Reklam
Bugun...
Mesmosuz Fransız gazeteci


Savaş Süzal
savas.suzal@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 06-01-2018 07:05
     

 

Ben yazıya oturduğumda asrın lideri Fransa’yı fethedip, ardından ABD’yi fesih ederek dönüş yoluna girmişti. Fransa’ya giderken havaalanında yaptığı geleneksel basın toplantısından belliydi ne kadar umutlu olduğu. Ama Fransa’da yetkililerle yaşananların dışında beklenmeyen bir tatsızlık oldu. Fransa’da, deneyimsiz, tecrübesiz ve saygısız bir Fransız gazeteci, reisin sinirlerini bozdu. Tam Fransız devlet başkanı Macron ile bizimki basın toplantısı düzenlerken ve basın toplantısında Macron’un basın özgürlüğü ve demokrasi laflarını ciddiye alan mesmosuz (münasebetsiz) bir Fransız gazeteci kalktı reise bir soru sordu. Oysa soru sormadan önce salonda bulunan yavşak ve yandaş Türk meslektaşlarına sorsaydı nasıl soru sorulur, hangi sorular sorulur diye, tüm bu sonuçlara gerek kalmazdı.

Gazeteci müsveddesi kalktı reise Suriye’deki teröre kendilerinin katkısını hatırlattı. Reis nasıl katkıda bulunduk deyince de buna örnek MİT Tırları konusunu örnek gösterdi. Reis neden ABD’nin 4 bin TIR silah yollamasını hatırlattı ve Fransız gazeteciyi FETÖ’cülükle suçladı. Daha sonra gazeteciye verdiği yanıtlarla soruyu yanıtladı mı yalanladı mı belli olmadı.

Tabii bizimkinin sinirleri bu diyalogla yerinden oynadı. Nasıl oynamasın. Bir kere karşısındaki, gazetecilere dağıtılan sorulabilecek hazır sorulardan sormuyor ve bizimkinin çalışmadığı yerden soruyordu. Reiste kalktı hemen bu gazeteci müsveddesini haklı olarak FETÖ’cülükle suçladı fırçaladı, boyadı oldubitti. Salonda kimse böyle soru sorabilir miydi? Demokratik ve özgür Türk basınından kimin haddine düşmüştü reise böyle soru yönelmek? Bir daha bu gazeteci müsveddesi Türkiye’ye tatil için bile gelemezdi. Gördünüz mü olan biteni?

Fransa macerası da beklendiği gibi içi boş olarak sonlandı. Biliyorsunuz işin ciddiyetine göre bizimkiler AB ile işleri düzelmede Fransa’dan yardım bekliyordu. Fransa ise Suriye ve Lübnan konularında bizden beklentileri vardı. Biliyorsunuz Ortadoğu savaşları sonrasında Suriye ve Lübnan Fransa’nın nüfuz alanıydı. Ancak son yıllarda Fransa bu nüfuz alanındaki etkisini kaybetmişti. Biliyorsunuz Lübnan’da istifa eden son devlet Başkanı Paris’e giderek aldığı destekle Beyrut’a dönerek istifadan vazgeçmişti.

Hatırlarsanız yeni yıla yeni hevesler ve umutlarla girmiştik. Ama gerçekte değişen bir şey olmadığını anlamak için yeni bir yıla veya yeni 365 güne ihtiyacımız kalmadı. Mesela şu Tunus ziyareti ve bu geziye katılan sarı basın kartı taşıyan yalaka ve yamışık kişiler. Arkadaşım Can Ataklı’da yazmış benden önce bu seyahatte yaşanan gurur kırıcı olayları. Ben de başka bir kaynaktan bu soytarılıkları dinledim.

İnsanın ciğerine işliyor. Yani reisin uçağına binen yalakalar Tunus ziyaretinin neden erken sona erdiğini yazmaz? Mesela bu mıntıka kılları neden gerçekleri görmez? Erdoğan’ın karşılamakta Tunusluların neden bu kadar gönülsüz olduğunu vurgulamazlar? Mesela bu yandaş yalakalar, neden anlatmaz makalelerinde Erdoğan’ın Rabia işareti yaparken kıçı b… Tunuslulardan fırça yediğini? Mesela içlerinden biri bile neden satır arasında Reisin belalı korumalarının havaalanı dışına çıkmalarına neden izin verilmediğini satırlarına yüklemez?  Mesela Tunus basının bu gezi hakkında yazdığı utandırıcı tanımlamaları neden görmezler?

Sonra reis kalkıyor, Türkiye’deki basının ne kadar özgür, ne kadar halkın büyük bir demokrasiye sahip olduğunu söyleyince de bizim inanmamızı bekliyor. Oluyor mu yani? Bence herkes her gün sahnede gördükleri kişilerin yalan söylediğini biliyor ama daha önceki yıllarda olduğu gibi umursamıyor. Mesela Asrın lideri Paris’e gidiyor Fransız liderle görüşmek üzere. Ama daha yol çıkmadan Fransız hükümeti Türkiye’de basına yapılan baskıdan duyduğu rahatsızlığı ve demokrasiler üzerindeki haksızları basınına sızdırmış bulunuyor.

Erdoğan ne dedi “AB için yalvaracak değiliz”. Anlamı Macron ile yapılan konuyla ilgili görüşme işe yaramamış. Macron neden ziyaret öncesi özgürlük falan açıklaması yaptı derseniz, Fransız halkına ne kadar demokrat ve özgürlük yanlısı olduğunu kanıtlamada kullanacak.  Gerçekten vermiş olsa da bu ayarı aslında asrın liderini ırgalayacak ciddiyette bir şey olmamalı.  Deneyimsiz genç Macron aklı sıra Erdoğan üzerinden kapı suratlarına tam kapanmasın diye bölgeye ayağını sokmaya çalıştı.

Bu arada New York’ta devam eden davaların sonucu Ankara ses vermeye başladı. Bu duruşmaların nerelere kadar uzanabileceği kimlere ve hangi saraylara uzanabileceği ise Erdoğan’ın son yaptığı açıklamada ses verdi. Ne dedi asrın lideri, “ABD ile ikili anlaşmalar hükümsüzdür” Peki o zaman İncirlik ve sınırlarımızı içindeki Amerikan üsleri kapatılacak mı? Göreceksiniz kapatılmayacak. Kapatılırsa ABD’yi zorlar mı? Hayır, çünkü ABD Irak Kürdistan’ında İncirlik’ten daha büyük bölgedeki en büyük üssünü inşa etmiştir. Yakında da buradaki her şeyini oraya taşır olur biter. Olan Adana’da İncirlik çevresindeki esnafa olur.

 



Bu sitede yer alan bilgiler İkinci Bölge Haber adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
İnternet Gazetemizde yayınlanan Haber, Makale, Video, Galerilerdeki kategori Resimlerinin Yayınlanmış olması desteklediğimiz anlamını taşımaz.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
loading...
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI