Bugun...
Ey Necmettin Kerim


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 06-04-2017 06:50
     

            Sizler ülke sınırları içinde yaşayanlar bilemezsiniz, biz gurbetçiler zaman zaman burnumuzun direği vatan diye doğduğumuz topraklar diye sızlar. İşte o zaman biraz hasret gidermek için Türk televizyonlarını açarsınız. Herkeste olur mu bilmem ama ben ne zaman açsam birkaç kifayetsiz adamın ülke yönetimi konusunda attığı mangalda kül bırakmayan palavraları veya birbirlerine aslı astarı olmayan saldırılarını görünce kapatırım.

           Bazen de o akıl almayacak TV dizileri. Gecekondudan gelen kadınların evlerde topuklu ayakkabı veya çizme ile gezmeleri, herkesin ve özellikle kıllı kıllı heriflerin birer holding sahibi olmaları, erkeklerin otel işi kadınları moda tasarımı konuları ile meşgul olmaları mideniz ne kadar kaldırır bilemem. Hele hele yandaş kanalların hepsinde iktidar tarafından polis kuvvetinden beter hale getirilen asker için komando ve kahramanlık dizileri akıl alır gibi değil. Beceriksiz oyun kalitesi ve her dağdan bir tezek hesabı birkaç filmden kopyalanmış senaryolarla, sabah akşam uyarılmasına rağmen gene de dolandırılmış halkı anında anlarsınız.

          İşte o an sizin içinizde kabaram hasret mideniz bulanarak son bulur anında televizyonu kapatıp bir kadeh alkolde teselli bulmaya çalışırsınız. İşte bu kısa ilaçlanma sezonu, bu milletin seçimlerdeki tercihlerinde nasıl bu kadar kalitesiz bir seçim yaptığını anında anlatır.

          Neyse gurbet derken bizde Washington’da elçiliğe giderek oyumuzu kullandık. Bu kez katılım fazla diyorlar. Hafta içi olmasına rağmen akın akın Türkler gidip oy kullanıyordu. Oy pusulasında bile numara yapmış iktidar. Kendi tercihi evet bölümü beyaz, hayır kısmı ise affedersiniz bok sarısı. Damga da tercih yazıyor. Neyse nereden geldim bu gurbetçi muhabbeti anlayamadım.

          Günün konusu Kerkük. Daha önce Yeniçağ’da yazmıştım, Kerkük Kürt valisi Necmettin Kerim’i Washington’dan tanırım. Ama onu en az benim kadar Erdoğan ve Davutoğlu’da tanıyor. Şimdi siz diyebilirsiniz ki adam kızıyor Kerkük’te bu Necmettin Kerim’in yaptıklarına, işte Erdoğan’ın inkâr ettiği veya hatırlayamadığı olaylardan biri de bu. Kürtlerin bir gazetesi var Rodaw diye. Bu gazeteye geçen yıl Haziran ayı başında bir demeç veren Necmettin Kerim Ankara’ya yaptığı bir ziyareti anlatmış. Buna göre zamanın Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve sonra da sarayda Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede her ikisinin de Kerkük’ün özerk bölge olmasını talep ettiklerini açıklamış. Necmettin Kerim ayrıca Kerküklülerin Irak Kürt yönetimi ile yakınlaşmak istediğini bu iki Türk yetkilisine de söylemiş. Necmettin Kerim’in bu açıklamaları Ankara’dan yalanlama görmedi. Demek ki Kerkük’teki gelişmeleri kim tahrik ediyormuş artık tahmin edebilirsiniz.

           Gelelim kim bu Necmettin Kerim meselesine. Uzun bir süre Washington’daki bir Kürt derneğinin başkanlığını yürüten Necmettin Kerim aslında PKK sempatizanı bir garip doktor. Meclise giren ilk Kürt milletvekillerinden Leyla Zana’ya, bir şişirme doktor faturası yazarak Meclis bütçesinden 35 bin dolar almasını sağlamıştı. Birçok Kürt toplantısında kendisi ile yumruk yumruğa geldiğimiz anlar çok. Hiç unutmam bir panelde ayağa kalkıp izleyen gazeteciler arasında yer alan ben ve arkadaşım Yılmaz’ı gösterip, bizim yüzümüzden Irak Kürt bölgesine Türkiye üzerinden geçemediğini söylemişti.

          Necmettin Kerim ayrıca PKK’nın adı değişik Washington bürosu olan AKIN kısa adlı Kürt enformasyon merkezi ile yakından çalıştı ve Kani’nin de iyi adamı oldu. İşte bu pislik Saddam devrilince Kerkük’ü Kürtlere veren Amerikan askerleri sayesinde Türkmen kenti Kerkük’ün Kürt valisi oldu. İlk işi kentin demografisini değiştirmek için çok sayıda Kürt getirip kente yerleştirdi. Ama uzun süre AKP iktidarının en iyi adamlarından biri olan Kerim, böylece misyonunu tamamlayarak kente Kürt bayrağını da çekmiş.

          Tabii bu günlerde eski aldatılmışlıklarını hatırlamayan Asrın lideri, eminim bu konuyu da hatırlamayacaktır. Ve Ey Kerkük diye bağırmaya devam edecektir. Artık son açıklamaları ardından dünya zaten Ankara’dan yapılan açıklama ve tehditleri umursamıyor. Yapılan bölge plan ve harekâtlarında da Ankara dikkate alınmıyor. Bu arada ekip de şeflerinden geri kalmıyor. Özellikle ülkenin dış politikasını yönetmesi beklenen Çavuşoğlu’da patronla sidik yarışında. Ne diyor Avrupalı Bakanlara yaptığınız aptallık bizim işimize yaradı. Bu içerdeki seçmene başka anlam, dışarda bakanın meslektaşları açısından da başka anlam taşıyor. Ama kimsenin suçu yok. Bunları bizim halkımız cımbızla seçerek başa getirdi. Yetmedi şimdi de diktatörlük yetkisini yasallaştırmak istiyor.

          Son sözüm Kılıçtaroğluna, siyasette Pollyanna rolü oynanmaz. Yani sana tokat atana öteki yanağını uzatmak puan getirmez. Batıda belki ama bizim Arap kültüründe zayıflık işareti. Ben de Halk Arenasında konuşan CHP’li milletvekili Hüsnü Bozkurt’u sonuna kadar destekliyorum. Kıvırmayın ya destekleyin ya da telin edin.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI