Bugun...
KARABORSACI BAŞBAKAN


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 29-01-2017 00:00
     

          Bugünlerde içerde anlamsız bir başkanlık goy goyuyla meşgul edilen Türk halkının başına dışarda çok daha büyük çoraplar örülüyor. Dikkat ettiyseniz ben elimden geldiği kadar bu başkanlık kayıkçı kavgasına katılmamaya çalışıyorum. Adam zaten ülkeyi öyle yönetiyor, o yönetimi uluslararası alanda yasal şablona oturtmaya çalışıyor. Onun için geçmişle değil halkın geleceğini düzenlemesi ve önlem alması gerekiyor.

          Yoksa her işi Allaha havale ile olmuyor sorunların üzerinden gelme. Veya Facebook’ta “hayır” kampanyası açarak. Ben bu hayır diyenlerin çoğunun bu adamlar iktidara gelirken savunduklarını hatırlıyorum. Şimdi gelinen noktada onlarında büyük katkısı var. Herkes sorumluluğuna sahip çıkmalı. Sınır dışı ve içinde kaybettiğimiz körpecik evlatlarımızın kanı kendi elimize de bulaşmadı mı? Ölen polislerden kaçının anası veya babası bu iktidara oy verdi? Kaç şehit askerimizin anası ve babası bu mollalar için oy kullandı. Cenaze törenlerinde hemen anlıyorsunuz.

          Bakın isterseniz geçenlerde Astana’da düzenlenen Suriye toplantısından başlayalım. Türkiye, oyunun iki başrol oyuncusu Rusya ve İran ile birlikte sorunu çözeceği masalı ile masaya oturdu veya oturtuldu. Aslında Türkiye o masada dekordan öte bir şey değildi. Uzun süredir yazıp çiziyoruz uluslararası alanda baştaki iktidarın sayesinde bir osuruk kadar uluslararası alanda değerimiz kalmadı diye. Nasıl kalsın ki ülkenin Başbakanı gençliğinde nasıl karaborsacılık yaptığını anlatıyor. Ülkenin kalitesi anlayın nerelere kadar düştü. Memleketi bir karaborsacı yönetiyor.

          Gelelim lafı bıraktığımız yere Astana’ya. Biliyorsunuz bizim Dışişleri Bakanının oturduğu masanın yanında ona sorulmadan Kürtlere Suriey’de özgürlük ve federasyon sözü verilmiş. Sözü veren İran ve Rusya. Hani bizim asrın liderinin kendisinden özür dileyip her şeyin yoluna girdiğini veya gireceğini umduğu Putin’in adamları ve din kardeşi molla İranlılarla. Birde sözüm ona Türkiye’den de toprak katılarak bir tampon bölge oluşturulacakmış, Suriye’de. Yakışır.

          Sizde oturmuş bu adamlara yetmezmiş gibi daha fazla yetki vermeyi falan tartışıyorsunuz. Bugüne kadar kendisine verilen hakları kullanmasına bile izin verilmeyen seçmenler bunu tartışanlar. Yakışır. Ancak bugün Astana kadar önemli, Türkiye’nin başa aşağı gidişatını kanıtlayan bir başka gelişmeye geçeceğim.

          Siz farkında değilsiniz ama iktidarın, İŞİD ve EL Nusra ile tango yapması sonucu, Türkiye birçok batı ülkesi tarafından “Teröre destek veren ülkeler listesi”ne alınıyor. Bunun sonucu, Türkiye’den hani çocuklarını batıya gönderen veya alış veriş için batıya giden yahut batı ile ticaret yapan arkadaşlara kötü haber. Vize almanız zorlaşacak. Aylardır, yıllardır çirkin bir ulusun çocukları olan bizlerde moda haline getirilen kirli sakal olayının batıda nasıl karşılandığını ve bu sakalın batıda İslamcı terörist gibi algılandığını yazdım.

          Çirkinlik ve algı tepkisi yaşayan bazı Türk ziyaretçilerin ABD giriş kapılarında odalara alınarak nasıl sorgulandığını nasıl tepki gördüklerini yazdım. Sallayan olmadı. Trump aslında Obama yönetiminin gidiyorum bana bulamasınlar diye ertelediği bir kararnameyi hayata geçirdi. 7 ülkeden ABD’ye girişi engelleme ve azaltma yönüne gidildi. Yakın bir tarihte bizim adımızda bu ülkeler listesinde yer alacaktır. Zaten tedirgin ve evhamlı olan Amerikan kamuoyu yapılanlara tepki göstermeyecektir. Ben Türkiye’deyken dikkat etmiştim birçok parası olan kişi çocuklarını Avrupa’ya değil tersine ABD’ye gönderiyordu. Şimdi ne olacak göreceğiz.

          Gelelim ekonomiye. Tüm ekonomi denetleme kurumları Türkiye’deki tehlikeyi görüyor. Biz hariç. Bizim halkı ben daha çok babadan beklemediği mirası yiyen veya piyangodan çıkan ödülü bitirip sefalet ve sefahate düşen kişilere benzetiyorum. Cumhueriyetin kuruluşundan buyana sıkıntılar çekilerek biriktirilen veya sahip olunan her türlü zenginlik ve yapısını bu takım 15 sene içinde satarak tüketti. Bakmayın yaptıkları yol, köprü veya tünellere. Onlarda yap, işlet devret sistemi ile yürütüldü.

          Devlete ait hastaneler, devletin ordusu, devletin adaleti, devletin kurum ve kuruluşları,  devletin eski deneyimli bürokrasisi, devletin bankaları, devletin silahları, devletin kent ve arazileri satlıp veya bozularak tahrip edildi. Bugünkü yapının benim çocukluk ve gençliğimde yaşadığım yapıyla ilgisi yok. Bu molla devlet batıyor ama ülkeyi de birlikte batırıyor. Hep yazdığım gibi soruyorum, kendi kendinize ayna karşısına geçip sorguladınız mı, “benim katkım ne” diye.



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI