyorsunuz ben asker kökenliyim. Bizim zamanımızda ordu Mustafa Kemal’in ordusuydu. Ancak radikal dincilerin askerin komuta kademelerine nasıl sızdığının son bir örneği basında son günlerde dolaşan bir resimle ortaya çıktı. Genel Kurmay Başkanının üsteğmenken, memleketin ilk molla cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül ve Şükrü Karatepe ile resimlerini çekip sonrada kendisinin resminin çekilmesi Emekli Amiral Türker Ertürk tarafından Odatv’de yayınlanan yazıda belirtildi. Bu haberin ardından başka bir fırtına patlak verdi. Meğer Hulusi Akar, Kayseri’de radikal İslamcı “Büyük Doğu Cemiyeti şubesinde” Necip Fazıl Kısakürek ve Abdullah Gül ile bir başka resmi yayınlandı. Sonradan ortaya çıkan bu resimde bugün ülkenin istihbarat teşkilatının başında bulunan Hakan Fidan’ında yer alıyor.

         Şimdi düşünebiliyor musunuz, Atatürk Cumhuriyetini yıkma hazırlıklarının kaç yıl önceden temellerinin nasıl ve ne zaman atıldığını? İrtica 80 yıl boş durmamış ve Cumhuriyetin temelini oymuş. Ve biz bu yıllar süren ülke kurumlarına sızma girişimini nasıl olmuşsa önemsememiş, yıllarca görmemişiz. Anlayın ne kadar uyumuş ve uyutulmuşuz. Başka suçlu aramayın. Biz suçluyuz, Mustafa Kemal’in ordusunu ve devrimlerini koruyamamakta.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI