Bugun...
Katar senaryosunun gerçek yüzü


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-06-2017 00:00
     

        Daha önce de anlatmıştım, evde çanak anten olduğu için bizim vıcık, vıcık yalakalar yerine dünya haber kanallarını izliyorum. (laf aramızda cahil yalakalığına tahammülüm kalmadı) Ama yazıyı yazarken, acaba önemli bir şey var mı diye Türk kanallarına geçtim. Yanılmamışım. Meclis’te geleneksel gurup adına palavralar sıkılıyor, ama ne palavralar, tutmayın gitsin.

        Adı milliyetçi, kendisi karışık ızgara bir lider, daha önce sebebini hala anlayamadığım bir nedenle sattığı millete, milliyetçiliği savunuyor. (Yerseniz, ben yiyemiyorum mideme dokunuyor.) İktidarın, her türlü yetkisi elinde olan sözde demokratik ve özgür asrın lideri, (Yasama, yargı, yürütme yetkileri) yeniden yazdığı başarısız ekonomi teorileri ve uluslararası ilişkileri bağırarak beyin yıkamaya çalışıyor. Destek için salonda bir amigo takımı da sloganlar atıyor. Bu arada ana muhalefetin başındaki zevatla büyük bir acındırmayla kendini savunuyordu. Yani özetle tipik bir Türk siyaset tiyatrosundan birinci perde. (Hala ikinci perdeye geçemediler)

         Bu kandırmaca yerine, dünya siyasetine girmekte yarar var. Aslında bugün uluslararası siyasette sahneye konan her eser, daha önce, en az beş altı kez sahnelenmiş eserler. Yer ve oyuncular değişiyor sadece. Size hatırlatmakta yarar var, öncelikle televizyon ve facebook’larda dolaşan haberlerin yüzde 98’i asparagas. Mesela bunlara bakarsanız son 10 senedir kansere falan çare buldular. Aynı hastalık tedavisi için önerilen otlar gibi. Her kes her şeyi biliyor. Sonra bu bilgi kirlenmesi öylesine karışıyor ki, sanki bize herkes düşman, tembel olan, avantayla yaşayan biz değilmişiz gibi her şeyden kuşku. Kimse gerçekten bir araştırma okuyum, raporlara bir bakayım gayretinde değil.

        Mesela Katar konusunda oynanan oyun. Oysa ABD’nin asırlara yakın dış politikasında daha önce sergilediği yüzlerce senaryodan biri bu kokmuş tez ve savunmalar. Bunu ilk kez, 1986 yılında ABD Ulusal arşivinde bir belge ararken fark etmiştim. O kadar heyecanlanmış, o kadar heyecanlanmıştım ki, aradığımı bir kenara bırakıp bu oyunları okumaya başlamıştım. Son zamanlarda sık sık sahneye konan bu senaryoların son perdelerinde hep o topraklara demokrasi ve özgürlük getirmek var. Ama yıktıkları hiçbir ülkede eskiden olan o kıymık kadar demokrasi ve huzurda kalmadı. Aslında amaç ülkeyi tamamen yıkıp paralarını alarak yeniden yapma ve inşa etme. Tam bir kısır döngü. Yani önce yık, sonra yeniden inşa, ardından bir başka bahane ile gene yık. 50 ila 100 yıla arası hep tekrar. Buna benzer bir tiyatro, bizim topraklarda da bugünlerde oynanıyor. Biliyorsunuz, ama galiba bu oyunu oynamak ve seyretmek, ülkenin dağıtılması, evlatlarınızın öldürülmesi hoşunuza gidiyor.

        Bu proje veya senaryolarda gerekçe olarak önce ideoloji, sonra din farklılıkları ve şimdi artık gerekçe de bulamadıklarından olacak, işi mezhep farklılığına bağlamaya başladılar. Gerçek nedenler sır değil. Enerji, ticaret ve stratejik üstünlük. Bunun için bildiğiniz gibi önce hedef ülke seçilip, onunla stratejik ortaklık kurarak (siz ortak olduğunuzu sanacaksınız)  ve dolduruşa getirilip sağa sola saldırma, sonra içindeki gurupları destekleyip zayıf düşürme ardından,  son olarak biz sana söylemedik mi deyip, demokrasi veya ona niye saldırdın cezası. Bunun yakın tarihte en belirgin örneği. Irak.

        Saddam yıllarca, ABD’nin ve Rusya’nın stratejik ortağı oldu. Biri bıraktı öteki aldı. Onların dolduruşu ile yıllarca, İran ile savaştı. Ardından ABD’nin “hadi saldırsana teşviki ile Kuveyt”. Bu arada içerde herkesin adamı olan Kürtleri ayaklandırıp eğiterek cepheler genişletildi. Son olarak, sen teröristlere destek veriyorsun veya elinde nükleer silah var diyerek 2 milyon vatandaşını katletme. Şimdilerde ABD yeni Irak ordusunu kurdu, yeni silah sattı. Yıkılan binalar yeniden yapılmaya başlandı,

        Ama bu günlerde Bush yönetimi yetkililerinin itiraflarını gözden kaçırmadan bir okuyun. Nükleer silah yokmuş, teröre destek vermiyormuş diyerek. Bu oyunun en rahat tezgâhlandığı topraklar ne tesadüf, hiçbir şeyin tartışılamadığı mutlak hâkimiyetle yönetilen ülkeler. Peki, bu anlattıklarım size bir şeyler anlatıyor mu? Bakın bakalım çevrenize bize ve yaşadığımız sisteme ne kadar benziyor?

        Anlayamadınız mı? Açıklayayım. Mollaları iş başına getirerek (Çünkü mollalar tarihin her döneminde, hemen hemen her ülkede vatandaşlarına en kolay ihanet eden takımdır) önce onlara karşı çıkacak Cumhuriyet bekçisi orduyu dağıttılar. Sizler sessizce seyrettiniz. Ordunuza sahip bile çıkmadınız. Bugün bayrağım diyenler o gün bayrağınızı indirenleri cezalandırmadılar. Bugün toprak diyenler o gün toprakları ve Cumhuriyet kazançlarını Cumhuriyet düşmanlarına Petro dolar karşılığı sattılar. Cumhuriyetin kazancı olan Sanayi, tarım, eğitim, adalet, teknoloji ve toplum dayanışması ile milliyetçilik yok edildi. (Ne dedi kürsüden milliyetçiler için asrın lideri, girin Google sorun bakalım)

        Efendiler, bu Katar oyununda piyon veya hedef ülkelerden biri de Türkiye’dir. Siz istediğiniz kadar kıvranın ama gerçek bu. Ve siz hala bunları başınızda taşıdığınız sürece melanet felaket ve son bir şekilde adım adım gerçekleşecek. Bu nutuklarla karnınız doyuyor ve ikna oluyorsanız söyleyecek sözüm yok. Sonucu da bugünden kabullendiniz demektir. Kutlarım. Nur topu gibi bir felaketiniz olmak üzere.

        Son not, Rıza Sarraf ve New York duruşmaları konusu yabancılardan çalınan bir dizi hikâyesine döndü. Asrın liderinin gündem oluşturmak, ekonomik açığı kapamak, binalardan Atatürk ismini silmek için başlattığı yıkım kampanyasının son durağı Atatürk Kültür Merkezi oldu. Kendisi bir kez bile operaya gitmeyen bu dünyanın en zengin siyasetçisi olayı opera binası yapacağım diyerek savundu. Yakışır. Biz kıçımız da don yokken Mercedes’e veya BMW binen bir milletiz. Yür rü kim tutar seni



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI