Reklam
Bugun...
Kıralın soytarısı, soytarıların kıralı


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 05-04-2018 07:25
     

         Ola ki eleştirilerimi okumak istemeyen olur diye önce, sizlere okyanusun bu yakası bu kıtadan haberler vereyim.

          Meşhur, hani bizimkilerin, isterim de, isterim diye tutturduğu FETÖ teröristi konusunda, ABD Adalet Bakanlığı açıklaması önce. Bakanlık Sözcüsü Nicole Oxman, Amerika’nın Sesi muhabirinin sorusuna e-posta yoluyla verdiği yanıtta, “Türk hükümetinin bu konuda sağlayabileceği her türlü materyali gözden geçireceğiz ve iade konusundaki herhangi bir kararı gerçekler ve ilgili ABD yasaları temelinde alacağız” açıklamasında bulundu. Amerikalı sözcünün bu konu dediği, Ankara’da Rus Büyükelçi’nin öldürülmesi eylemine FETÖ takımının katkısı. Bunun öteki tercümesi, bizde adalet keyfi değil kurumdur. Sonuca Adalet sistemi karar verecek.

          İkinci konu, biliyorsunuz Halk Bankası yetkilisi Hakan Atilla konusu. New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını delmekten suçlu bulunan Halkbank eski genel müdür yardımcısı Hakan Atilla'nın en az 15 yıl 8 ay hapsini istedi. Savcılığın mahkemeye sunduğu dilekçede, Atilla'nın işlemiş olduğu suçların ağırlığının benzer davalarda verilen ''yaklaşık 20 yıl hapis cezasıyla karşılaştırılabilir olduğu'' belirtildi. Atilla'nın alması gereken cezanın her halükarda 15 yıl 8 aydan uzun olması gerektiğini belirten savcılık, federal ceza kılavuzunda öngörülen toplam cezanınsa 105 yıl hapis cezasına denk geldiğini kaydetti. Bu arada Rıza Sarraf duruşması da Mayıs ayı sonuna ertelendi.

          Biliyorsunuz, damatlar ittifakı ile sonuç alınamayan reis hakkındaki propaganda ve aleyhteki havanın silinmesi çalışmaları sonrası, Dışişleri bir heyet oluşturup Washington’a yollamıştı. Son olarak ta bu heyetin çalışmalarını noktalamak üzere Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Ümit Yalçın Washington’a gelmiş, ABD Dışişleri Bakanlığı müsteşar yardımcısı John Sullivan ile görüşmüştü. Bu görüşme gündeminin birinci maddesi tahmin edildiği gibi FETÖ oldu. Bu konuda beklendiği gibi nasihat alınırken Afrin ve Membiç konularında da Amerikan tarafı ikna edilemedi.

         Şimdilerde kala kala son umut, Ankara’daki ampul iktidarı ve damatlar koalisyonu (aydın Doğan’ın damadı ile Erdoğan’ın Bakan damadı) tarafından kiralanan bir düzine lobi şirketinin çabaları sonuç verirse asrın liderinin Washington’daki bir toplantıya konuşmacı olarak davet edilmesi isteniyormuş. Tabii bahane ile seçim öncesi Trump ile elele bir iki resim de hiç fena olmaz diye düşünülüyormuş ama Beyaz Saray anlaşılan bu isteğe teşne olmamış. İşin garibi bu işe yataklık etmesi beklenen Amerikalı silah tüccarlarının toplantısının bu yıl tarihi de değiştirilmiş. (Belli ki Rus füzesavar sistemi Amerikalı fabrikatörleri kızdırmış)  

         ATC’nin (Amerikan Türk Konseyi) Trump’ın otelinde geçen yıl yapılan yıllık toplantısı Trump’ı yüce divana götürmeye hazırlanan yabancı ülkelerden çıkar sağlama suçlamasıyla soruşturmayı yürüten savcı Muller tarafından soruşturma kapsamına alınmıştı. Bu yıl bir ay kadar ertelenen ATC geleneksel toplanma yeri gene Trump’ın otelinde Haziran ayı sonunda yapılması düşünülüyor. Amerikalı davetliler arasında bakalım bu sene kimler yer alacak. Konu Türkiye ve Türkiye tarafından düzenlenen toplantılara giderek Amerikalı yetkili düzeyi düşüyor. (Bir zamanlar bakanlar ve Generaller koşarak katılırdı)

         Ankara’da yapılan üçlü zirve sonunda bizimkilerin dışında öteki iki tarafın yaptığı açıklamalar bizimkilerle çelişir gibiydi. Biliyorsunuz biz PKK’nın Suriye’ye yerleşen kolu YPG için terörist ifadesini kullanıyoruz. Ancak ne Putin, ne de Ruhani, bu konuda asrın liderine dirsek çıkıp YPG’yi teröristlikle suçlamadı. Ben ce de terörist olan bu gurup için Putin kalktı, Suriye’de Kürtlerin söz sahibi olduğunu vurgularken, Ruhani de benzeri laflar etti. En büyük çelişki Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda yaşandı. Afrin dâhil her girdiği yere Türk bayrağı çektiren asrın lideri de Suriye’nin parçalanmasını istemediğini vurgularken kendi iktidarının payandası olan ve bu günlerde teker teker iflaslarını ilan eden müteahhitlere de Suriye’de iş yaratmak istedi ama ne Rusya ne de İran bu konuya değinmediler bile.

          Neyse dünya turumuz böyle sonuçlandırırken esas değinmek istediğim konuya geçmek istiyorum. Sanatçıların Hatay çıkartması. Saray kadrosunda olan bu takım davet veya talimatla toplanarak sınıra gittiler. Bu gidiş tepkilere neden oldu. Olur bence de, çünkü bir takım yanlışlar vardı. Birincisi, ABD ve öteki ülkeler, savaşan askerlerinin moralini düzeltmek için bu tür geziler düzenlerler. Ama bu gurup kendisini eğlendirmek yerine askeri eğlendirmeyi seçer ve gerçekten cepheye gider. Bu sanatçıların seçiminde çok titiz davranılır. Cepheye giden Amerikalı yetkililerde ya bir başkanlık forsu üzerinde olan sade bir şapka giyer veya üstüne yakışan bir şeyle çıkar ortaya. Bizimki gibi üstünden düşen bir uyduruk üniforma ile değil.  

         Şimdi bu işte öteki yakışmayan şeyleri de sıralayayım;

         Başta bu sanatçı bozuntuları askerle birlikte karavana yeme yerine kendilerine birer ziyafet sofrası kurmuşlar ve aralarında göbek havası çalarak eğleniyor gibiydiler. Sanki bir zamanlar “Merri, merri diye türkü söyleyen Tatlıses sağlığı yerinde otel odasında yaptığı gibi çiğ köfte partisi verecek. Özellikle 50 den fazla şehit verilen bir yerde yakışır mı?

         Askerlik disiplin yeridir. Savaş alanı ise hem disiplin hem de gizlilik yeri. Genel Kurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanının yanındaki asker laubali bir şekilde selfi çekebiliyorsa oranın hem askeri hem de güvenliği tartışılır. Askeri bölgelerde yalnızca silahlı kuvvetler foto ve film merkezi resim çekmelidir.

         Asker tüm milletin askeri olduğu için siyasi partiler tarafından siyasi kampanyalar için kullanılamaz. Burada artık hem operasyon hem de propaganda savaşının amacının yakında erken seçim tarihi açıklanacak olan Başkanlık kampanyası olduğu ortada.

         Bu tür geziye götürülecek kişiler her türlü eleştiriden ırak olmalıdır. Esrar satıcısı, asker kaçağı, anasının bile tanıyamadığı estetikli miadı dolmuş, şarkıcı ve türkücülerle bir 10 sene evvel tersine bayram kişileri buraya sanatçı olarak çağıramazsınız. Olay ve kadro bana bir filmi hatırlatıyor. Sanki ekip, “Kralın soytarıları, soytarıların kıralı” oyunu gibi.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI