Bugun...
İktidarın etrafındaki çember daralıyor


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 16-06-2017 07:00
     

        Gönül böyle bir yazı yazmayı istemez. Ama içerdekiler görmüyor veya görmek istemiyorsa, meslek olarak gazetecinin en basit görevi gerçeği dillendirmek. Bugün bu görevimi yerine üzülerek getireceğim. Bunu asrın liderinin tarzıyla gerçekleştiriyorum.

         Ey sevgili halkım, et Türkiye, ey iktidar ve muhalefet siyasetçiler, Ey devlet bürokratları ve bunlara yalakalık eden diplomatlar. Ülkemin ve halkımın etrafında ki çember daralıyor. Bunun suçlusu, şu veya bu, baştaki veya sondaki, çıkarcı, malı götüren, dincisi, dinsizi, kim olursa olsun bilin ki fatura, topumuza çıkarılacak. Sanmayın aramızdan bazılarını seçip, iyi çocuk, kötü çocuk diyecekler. Demezler. Demek işlerine gelmez. Ama bizde geçen her gün bu hareketi haklı gösterecek bir yol içindeyiz. Salla parti yaşıyor ve yönetiliyoruz.

         Madde madde yazayım. Önce devlet. Hukuk yok, özgürlük yok, demokrasi yok. Kıvırtmadan basit ve yalın anlamıyla dünyada bu sistem diktatörlük olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla halkın değil yönetenlerin çıkarları, halkın değil yönetenlerin politika ve değerlendirmeleri etkili. Elde var bir bu sistemi unutmayın.

         Gelelim ikinci konuya ve en önemlisine yani dıştan. Katar olayı yalnız Katar’ı hedef almıyor. Yalnız İran’ı hedef almıyor. Bu iki ülke arasında bizi de maalesef hedef alıyor. Bu iki ülkenin ekonomilerini düzeltecekleri yer altı zenginlikleri ve petrolleri var. Demem o ki, başımıza bir yıkım gelirse, Irak, İran, Kuveyt veya Libya gibi yeniden ayaklarımız üzerinde dikilemeyiz. Bir Afrika ülkesi gibi asırlarca açlık ve yoksullukla mücadele ederiz torunlarımızın torunları da bizlere yani sülalerine küfreder.

         İkinci nokta dışta toplumsal ayrımcılık. Kendimden biliyorum, bizim ampul iktidarının düşüncesiz ve pervasız politikaları, yurt dışındaki Türkleri de rahatsız ediyor. Bakın Almanya’da, Belçika ve Hollanda ile Fransa’da vatandaşlık isteyen Türklerin sayısında azalma var. Anlamı çok sayıda çifte vatandaş Türk artık ülkeye geri dönüyor. Avrupa’da Türkler, terörün destekçisi ve finansörü olarak biliniyor. Her saldırıda ölen teröristlerin mutlaka bir Türkiye bağlantısı çıkıyor. Üstüne üstlük, Washington ve öteki batı başkentlerinde asrın liderinin korumalarının estirdiği terör artık tersine tepti. Amerikan gazeteleri, Erdoğan’ı Washington’da koruyan 12 koruma polisi hakkında soruşturma açıldığını yazdı. Erdoğan’a tezahürat için toplanıp Washington’a getirilen camii cemaatinden ikisi tutuklandı. Polis videoları izliyormuş. Bunun sonuçlarını inanın burada yazmak istemiyorum.

            Ekonomi rezalet. Durumu Amerikan Merkez Bankası hareketlerine bağlayan holding ekonomistlerine bir çık AVM’leri, Beyoğlu’nu, Bağdat caddesini gezmelerini televizyonlarda artık kusacak duruma getiren daire kakalamaya çalışan müteahhit firmalarının çığlıklarına baksınlar. Piyasa, geçen yıla gör yüzde on falan değil yüzde 85 pahalanmış durumda. Geçen yıl aldığım yumurta, süt, et ve domates ile sebze ve meyve inanın iki katı. Ekmekte gramaj küçülmüş, kiralar tutabilene aşk olsun. Ampul iktidarının istatistikçilerine göre enflasyon yüzde 10. Her halde bir sıfır daha eklemeyi unuttular.

           Birçok arkadaşım bana, “dolar 4 lira olacak” demiştin, ne oldu diye soruyor. Şu anda Türk lirasının değerinin, doların gerçek değeri olmadığını anlatamıyorum. Anlamak işlerine gelmiyor. Aslında, dolar aniden birden zıplayınca, ekonomi toptan çökecek biliyorum. Devletin dövize endeksli 55 milyar doları Amerikan hazine bonolarına bağlanmış. Bu bonolar uluslararası piyasalarda değer kaybederken, Türkiye’de Türk lirasının değer kazanmasının mantıklı bir açıklaması var mı? Yok. Ben bunu doları soranlara nasıl anlatabilirim?

           CHP geç kalmış bir aktivite içinde. İlk defa halk için toplu bir harekete imza etti, Adalet yürüyüşü başladı. Başarılı olup olmaması henüz belli değil. Başarılı olursa İstanbul’a yaklaşılınca bu guruba kitlelerin katılması bir anlamda AKP iktidarının sorumsuz yönetiminin sonu olacak. Ayni Gandi’nin sessiz protesto yürüyüşü gibi.

          Washington’da protestoculara saldıran Erdoğan’ın koruma polisleri konusunda Amerikan Federal savcıları kovuşturma açtı. Burada kimsenin aklı bu polisler hakkında dava açılmasını anlayamıyor. Olayı AKP iktidarı hukuksuzluk olarak tanımladı. Buna pişkinlik derim, hukuksuz bir iktidarın hukuksuzluk tanımlaması. Bu konuda ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’un da bir açıklaması var.

          Amerikan Dışişleri Bakanının bir başka açıklaması da “Müslüman Kardeşler Örgütü’nün Türkiye’de hükümetin bir parçası olduğu” yolunda. Evet, sevgili okurum, Türkiye’de iktidarın etrafındaki çember giderek daralıyor.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI